“Alevi köylerine neden zorla cami yapılıyor?” sorusunu, “Çünkü Aleviler camide ibadet etmek istiyor” diye yanıtladı.
Emeklilere “Gariban” dedi.
CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın’ın, “Binlerce insan boşta gezerken AKP’lileri mülakatsız, sınavsız işe alıyorsunuz. Hiç mi utanmıyorsunuz?” sorusunu, “Evet utanmıyoruz. Gurur duyuyoruz yaptığımız işten” diye yanıtladı.
Bu saçma sapan sözlere daha onlarca örnek verebilirim ama gerek yok!
Kimden söz ettiğimi anlamışsınızdır:
AKP Grup Başkan Vekili Özlem Zengin, bu sözlerin sahibi...
★★★
Dün de çıkmış, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un milletvekillerine verdiği iftar ziyafeti (!) hakkında konuşmuş...
Aklınca eleştirileri yanıtlamış:
“Bu yemekleri zaten Meclis’in aşçıları pişirdi. Akşama peynir, ekmek yiyelim; hiç fark etmez. Milletimiz ne yiyorsa biz de aynı şeye talibiz. Eleştirilerimizi yaparken TBMM’yi, milletvekillerini, bakanlarımızı aşağıya çeken konuşmalar yapmayalım. Bunlar Türkiye’ye zarar veriyor.”
★★★
Bir: Yemeği pişiren Meclis’in aşçıları olunca “avakado yatağında antrikot”, kuru fasulye fiyatına mı mal ediliyor?
İki: Millet ne yiyorsa aynısını yemeye talipseniz yapacağınız şey çok basit... 273 bin 196 liralık vekil, 177 bin 658 liralık da emekli vekil maaşlarınızı gözden geçirin...
“En düşük emekli maaşına talim edin” de demeyeceğim ama en azından aldığınız maaşları yarı yarıya düşürün...
“Millet aç gezerken, torunlarına harçlık veremezken, biz onların vergilerinden oluşan bütçeden bu maaşları almayı, ülkenin en çok gelire sahip yüzde 10’lük bölümüne girmeyi reddediyoruz” deyin.
Üç: Ne zaman Meclis çatısı altında işlenen bir ayıp, yanlış, hatta suç eleştirilecek olsa, “TBMM’yi, milletvekillerini, bakanlarımızı aşağıya çeken konuşmalar yapmayalım. Bunlar Türkiye’ye zarar veriyor” diyorsunuz...
Siz Meclis lokantasında staj yapan kız çocuklarının tacize uğramasını engellemeyeceksiniz... Kendinize bir kişilik maliyeti 5 bin lira olan ziyafetler çekeceksiniz... Halkın yüzde 80’inin artık rüyasında bile göremeyeceği yemekleri ham, hum, şaralop yiyeceksiniz... Bunlar Türkiye’ye zarar vermeyecek ama bunların konuşulması zarar verecek...
★★★
Sıradan bir Türk vatandaşı olarak sizden “sıkıldım” Özlem Hanım...
Parti büyüklerinizden ne kadar sıkıldıysam... İşte; tam da o kadar sıkıldım sizden...
Saçma sapan açıklamalarınızdan...
Halka tepeden bakan kibirli tavrınızdan...
Kendinizi bulunmaz Hint kumaşı sanmanızdan...
Bağırmanızdan, çağırmanızdan...
En hatalı ya da suçlu olduğunuz zamanlarda bile zeytinyağı gibi üste çıkmanızdan bunaldım...
★★★
Madem ille de konuşacaksınız; o zaman yukarıdaki sorumu hatırlatarak bitireyim yazımı:
Eğer millet ne yiyorsa onu yemeye gerçekten razıysanız maaşlarınızın yarısını iade etmeye var mısınız?
Yapamazsanız...
Çünkü çok ama “boş” konuşuyorsunuz!
İşte ‘sol’un farkı!
İspanya’nın sosyalist Başbakanı Pedro Sanchez, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları konusunda en net tavır alan lider oldu.
Sadece bu iki ülkeyi açıkça suçlamakla kalmadı; aynı zamanda antidemokratik bir yönetim sergilediği için İran’ı da eleştirdi.
Ama İran’daki bu iç meselenin, ABD ve İsrail ikilisinin saldırılarını haklı kılmayacağının da altını çizdi. Bu yüzden ülkesindeki NATO üslerini bu savaşta kullandırmayacağını ilan etti.
★★★
Elbette Trump bu işe çok bozuldu ve anında İspanya ile ticareti durdurma kararı aldı.
Şimdi dünyadaki emperyalizm karşıtları, İspanya’yı ve Başbakan Pedro Sanchez’i ayakta alkışlıyor...
Düşünün koca İngiltere’nin ABD’ye yalakalık etmek için “Al sana dut!” dediği, Almanya’nın “Hıyarım var” diyen Trump’a elinde tuzlukla koştuğu bir dönemde, Sanchez ülkesi adına bütün riskleri üstlendi ve “Kral çıplak” dedi.
★★★
İşte size “sol” ile “sağ”ın farkı...
Sol, insandan yanadır. Savaş karşıtıdır. Özgürlükçüdür. Herkesin, her inancın, düşüncenin, ırkın, canlının yaşama hakkına inanır. Solun iktidar olduğu yerde belki ihtişam yoktur ama mutlaka, huzur vardır, insan sevgisi vardır.
Sağ ise sadece muhafazakar değil, aynı zamanda paracıdır.
Zalim ve manyak diktatörlerin tüm güzel duygularımızı katlettiği böyle bir dönemde, gerçekleri haykırdığı için İspanya’nın genç Başbakanı’na “bir dünya vatandaşı” olarak teşekkür ederim.
GÜNÜN SORUSU
ABD’nin İsrail’le kol kola girerek İran’ı bomba yağmuruna tuttuğu günlerde çok ilginç bir şey oldu. Adı, Jeffrey Epstein soruşturmalarında geçen Trump’a ait belgelerin de içinde olduğu 48 bin dosyaya erişim engeli getirildi. Sorum size:
Bundan daha zalimce bir “kuşa bak” alçaklığı gördünüz mü?