ABD, İran medeniyetini ortadan kaldıracakmış, Trump bir öyle, bir böyle demiş... Son dakikada yine kıvırmış!

Ara seçim yapılmalıymış, yapılmamalıymış...

İktidar, şimdi de belediyelerin mal varlıklarına çökmeye başlamış...

Bıktık... İçimiz şişti!

Biz bunlarla uğraşırken, içimizden birileri adliye koridorlarında koşturmaya devam ediyor...

Bunlardan biri de Gülben Ergen...

★★★

Kimdir Gülben Ergen?

Şarkıcı... Oyuncu... Sunucu... Dansçı Mustafa Erdoğan’ın eski eşi... Boyu kadar üç delikanlının annesi...

Peki; kaçımızın aklına, “Gözükara bir kadın ve çocuk savaşçısı” demek gelir?

Kaçımız, onun 2010’dan bu yana neredeyse tüm kazancını çocukların eğitimi ve annelerin biraz daha rahat etmesi için harcadığını bilir?

Yalan yok; birkaç yıl önceye kadar sorsanız “Gülben Ergen hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye ben de burun kıvırır, geçerdim...

“Tipik bir magazin yıldızı” derdim...

Ama o bugün bambaşka bir kimlikle karşımızda; hatta belki de en önümüzde...

★★★

Hayatının amacını 2010 yılında buldu Gülben Ergen...

“Çocuklar Gülsün Diye” adını taşıyan bir dernek kurdu ve yurdun dört bir yanında tam 59 anaokulu açtı.

Bu okullarda çoğu köy çocuğu olan 30 binden fazla çocuğun okul öncesi eğitim almasını sağladı.

Bu okulları açmakla ve Milli Eğitim Bakanlığı’na devretmekle kalmadı; ne zaman bir ihtiyaçları olsa imdatlarına koştu.

★★★

Gülben Ergen hafta içinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade vermeye gitti.

Hatırlarsınız; çocuk yaştayken Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından istismar edilen ve evlendirilen Fatma Nur Çelik adlı kadının cansız bedeni, kızıyla Hifa Şengüler’le birlikte Kazlıçeşme sahilinde bulunmuştu.

Fatma Nur Çelik, aynı adamın kendi öz kızına da tacizde bulunduğunu öne sürerek aylarca adliye sarayı önünde eylem yapmış ama sesini duyuramamıştı.

★★★

Gülben ErgenFatma Nur Çelik’in daveti üzerine ramazan ayında evine gitmiş; hasta kızını görmüş...

Bu ölümlerden sonra dayanamamış ve isyan dolu bir paylaşım yapmış.... Sen misin yapan?

Aile ve Sosyal Politikalar BakanlığıErgen hakkında suç duyurusunda bulundu...

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na işte o yüzden gitti sanatçı...  İfadeden sonra gazetecilere aynen şunları söyledi:

“Can güvenliğimden korkuyorum’ diyen anne kız şu anda hayatta değil, ben bununla ilgili ifade veriyorum, çok üzgünüm, kırgınım...”

★★★

Affet beni, bizi... Sevgili Gülben!

Hem o adliye koridorlarında seni yalnız bıraktığımız...

Hem de o güzel kalbini bugüne kadar görmediğimiz için!

Tuz da koktu!

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı bir finansal istihbarat birimi...

Başlıca görevleri para aklama suçunu, terörün finansmanını önlemek...

Hani; “Et kokarsa tuzlarsın... Tuz kokarsa ne yaparsın?” diye bir söz vardır ya...

Tam da öyle bir durumla karşı karşıyayız:

MASAK’ın eski Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, dün Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, “Borsada manipülasyon yapmak” ve “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” iddialarıyla gözaltına alındı.

★★★

Ramazan Başak’ın suçlu olup olmadığını bilmem...

Bildiğim tek şey, bu koltuklara oturan kişilerin yüzde 100 güvenilir olması gerektiği...

Düşünün; bu arkadaş, şimdiye kadar binlerce dosya hakkında rapor düzenledi... Binlerce kişinin suçlu olup olmadığı konusunda yargıya yol gösterdi.

Bugün kendisi öyle bir iddiayla suçlanıyor ki insan ister istemez, “Biz kime güveneceğiz?” sorusunu soruyor...

★★★

Sahi tuz kokarsa... Ne yapmamız gerekir!

Kim özür dileyecek?

Ünlülere yönelik ‘uyuşturucu’ soruşturması kapsamında gözaltına alınan ünlü oyuncu Hande Erçel’in test sonucu, diğer birçok sanatçı gibi negatif çıkmış... Yani, uyuşturucu kullandığına dair herhangi bir bulguya rastlanmamış...

Bu genç kadın, hakkında gözaltı kararı çıktığı sırada, eğitimi için yurt dışındaydı... Her şeyi bırakıp apar topar Türkiye’ye döndü. Hakkında bir sürü saçma sapan şeyler yazıldı, söylendi.

Sonuç... Temiz!

Bu “pis” iddiayı, onun ve diğer masum ünlülerin hayatına kara bir leke olarak yapıştıranlar hiç mi bedel ödemeyecek?

★★★

Polisler ve savcılar, sırf ünlü oldukları için teşhir ettikleri bu insanlara yönelik operasyonlarda daha dikkatli olmak zorunda...

Kimse unutmasın: O insanlar için imaj, her şeydir...

Atılan bir camur hayatlarını karartır!

Lütfen dikkat!

GÜNÜN SORUSU

Tarım ve hayvancılık ülkesi Türkiye, sonunda Et ve Süt Kurumu aracılığıyla İtalya’dan tereyağı ithaline de başladı... Sorum ortaya:

Tek tek ürün ithal edeceğimize, becerikli siyasetçi ithal etsek daha doğru olmaz mı?