Muhalefet milletvekilleri tarafından Meclis’e sunulan 3 ayrı kanun teklifi, sabit gelirle yaşamını sürdüren emeklilerin ekonomik sorunlarına çözüm getirmeyi amaçlıyor. Tekliflerde, artan hayat pahalılığı karşısında emeklilerin gelirlerinin desteklenmesine yönelik düzenlemeler içeriyor.
Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, konuyu köşesine taşıyarak emeklilere yönelik hazırlanan ve “can suyu” niteliğinde olduğunu belirttiği 3 kanun teklifinin ayrıntılarına yer verdi.
Karakaş’ın yazısında yer alan değerlendirmeler şöyle:
YILDA BİR DEFA NEFES ALDIRACAK “TATİL DESTEĞİ”
“Tebdil eyle mekânı, bulursun ferahı” demişler. İnsan beden ve ruhtan müteşekkildir. Yıllarca dirsek çürüten bir çalışanın emeklilik çağında dinlenmesi, gezmesi bir lüks değil, insani bir haktır.
Mevcut şartlarda emeklimiz değil tatil yapmak, memleketine gitmeye dahi tereddüt etmektedir. Sunulan ilk kanun teklifi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Ek 18'inci maddesine dayanmaktadır. Teklif kabul edilirse:
-Her yıl haziran ayında emeklilere ikramiye verilecektir.
-Ödeme miktarı net asgari ücret tutarında olacaktır.
-Bu destek yalnızca yurt içi dinlenme tesislerinde kullanılabilecektir.
-Uygulama usulünü Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) düzenleyecektir.
Bu adım, emeklinin sosyal hayata katılımını güçlendirecektir. İhtiyarlık döneminde ruhen ve bedenen sıhhat bulmasına vesile olacaktır. Umarız emeklilerimize tatili çok görmezler."
EMEKLİ MAAŞLARINDA AYLIK BAĞLAMA ORANI İÇİN YENİ TEKLİF
Karakaş, yazısında emeklilerin gelirlerinin artırılmasına yönelik bir diğer teklife de dikkat çekti.
“Damlaya damlaya göl olur, adil oranla yüzler güler.” Ülkemizde sayıları 17 milyonu aşan emekli kitlesi bulunmaktadır. Ancak 2008 yılı Ekim ayında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 29'uncu maddesi, emekli maaşlarının kademeli olarak erimesine yol açmıştır.
Mevcut sistemde her 360 günlük prim için Aylık Bağlama Oranı (ABO) %2 olarak uygulanmaktadır. Bu hesapla 25 yıl tam çalışan bir emektar, prime esas kazancının ancak %50'sini maaş olarak alabilmektedir.
Meclise sunulan 3'üncü kanun teklifinde ise bu oranın artırılması öngörülüyor.
-ABO Artışı: Her 360 gün için uygulanan %2'lik oran %3'e çıkarılacaktır.
-Maaş Skalası: 25 yıl çalışan bir emektarın maaş bağlama oranı %50'den %75 seviyesine yükselecektir.
-Geçmişe Dönük Güncelleme: Eklenecek geçici madde ile, kanun öncesinde bağlanan maaşlar da bu yeni oranla güncellenerek hak kayıpları telefi edilecektir.
Bu adım, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı altında ezilen emeklimize doğrudan nakit desteği ve kalıcı gelir artışı demektir."
2000 SONRASI EMEKLİLER İÇİN İNTİBAK DÜZENLEMESİ
Karakaş, emekliler arasındaki maaş farklılıklarına ilişkin ikinci kanun teklifine de yazısında yer verdi.
“Ağaç yaş iken eğilir, adalet her yaşta aranır.” Emeklilerimiz arasında yıllardır kanayan bir yara vardır: Aylık bağlama dengesizliği. Özellikle 2000 yılı ve sonrasında emekli olan vatandaşlarımız ile eski emekliler arasında ciddi maaş uçurumu doğmuştur. Aynı prim gününe, aynı alın terine farklı maaş ödenmesi adalete sığmamaktadır.
Hazırlanan ikinci teklif ile 5510 s. Kanun'a Ek Madde 25 eklenmesi öngörülmektedir. Esaslar yukarıdaki fotoğraftaki gibidir...
Yıllarca devlete hizmet etmiş emektarlarımızın hakkını teslim etmek sosyal devletin boynunun borcudur. Bu intibak düzenlemesi adaletsizliği kökünden kazıyacaktır."
“EMEKLİMİZ NİHAYET RAHAT BİR NEFES ALSIN”
Karakaş, yazısının sonunda 3 kanun teklifinin yasalaşması halinde emeklilerin ekonomik koşullarının yanı sıra toplumdaki adalet duygusuna da katkı sağlayacağını savundu.
“HASILIKELAM: Bu 3 kanun teklifinin yasalaşması, sadece emeklilerimizin değil, toplumun tamamının huzuruna ve adalet duygusuna hizmet edecektir. Meclisimizin bu sese kulak vermesi, geçim darlığı çeken milyonlara bayram havası yaşatacaktır. Temennimiz odur ki; bu teklifler komisyonlardan geçip Genel Kurul'da kabul edilsin, emeklimiz nihayet rahat bir nefes alsın.”