İnternet bankacılığı, kişisel veriler, devlet arşivleri ve dijital para transferlerinin güvenliğini sağlayan RSA-2048 şifreleme sistemi, kuantum bilgisayarlarının gelişimiyle yeni bir tehditle karşı karşıya. Paris merkezli kuantum teknolojileri şirketi Alice & Bob araştırmacılarının yaptığı matematiksel modelleme, gelişmiş kuantum bilgisayarlarının mevcut şifreleme altyapılarını sanılandan çok daha kısa sürede aşabileceğini ortaya koydu.

Cryptology ePrint Archive'da yayımlanan araştırmada, süper iletken "kedi kübitleri" (cat qubits) teknolojisinin şifre kırma işlemlerini önemli ölçüde hızlandırabileceği belirtildi.

RSA-2048 ŞİFRESİ 3 GÜNDE KIRILABİLİR

Günümüzde dijital güvenliğin önemli dayanaklarından biri olan RSA-2048, iki büyük asal sayının çarpanlarına ayrılmasının zorluğuna dayanıyor. Klasik bilgisayarlar için son derece uzun zaman alan bu işlem, kuantum bilgisayarlarıyla çok daha kısa sürede gerçekleştirilebiliyor.

Matematikçi Peter Shor tarafından geliştirilen Shor Algoritması da kuantum işlemcilerin bu tür şifreleme sistemlerini çözebilmesini mümkün kılan yöntemler arasında yer alıyor.

Araştırmada yer alan hesaplamalara göre 22 bin 593 kedi kübitine sahip bir kuantum bilgisayarı, RSA-2048 anahtarını 3,14 gün içinde kırabilecek kapasiteye ulaşabilir. Birbirine bağlı 10 kuantum bilgisayarının kullanıldığı senaryoda ise bu sürenin 1,25 saate kadar düşebileceği öngörülüyor.

BITCOIN GÜVENLİĞİ DE RİSK ALTINDA

Araştırmacılar yalnızca bankacılık sistemlerini değil, kripto para piyasalarının güvenlik altyapısını da inceledi. Bitcoin sahipliğini doğrulamak için kullanılan eliptik eğri dijital imza sistemlerine yönelik hesaplamalar da dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.

Buna göre 29 bin 588 kedi kübitine sahip bir kuantum bilgisayarının, Bitcoin işlemlerinde kullanılan dijital imzaları 61,8 dakikada kırabileceği hesaplandı.

Ancak uzmanlar, Bitcoin ağındaki blok onay süresinin yaklaşık 10 dakika olması nedeniyle transfer aşamasındaki kripto varlıkların mevcut koşullarda doğrudan ele geçirilmesinin henüz mümkün olmadığını belirtiyor. Buna rağmen kuantum teknolojisindeki ilerlemenin kripto para güvenliği açısından uzun vadeli risk oluşturduğu vurgulanıyor.

KEDİ KÜBİTLERİ HATA SORUNUNU AŞABİLİR

Kuantum bilgisayarlarının önündeki en büyük engellerden biri, kübitlerin çevresel etkiler nedeniyle kararlılığını kaybetmesi ve hesaplama hatalarının ortaya çıkması. Alice & Bob araştırmacıları, bu sorunu aşmak için Schrödinger'in Kedisi düşünce deneyinden adını alan kedi kübiti teknolojisi üzerinde çalışıyor.

Bu yöntemde metal bir osilatör içerisinde tutulan fotonlar kullanılarak kuantum sistemindeki hata oranlarının azaltılması hedefleniyor.

Araştırma ekibi, sisteme 11 foton ekleyerek kübitlerin kararlılık süresini 44 dakikaya kadar çıkarmayı başardı. Standart kübitlerde milisaniyelerle sınırlı kalabilen kararlılık süresindeki bu artış, kuantum bilgisayarlarının gelişimi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

2030'LU YILLAR İÇİN KRİTİK UYARI

Şu anda 23 bin kübit seviyesinde işlevsel bir kuantum bilgisayarı bulunmuyor. Dünyadaki en geniş deneysel dizilimlerin yaklaşık 6 bin 100 kübit seviyesinde olduğu belirtiliyor.

Ancak donanım teknolojisindeki ilerlemeler ve şifre kırmak için gereken kaynak miktarının azalması, 2030'lu yılların başını kritik bir döneme dönüştürebilir.

Bilim insanları ve siber güvenlik uzmanları, kuantum saldırılarına karşı dayanıklı yeni nesil şifreleme sistemlerine geçişin hızlandırılması gerektiği konusunda uyarıyor. Mevcut RSA-2048 altyapısının gelecekte yetersiz kalabileceği ve dijital güvenlik sistemlerinin yeniden yapılandırılmasının gerekebileceği değerlendiriliyor.