Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) ve Türkiye Bankalar Birliği (TBB) iş birliğiyle düzenlenen “Türkiye Sürdürülebilir Finans Forumu” açılış programı İstanbul Finans Merkezi Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünde gerçekleştirildi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in özel konuşmacı olarak katıldığı programda Uluslararası Finans Enstitüsü Başkanı Tim Adams, TBB Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar ile kamu ve özel bankaların temsilcileri yer aldı. Açılış konuşmalarının ardından forumda Türkiye’nin uzun vadeli, kapsayıcı ekonomik kalkınmasını teşvik edecek sürdürülebilir ve geçiş finansmanının öneminin görüşüldü. 

“ENERJİYİ DIŞARIDA BIRAKTIĞIN ZAMAN TÜRKİYE'NİN ÇOK CİDDİ BİR CARİ FAZLASI VAR”

Sürdürülebilir Finans önümüzde ki dönemde giderek büyüyen bir alan olacak diyerek sözlerine başlayan Şimşek, “Özellikle Birleşmiş Milletler sürdürülebilir kalkınma hedefleri çerçevesinde baktığınız zaman açıklık kimisine göre 4 milyon dolar. Mutlaka özel sektör kaynaklarının mobilize edilmesi gerekiyor. Yani çok taraflı bankaların, kamunun imkanlarını burada yetersiz kalıyor. Tabii bugün itibariyle baktığımız zaman sürdürülebilir finans kaynakları yani yönetilen finansal kaynaklar global olarak yaklaşık 3 trilyon dolar. Bizim açımızdan da hakikaten sürdürülebilir finans ve yeşil dönüşüm,  sürdürülebilirlik çok kritik bir alan. Bir lüks değil aslında bizim için, moda olduğu için değil. Bu bir ihtiyaç var. Çünkü biz yeşil dönüşümü sağlayabilirsek o zaman cari açığımızı azaltmış oluruz. Çünkü 2022 yılında petrole ve doğal gaza 97 milyar dolar ödedik. Geçen sene, bu sene 70 milyar doların üzerinde bir fatura ödüyoruz. Yani enerjiyi dışarıda bıraktığın zaman Türkiye'nin çok ciddi bir cari fazlası var. Cari fazlamız olsaydı bugün, çok farklı bir noktada olduk. Yani makro finansal istikrar açısından, rezerv açısından, büyüme açısından. Dolayısıyla bizim için bu aslında bir bu alana odaklanmak, sürdürülebilir finans imkanlarına daha çok erişmek ve bunun üzerinden yeşil dönüşümü sağlamak bizim için zaruret, zorunlu bir ihtiyaç” ifadelerini kullandı. 

YENİ PROGRAMIMIZ, TÜRKİYE'NİN YENİ BİR HİKAYE ÜRETMESİ İÇİN YAPISAL REFORMLARI İÇEREN BİR MODEL”

Toplantıda yeni dönem ekonomik programdan bilgiler de veren Şimşek, “Kurala dayalı, uluslararası normlara uygun rasyonel politikalar ve Türkiye'nin yapısal dönüşümünü içeren Türkiye'nin yeni bir hikaye üretmesi için yapısal reformları içeren bir model. Bu model beraberinde yatırımcı güveninin lira lehinde portföy tercihlerini, zamanla reel kurda bir miktar dengelenmeyi ve nihai kerte de enflasyonun kalıcı bir şekilde düşürecek şekilde bir iklimi, bir ekosistemi kurmak. Bu modelin kalbinde dengesizliklerin giderilmesi var. Yani enflasyonun aşağı çekilmesi, cari açığın sürdürülebilir bir noktaya çekilmesi, bütçe açığının daha makul seviyelere çekilmesi gibi birçok bileşeni içeriyor” dedi. 

“ÖNÜMÜZDEKİ 12 AY İÇİN BEKLENEN ENFLASYON YÜZDE 35 CİVARI”

Cari açığın düşeceğini vurgulayan Bakan Şimşek, “Yıllık enflasyon yüksek ve mayıs ayında yükselmeye devam edecek ama bu son 12 ayı gösteren bir enflasyon. Ama enflasyon beklentilerine bakarsanız önümüzdeki 12 ay için beklenen enflasyon yüzde 35 civarı. Biraz bizim hedefimizin üzerinde ama ben inanıyorum ki enflasyon düştükçe o farklılıklar da azalacak. Yani beklentilerle bizim patika arasında fark azalacak. Ekim’e göre de enflasyon beklentilerinde 10 puanlık bir iyileşme var. Cari açık daralıyor. Geçen sene mayıs ayında 12 aylık cari açık 60 milyar dolardı. Şimdi şubat ayı itibariyle 32 milyar dolar civarına düştü. İnanıyorum ki bu sene milli gelire oranla yüzde 2 buçuk civarına düşmüş olacak. Yüzde 2 buçukta bize bir taraftan dış borcun milli gelire oranı düşürecek bir taraftan da bizim rezerv biriktirmemize imkan sağlayacak” diye konuştu. 

“SON BİR AYDIR NET REZERVLERİMİZDE DRAMATİK BİR ARTIŞ VAR”

Bankaların reel sektör firmalarına erişiminde iyileşme olduğunu söyleyen Şimşek, “Bankalarımız 100 dolar borç ödediğinde neredeyse 150 dolar borç bulabiliyorlar. Bakın yılın başından bu yana yaklaşık olarak bir 4 milyar dolarlık bir sermaye benzeri kaynağa ulaştık. Bu programın çalıştığını bütün boyutlarıyla tabii ki ortaya koyuyor. Bürüt rezervlerimizde artış var. Net rezervlerimizde son bir aydır net rezervlerimizde dramatik bir artış var. Neden? Çünkü seçimler aradan çıktı. Program sahipliği çok güçlü, Cumhurbaşkanımız bu programın tam olarak arkasında ve bu programımız dışarıda, içeride inanıyorum ki giderek daha çok rağbet kazanacak. Çünkü iş tutarlılığı olan bir program ve kredibilitesi performansıyla birlikte artacak bir program. Biz sonuç aldıkça inancın artacağı, güvenin artacağı bir program. Biz sonuç alıyoruz, alacağımızı da gerçekten inanıyoruz" dedi.

“RİSK PRİMİMİZ ŞU ANDA 300 BAZ PUANIN ALTINDA”

Türkiye’nin risk priminin düştüğünü söyleyen Bakan Şimşek, “Risk primimiz dramatik bir şekilde düştü. ‘Gelişmekte olan ülkelerde de düştü’ diyebilirsiniz. Geçen sene bu vakitlerde bizim risk primimiz 700 baz puanın üzerindeydi ve şu anda 300’ün altında. Türkiye'nin ödediği irade faiz farkı, küresel piyasalarda çok üzerindeydi. Şu anda biz olumlu yönde ayrıştık. Program olmasaydı, program başarılı bir şekilde uygulanmasa, programa güven olmasa bu kadar pozitif yönde bir ayrışma olabilir mi? Mümkün değil dolayısıyla programımız gerçekten çalışıyor” diye konuştu. 

(DHA)