Meclis’in önünde dün sabah yaşanan arbadeden söz etmeyeceğim... Hepiniz televizyondan izlediniz. Provokatör Kemal Bey yine tarih yazdı!

CHP Genel Merkezi’ni “ele geçirirken” kullandığı sarkık bıyıklı, palalı, satırlı adamları yine sahaya sürdü. Olay çıkarmaya çalıştı! 

Sonuç? 

Bir zamanlar Ekmeleddin’e oy verdirmek için bize söylediği “Tıpış tıpış gideceksiniz” sözünün gereğini yerine getirdi ve Meclis’i gerçek sahiplerine bırakıp toplama elemanlarıyla, tıpış tıpış; işgal ettiği CHP Genel Merkezi’ne gitti.

***

Hepimiz biliyoruz ki tüm bunlar CHP’yi yıpratma, bölme ve “bir seçim daha” kazanma oyununun bir parçası... 

Bu saçma sapan filmin yönetmeni ise belli: 

Tahtında bacak bacak üstüne atmış olup bitenleri keyifle izliyor... 

Diyelim ki amacına ulaştı ve CHP’yi “sıfır noktası”na taşıdı. Özgür Özel ve arkadaşlarının kurabileceği yeni partinin de önünü bir şekilde kesti. 

Böylece bir dönem daha koltuğunda kaldı. 

Yani; satranç hamleleriyle CHP’yi mat etti... 

Peki; CHP seçmenini ne yapacak? 

Sonuçta yüzde 60’lara dayanan muhalifleri nasıl yok edecek? 

Herkesi içeri mi tıkacak? 

Seçime katılmalarını mı engelleyecek? 

Oy pusulalarına sadece AKP’nin ve MHP’nin logolarını mı bastıracak? 

Ya da yine seçim gecesi elektrikleri mi kestirecek? 

O yasa, kural tanımaz “at”ı, yine Üsküdar’a mı geçirecek?

***

Partileri işgal ettirebilirsiniz... 

Hain siyasetçileri kullanarak siyaseti yeniden dizayn edebilirsiniz... 

Mahkemeleriniz aracılığıyla tüm partileri kapattırabilirsiniz... 

Ama... Ancak... Fakat... Lakin... 

Halkı ne yapacaksınız? O artık sizi yok etmeye karar vermişken, siz onu nasıl yok edeceksiniz? 

Gittikçe “uygun adım”a dönüşen ayak seslerini daha ne kadar duymazdan geleceksiniz? 

***

Küçümsediğiniz, ayak oyunlarıyla etkisizleştirmeye çalıştığınız yüzde 60 diyelim ki “genel grev”e karar verirse... 

Yine bir deliğe mi kaçacaksınız? 

Yoksa sizi istemeyen 35- 40 milyon kişiyi kurşuna mı dizdireceksiniz? 

Kısacası... 

Kimse karamsarlığa kapılmasın: Uyuyan dev uyandı... 

Bundan sonrası tufan!

‘ORTADAN İKİYE’YMİŞ!

Dün ekranlarda CHP’yle ilgili gelişmeleri yorumlayan herkes aynı cümleyi kurdu: 

“CHP ortadan ikiye bölündü!” 

Bunlar nasıl siyaset yorumcusu, nasıl kanaat önderi, gerçekten anlamıyorum... 

“Ortadan ikiye” bölünmede, her iki taraf da eşittir! 

Oysa; CHP’de böyle bir şey yok... 

Provokatör Kemal’in arkasında en fazla 20 vekil var, Özgür Özel’i 111vekil destekliyor... 

Kemal Bey, CHP’yi bu haliyle seçime soksa baraj altında kalıyor; bütün araştırmalar Özgür Özel’in yeni bir parti kursa bile halkın yüzde 40’ının oyunu alacağını gösteriyor... 

***

Yani AKP’liler ya da onların ekran bülbülleri istedikleri kadar “ortadan ikiye bölünmek”ten söz etsin, Kemal Bey CHP’den sadece bir kıymık kopardı. 

Arkasında devletin hakimi, polisi olmasa... O bir hiç! 

Bu durumdaki bir adamı “eşitlerden biri” olarak göstermek, en hafif deyimiyle cahilliktir!

GÜNÜN SORUSU?

Sorum, “Grup toplantısı yapacağım” diye inatlaşan ama zoru görünce Genel Merkez’e sığınan Kemal Kılıçdaroğlu’na: 

Toplantıyı yaptığınız o salondakilerin kaçı CHP üyesiydi? Aralarında kaç MHP’li ya da AKP’li vardı? Siz CHP’yi, kendi öz evlatlarını ihraç edip başka parti artıklarından oluşan bu kadroyla mı “arındıracaksınız?”

Emekçi gazeteci!

AKİT TV, a Haber, TRT, TGRT, CNN Türk ve diğer yandaş kanalların hiçbiri, CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı olduğu günlerde Kemal Kılıçdaroğlu’nun ne bir basın toplantısını, ne de bir mitingini canlı yayınladı.

Hiçbiri Özgür Özel’in 255 mitingini ekrana getirmedi, haberini bile vermedi. 

Ama şimdi hepsi CHP’nin peşinde...

 Butlancılarla Özelciler kapışacak, onlara da malzeme çıkacak! 

***

AKİT TV’nin muhabiri dün Meclis önünde toplanan kalabalığın arasında anons yaparken, öfkeli kalabalık tarafından uzaklaştırılmak istendi. 

Kendisini alandan göndermek isteyenlere, “Ben emekçiyim, ben emekçiyim” diye bağırmaya başladı. AKİT TV de bunu, “Muhabirimize saldırıldı” diye haberleştirildi. 

***

Ne mutlu ki; mesleğin onurunu satanlar, zoru görünce de olsa “emekçi” olduklarını ve basın özgürlüğünü hatırladı. Az şey mi?