J.P. Morgan Menkul Değerler AŞ'nin 21 Ekim 2026 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan açıklamasında, sermaye piyasası faaliyet izninden feragat sürecine ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) duyurusuna yer verildi. Buna göre şirket, sermaye piyasası faaliyet izninin iptal edilmesi talebiyle SPK'ya başvuracak.
MÜŞTERİLERİN HAK VE ALACAKLARI İÇİN İZLEYECEĞİ YOL BELLİ OLDU
SPK'nın başvuruyu uygun bulması halinde şirket, sona erme veya faaliyet konusunu değiştirme yoluyla sermaye piyasası faaliyetlerini durduracak ve aracı kurum statüsünü kaybedecek.
Foreks'in aktardığı bilgilere göre, SPK duyurusunda J.P. Morgan Menkul Değerler'den yatırım hizmetleri, faaliyetleri veya yan hizmetler kapsamında hak ya da alacağı bulunduğunu ileri süren müşterilerin izlemesi gereken süreç de açıklandı.
HAK VE ALACAK İDDİASI OLANLARA 3 AY SÜRE TANINDI
Şirketten hak veya alacağı bulunduğunu iddia eden müşterilerin, duyurunun ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde dayanak belgelerini hem şirkete hem de SPK'ya iletmesi gerekiyor.
Bu kapsamda, konuyla ilgili dava açan müşterilerin mahkemeden alacakları dava açıldığına ilişkin belgeyi, icra takibi başlatanların ise takibe ilişkin evrakı sunmaları isteniyor.
Şirket nezdindeki hesap bakiyesiyle mutabık olmayan müşterilerin de itiraz ettikleri tutara ilişkin beyanlarını aynı üç aylık süre içerisinde J.P. Morgan Menkul Değerler'e ve SPK'ya göndermeleri gerekiyor.
SPK'NIN ONAYI BEKLENİYOR
J.P. Morgan Menkul Değerler'in sermaye piyasası faaliyetlerini durdurma süreci henüz tamamlanmadı. Şirketin faaliyet izninin iptali için SPK'ya başvurması ve bu başvurunun Kurul tarafından uygun bulunması gerekiyor.
Dolayısıyla şirketin aracı kurum statüsünü kaybedip kaybetmeyeceği, SPK'nın değerlendirmesinin ardından netlik kazanacak.
ŞİRKETTEN FAALİYET İZNİ SÜRECİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
Konuya ilişkin J.P. Morgan Menkul Değerler AŞ'den de açıklama geldi. Açıklamada, Temmuz 2015'ten bu yana herhangi bir sermaye piyasası faaliyeti yürütülmediği ve müşterilere yatırım hizmeti veya yan hizmet sunulmadığı belirtildi.
Şirketin açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:
"Bu nedenle, Şirket'in faaliyet izninin iptal edilmesine yönelik olarak başlatılan süreç, esas itibarıyla uzun süredir fiilen herhangi bir faaliyeti bulunmayan Şirket'in mevcut hukuki statüsünün bu fiili durumla uyumlu hale getirilmesine yöneliktir ve ilgili konuya ilişkin karar geçtiğimiz yıllar içerisinde SPK ile yapılan görüşmeler neticesinde alınmıştır. Bu çerçevede ilgili kararın ülkemizdeki güncel gelişmelerle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır"
Açıklamada ayrıca, söz konusu başvurunun ve şirketin aracı kurum statüsünün sona ermesinin, J.P. Morgan Chase grubunun Türkiye'deki diğer faaliyetlerinin sona ermesi, sınırlandırılması veya Türkiye'den çekilmesi anlamına gelmediği vurgulandı.
Şirket, J.P. Morgan Menkul Değerler AŞ ile JP Morgan Chase Bank, N.A., Merkezi Columbus, Ohio, İstanbul Türkiye Şubesi'nin (JP Morgan İstanbul Şubesi) hukuken ayrı kuruluşlar olduğunu ve faaliyet izninin iptaline ilişkin sürecin yalnızca J.P. Morgan Menkul Değerler AŞ'yi ilgilendirdiğini belirtti.
JP MORGAN TÜRKİYE'DEN ÇEKİLMİYOR: BANKACILIK FAALİYETLERİ SÜRECEK
Açıklamada, JP Morgan İstanbul Şubesi'nin Türkiye'deki bankacılık faaliyetlerinin söz konusu süreçten etkilenmeyeceği ve faaliyetlerin kesintisiz devam edeceği ifade edildi.
Şirketin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"JP Morgan İstanbul Şubesi'nin Türkiye'de yürüttüğü bankacılık faaliyetleri söz konusu süreçten herhangi bir şekilde etkilenmemekte olup, JP Morgan İstanbul Şubesi Türkiye'deki faaliyetlerine mevcut şekliyle ve kesintisiz olarak devam edecektir. JP Morgan İstanbul Şubesi yakın zamanda Türkiye'deki bankacılık faaliyetlerini büyütme kararı almış olup, bu yönde gerekli çalışmalar ilgili yasal otoriteler ile koordineli bir biçimde devam etmektedir.
Dolayısıyla, daha önce yayımlanan duyuru, JP Morgan Chase grubunun Türkiye'deki faaliyetlerinin sınırlandırılmasına veya Türkiye'den çıkışına ilişkin olmayıp yalnızca uzun süredir hiçbir faaliyeti bulunmayan Şirket'in aracı kurum faaliyet izninin iptaline yönelik süreçle sınırlıdır."