AKP Merkez Yürütme Kurulu üyesi ve eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ortağı olduğu dört şirkete ait paranın Tera Portföy’ün TP2 fonunda kaldığını açıkladı. Zeybekci, 455 bini aşkın yatırımcı arasında kendilerinin de bulunduğunu belirtirken, şirketlerinin spekülatif hisse işlemleriyle herhangi bir bağlantısının olmadığını ifade etti.

Gazeteci İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendisinin ve ortağı olduğu şirketlerin borsada herhangi bir işlem yapmadığını, manipülatif işlemlerle ilişkisinin bulunmadığını söyledi.

Zeybekci, TP2 fonuna yatırılan paranın şirketlerin kısa vadeli nakit ihtiyaçları için değerlendirildiğini ifade etti. Zeybekci ayrıca konuyu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

ZEYBEKCİ: 455 BİN 758 MAĞDURDAN BİRİYİM

Saymaz, bugünkü köşesinde Zeybekci ile yaptığı görüşmede fon yatırımlarına ilişkin açıklamalarını aktardı.

Zeybekci, kendisinin ve şirketlerinin borsada işlem yapmadığını belirterek şunları söyledi:

"Bir kere 455.758 mağdurdan biri olduğunu vurguluyor.

“Benim ve şirketlerimin borsada zerre miktarda işlemimiz yoktur. Hisse alım satımında asla bulunmadım” diyor.

PARASI TP2 FONUNDA KALDI

Zeybekci, ortağı olduğu dört şirketin Tera'nın TP2 fonuna para yatırdığını kabul etti. 17 Eylül'de tasfiye kararı alınan 131 fon arasında TP2'nin de bulunduğunu belirten Zeybekci, söz konusu fonun manipülatif işlemlerle ilişkilendirilmemesi gerektiğini savundu.

Zeybekci'nin açıklamaları Saymaz'ın yazısında şöyle yer aldı:

Parası TP2'de kaldı

Ortağı olduğu 4 şirketin Tera’nın TP2fonuna para yatırdığını kabul ediyor.

17 Eylül’de tasfiye kararı alınan 131 fondan biri de TP 2 idi.

Zeybekci, “Bu fonun manipülatif işlemlerde adı geçenlerle alakası yok. En güvenli fon ve aylık kazancı yüzde 3.5 ile 4.5 arasında” diyor.

Ancak parasının içeride kaldığını söylüyor.

“Hangi ihtiyaç üzerine yatırdınız?” fona para yatırdınız diye sordum.

Şu yanıtı veriyor:

“Mesela, otomotiv şirketimiz var. Elinde nakit duruyor. 3-5-15 gün sonra ödemesi var. Bu parayı orada tutuyor.”

“Yani, işletiyor” dedim.

Şöyle devam ediyor:

“İşletiyor derken, şöyle bir hassasiyetten oralara koyduk: ‘Bir özelliğimiz var, faizde, overnight’ta (gecelik), repoda şey yapmamız... Birileri sonra der ki ‘Zeybekci’nin faizde parası var,’ onun için. Faizsiz finans kuruluşları gibiydi. Son iki aydan beri, bu mazeret değil tabi, bilgim olması gerekiyordu ama olmadı. Arkadaşlar buraya koymuşlar.”

“Bilginiz dışında mı?” diye sordum.

“Bilgim olması gerekiyordu. Haberim olsa müsaade etmezdim” diyor.

Neden izin vermeyeceğini merak ettim.

Fonlarla ilgili uyarıldıklarını belirterek, şunları söylüyor:

“Bu fonlarla ilgili kurumlar ve arkadaşlar bazı uyarılarda bulunuyorlardı. Tera’nın nakit fondan parayı alıp manipülatif işlemlerde kullanmasından kaynaklı bir süreç yaşıyoruz.”

Zeybekci, mağduriyetini Cumhurbaşkanına aktarmadığını ifade ediyor.

ZEYBEKCİ: DEVLETİN İHMALİ VAR

Zeybekci, vatandaşların kısa vadeli ihtiyaçlarını karşılamak için paralarını kısa süreli fonlarda değerlendirdiğini belirterek, bu yöntemin zaman içerisinde alışkanlığa dönüştüğünü söyledi.

Devletin denetim ve gözetim sorumluluğuna ilişkin değerlendirmelerini de paylaşan Zeybekci, Saymaz'ın yazısında şu ifadelerle aktarıldı:

“DEVLET BUNLARI BİLECEK DURUMDA, İHMAL VAR”

Vatandaşın taksidini veya kirasını ödemek için parayı kısa süreli fonlara yatırdığını anlatarak, “Bu alışkanlık haline geldi” diyor.

Devletin ihmaline dikkat çekerek, şöyle devam ediyor:

“Maalesef devletin ihmali var. Devlet bunları saniye saniye bilebilecek, gözetebilecek, müdahale edebilecek durumda. Vatandaş ‘Bir şey olsaydı devlet müdahale ederdi’ güvencesiyle buralarda parasını tuttu. Manipülatif işlemler yapan, milyarlarca para kazanıp çıkanlarla 455 bin kişiyi karıştırmamak lazım.”