Ekvador Cumhuriyeti, bir Güney Amerika ülkesi...

Temsili demokrasiyle yönetiliyor. Kuzeyinde Kolombiya, güneyinde Peru ile komşu... Batısında ise Büyük Okyanus bulunuyor.

Eski İnka uygarlığının merkezi...

Başkenti Quito, resmi dili İspanyolca... Halkın yüzde 80’i Katolik...

Türkiye’nin üçte biri büyüklüğünde.

Nüfusu 18 milyon...

Kişi başına düşen milli gelir 16 bin dolar...

İstanbul’a kuş uçuşu mesafesi 11 bin 400 kilometre... Direkt uçuş yok... Aktarmalı gitmeye kalktığınızda uçak yolculuğunuz en az 20 saat sürüyor.

Gemiyle yolculuk ise 45 günü buluyor!

Resmi dili İspanyolca...

★★★

Şimdi diyeceksiniz ki, “Gündemde bunca dert dururken, Ekvador da nereden çıktı?”

Kızmayın, okumaya devam edin:

Ülkemizin en önemli gündemi, butlana, yargısal tacizlere, tutuklamalara, kumpaslara rağmen buhrana dönüşen ekonomik kriz değil mi?

Bu da aslında bir ekonomi yazısı!

★★★

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımsal ürünlerin üreticiden çıktığı fiyatla, markette satıldığı fiyatlar arasındaki farklar hakkında konuşmuş...

Üretici ile market arasındaki en yüksek fiyat farkıyüzde 388 ile elmadaymış...

Üreticiden 18 lira 75 kuruşa çıkan elma, İstanbul’da marketlerde 80-100 liraya satılıyormuş...

Elma, bu ülkenin milli meyvesi...

Anadolu’daki her bahçede en az üç dört elma ağacı var!

O kadar bol ki, insanımız fazlasını ineklerine yedirir.

Bu güzel meyvenin üreticiyle bizim aramızda kat edeceği mesafe ise en fazla 500 kilometre...

Buna rağmen marketteki fiyatı 80 ile 100 lira!

★★★

Şimdi dönelim Ekvador Cumhuriyeti’ne...

Türkiye’ye ithal edilen muzun yaklaşık yüzde 96.5’i gemilerle Ekvador’dan getiriliyor.

Yolculuk da 45 günü buluyor.

Limanlarda, depolarda beklemesi falan derken, üreticiden çıkıp bize ulaşması üç ayı geçebiliyor.

Buna karşın marketlerdeki fiyatı elmayla aynı:

O da 80-100 lira arasında...

★★★

Lütfen birisi çıkıp şu bilmeceyi çözsün:

Nasıl oluyor da 500 kilometreden bir günde gelen 18 lira 75 kuruşluk elmayla...

Gemiyle 45 günde okyanusu aşıp gelen Ekvadormuzu aynı fiyattan satılabiliyor?

Bizim yollar altın mı kaplı ki elmalar gelirken altına bulanıyor da fiyatları yükseliyor?

Yoksa birileri bizi fena halde kazıklıyor mu?

★★★

Amaaaaaan canım... Benimki de işgüzarlık...

Bırak marketler istedikleri gibi geçirsin...

Kasalardan!

CHP’de kurt izleri!

Butlancı Kemal Bey’in MHP’li danışmanı Ramazan Kubat görevine dönenler arasındaymış... İlk işi de kendisini ziyaret eden ülküdaşları ile birlikte bozkurt işareti yaparak fotoğraf çektirmek olmuş...

CHP’nin tek simgesi var; o da altı ok!

Ama kimin umurunda?

Bu partiye sadece MHP’lileri değil, Refah Partilileri, Fethullahçıları, ANAP’lıları, Doğru Yolcuları, hatta PKK’lıları dolduran, bunu yaparken Atatürk’ün partisinden Atatürkçüleri ihraç eden Kemal Kılıçdaroğlu
değil mi?

Erbakancı Mehmet Bekaroğlu’nu bile, üstelik kadın kotasından seçtirip genel başkan yardımcısı yapmadı mı?

Önceden saklanıyorlardı, şimdi açık açık bozkurt işareti yapıyorlar.

Tek amaçları ve görevleri CHP’yi CHP olmaktan çıkarmak!

★★★

Daha önce de yazdım; yine yazacağım:

Özgür Bey... Bizi bunlarla uğraştırmayın...

Biran önce kurun yeni partiyi!

Uzun söze gerek var mı?

O işaret, harekete geçmeniz için yetmez mi?

Kadıköy ve Yüksekova!

Her fırsatta ülkede yaşananlardan “yargıyı kullananlar”ı, yani iktidarı sorumlu tutuyoruz ya... Haksızlık ediyoruz!

Yargı, yargı olacak kendini kullandırmayacak...

Yargıç, “Yok beni oraya sürerler, yok ceza verirler” diye korkmayacak!

Savcı, partinin değil, cumhuriyetin savcısı olduğunu bilecek...

Yoksa herkes yargıyı kullanmak ister!

★★★

Biz artık bu ülkede, “Adaletin kestiği parmak acımaz” diyemiyorsak...

Yargıya olan güvenimizi kaybettiysek...

Bunun suçu bizde değil; sizde sayın hakim ve savcılar...

Siz de bizim gibi bir gün bu ülkenin ayağa kalkmasını istiyorsanız; önce siz cesur olacaksınız...

Unutmayın ki Yüksekoava, Kadıköy’den daha değersiz değildir.

Gider arslanlar gibi çalışırsınız...

Ama laik, demokratik, sosyal hukuk devletinin temellerine dinamit koyanlara payandalık etmezsiniz...

GÜNÜN SORUSU?

Sorum bir üstteki yazıda seslenmeye çalıştığım hakim ve savcılara:

Herhangi bir yargı organı, CHP hakkında verilen mutlak butlan kararını, AKP ya da
MHP hakkında verebilir mi?