AKP’den yükselen “itiraflar”ı duydunuz mu?..

Aşağıda okuyacağınız satırları kimse oraya buraya çekiştirmesin, işkembeden yorumlar da yapmasın!.. Gazetecilik sicilimde, bazıları FETÖ ile kucak kucağayken, terör örgütü PKK ile yürütülen “çözüm süreci”nde akil adam pozlarıyla dolaşırken verdiğim karşı mücadele arşivlerde duruyor. “Savcı Zekeriya Öz, bir dalga da seni götürecek ha... Kendine dikkat et. Akıllı ol” tehditleri alırken, “çözüm süreci”nin bir ihanet süreci olduğunu belgeleriyle ortaya koyarken ne yazık ki “casusluk” suçlamasıyla ağır ceza mahkemesinde de yargılandık ve beraat ettik. Derdim kendimi anlatmak veya övmek değil. İdrak yolları iltihaplı olanlara şimdiden sesleniyorum; Google’a “Ahmet Takan” yazın bakın neler karşınıza çıkıyor!..
Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet güçlerimizin iç ve dış hainlere karşı yürüttüğü amansız mücadeleyi her zaman desteklerim. Aksi zaten düşünülemez. Ancak, saray iktidarının Mehmetçiğin sırtından yaptığı istismarlar, oradan kendisine sağlamaya çalıştığı siyasi rant karşısında 3 maymunu oynayamam. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır!..
Sarayın Nobel Barış Ödülü hayal oldu... Ekonomik kriz zirvedeyken, gündemde TSK’nın terör örgütü PKK’ya karşı yürüttüğü operasyonlar ve emniyet güçlerimizin yeni FETÖ operasyonları var. Dedik ya, bunlara en ufak bir itirazım yok. Kökleri kuruyana kadar sürsün gitsin. Ancaak, onca harala gürele ve saray iktidarı açısından her türlü olumsuz koşul ortadayken siyasi kulislerde erken seçim söylentileri hiç gündemden düşmüyor. Ankara’nın kulislerinde konuşulanlara göre bazı hatırlatmalar yapacağım;
-HDP’ye açılan kapatma davası...
- AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın önceki gün partisinin grup toplantısında Pençe-Kilit harekatını anlatırken şu sözleri;
“Bu süreçte HDP, gerçek anlamda bir sivil siyasi parti olmadığını, terör örgütünün payandalığı dışında bir hükmi şahsiyeti bulunmadığını bir kez daha ispatlamıştır. 28 Şubat ittifakının gizli ortağının yularının Kandil’in elinde olduğunu gösteren bu tavrının takdirini milletimize bırakıyorum. İnşallah yakında Kandil diye bir yer kalmayınca bu parti görünümlü terör örgütü payandasının da varlık sebebi ortadan kalkacaktır. Ülkemizi, çözüm süreci gibi bir fırsatı dahi değerlendirmekten aciz bu yapının yükünden kurtarmak, 2023’ün en önemli kazanımlarından biri olacaktır”
(Tayyip Erdoğan’ın bu sözleri duyulduktan sonra kulisler “ HDP’nin kapatılacağı kesinleşti” iddiaları ile çalkalandı.)
-Tayyip Erdoğan’ın sık sık partililerine yaptığı “7 Haziran 2015 seçimlerini asla unutmayın” uyarısı...
-2015 Haziran (AKP’nin TBMM’de çoğunluğu kaybettiği) seçiminden sonra 1 Kasım’da yenilenen seçime kadar arada yaşananlar.
★★★
Toplumun güvenlik kaygısını, ekonomik kaygılarından daha alt sıraya koyamazsınız. Kasım 2015’de tekrarlanan genel seçimde de görüldü ki, aradan 6 ay geçmesine rağmen AKP’yi Haziran hezimetinden güvenlik kaygısı kurtardı. Şimdi şu sorulara dikkatle bakmak gerekiyor;
-Ülkenin ana gündemini ekonomiden, FETÖ ile işbirliği yapan PKK terör gündemine taşırlarsa,
-“Hdp ile işbirliği yapan muhalefet partileri” söylemiyle aynı torbaya koyup yine “Beka” derlerse,
-Hdpyi kapatıp öyle seçime giderlerse,
Sonuç ne olur?..
“HDP kapanırsa, Kürt kökenli seçmenlerin oylarını nasıl alacaklar?.. Geri teper” dediğinizi duyar gibi oldum.. Sakın ha , algı yanılmalarının içinde kaybolup gitmeyin!.. Yapılan anketlerin değişmeyen gerçeklerinden biridir; ülkemizde kendisini ‘Kürt kökenli’ olarak tanımlayan yurttaşlarımızın yarısının oyu HDP’ye gider.
Şöyle, yüksek sesle fikir jimnastiği yapalım;
Seçime yakın, iktidar, af yasası ayağıyla, “20 sene üstü hapis yatanlar ve 70 yaşını dolduranlar”ın geri kalan cezalarını evde çekme şartıyla yasa çıkarsa...
“Edirne’deki İmralı’ya nasıl hesap verecek”i de unutmayın...
Anladınız siz ne demek istediğimi!..
★★★
Aslında, mızrak çuvala sığmıyor. Her şey apaçık gün gibi ortada. Başarılı haber sitesi Gerçek Gündem’de dün okudum; ”Eski AKP’li vekilden şoke eden iddialar: Çavuşoğlu yolumu kesti, Tayyip Bey beni hiç dinlemedi!” başlığıyla. AKP Kayseri eski milletvekili Pelin Gündeş’in, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi olduğu dönemde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun mobbingine maruz kaldığı ile ilgili sosyal medya paylaşımları haberleştirilmiş. İşte o paylaşımlar;
-Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesiydim. Dört ayda bir Strazburg’da genel kurul olurdu. Genel Kurullara girmeden önce tüm raporları okurdum. Türkiye’nin aleyhine maddeleri tespit ederdim. Bunların çıkarılması, yerine lehimize madde koyulması için önergeler hazırlardım. Türkiye’nin lehine olan bu önergeleri genel kurulda oylamaya sunmam Mevlüt Çavuşoğlu tarafından sürekli engellenmeye çalışılıyordu. Nursuna Memecan (dönemin AKP Sivas milletvekili) ve Mevlüt Çavuşoğlu beni hep bir köşeye çekip ‘Türkiye’yi savunan önerge vermeyeceksin’ şeklinde ifadelerde bulundular.
-Ağır mobbing yapıldı dört yıl boyunca. Daha sonraki yıllarda bu ağır psikolojik şiddet nedeniyle bazı sağlık sorunları da yaşadım ama iyileştim çok şükür Allah’ın yardımıyla. Ancak Avrupa Konseyi genel kurullarda Mevlüt Çavuşoğlu şahsıma uygulan mobbingin dozunu kaçırdı.
-Mevlüt Çavuşoğlu artık Avrupa Konseyinde ben önergeleri Table Office’e götürürken yolumu kesiyor, ‘Kapasitesiz, saygısız, şerefsizlik’ gibi ağır ifadeleri şahsıma kullanıyordu. Hiç aldırış etmeden Türkiye’yi savunan önergeleri yine de oylamaya koydurttum.
-Çözüm sürecine de karşı çıktım. Genel Kurul’a “pkklı teröristler, pkklı aktivist olarak değiştirilsin” diye önerge geldi. Bu sayede pkk,AB terör örgütleri listesinden çıkartılacaktı. Ben buna şiddetle direndim. Oylamada hayır oyu verdim. Çavuşoğlu ise çekimser oy kullandı.
-Bir Akp kadın milletvekili evet oyu kullandı buna. Yani pkklılar terörist değilmiş, aktivistmiş bunlara göre. Oylamadan çıkışta da yine mutat olduğu gibi “çözüm sürecine karşı çıktın. Seni Tayyip Erdoğan’a şikayet edeceğiz” diye üstüme sözlü saldırıldı.
-Çavuşoğlu beni Tayyip Bey’e şikayet etmeye başladı. Tayyip Bey beni dinlemedi hiç. Eşime de “grup disiplinine uymuyormuş” demiş. Tamam da hangi grup disiplini? Pkklı teröristlerin aktivist yapılmasına sessiz kalmak eğer grup disipliniyse kimse kusura bakmasın! Ben buna uymam!
★★★
Ulu Tanrı, tüm şehitlerimizle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.