DHA- Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesine bağlı Bozhüyük köyünde yaşayan Arif Sefa Özdemir, iddiaya göre Kırşehir'den satın aldığı biçerdöver yanınca ödemedi. Biçerdöveri satan Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50) ve Numan Toprak'ı (56) dün köye çağıran Özdemir, anlaşmazlık yaşadığı üç kişiye saat 15.00 sıralarında pompalı tüfekle ateş etti. 40 ND 574 plakalı araçtaki Uzel ile Bekir ve Numan Toprak yaşamını yitirdi.
ARACI VERMEYİNCE VURDU
Özdemir ardından Afyonkarahisar kent merkezine gitti. Osman Gazi Mahallesi'nde saat 15.30 sıralarında 03 AIU 814 plakalı otomobiline binmek üzere olan 3 çocuk annesi Sevgi Postalcı'nın yanına giden Özdemir, kadını tehdit edip aracı kendisine vermesini istedi. Özdemir, direnen Postalcı'ya tüfekle ateş edip ağır yaraladı. Çocuğunu okuldan almak üzere aracına bindiği sırada başından vurulan Postalcı, hastanede ameliyata alındı.

CİNAYETLERE DEVAM ETTİ
Daha sonra araçla Kıyır köyüne gelen Arif Sefa Özdemir, burada da 03 AGV 654 plakalı otomobildeki Seydi Ahmet Aydoğmuş (73) ile Satı Aydoğmuş'u (68) tüfekle vurup öldürdü. Bu araca yaklaşık 1 kilometre mesafede ise İsmail Şen'in (61) cesedi bulundu.
İKİ ÖĞRETMENİ ÖLDÜRDÜ, BİRİ SON ANDA KURTULDU
Daha sonra gasbettiği 54 ACC 723 plakalı otomobille Yukarıtandır köyüne giden saldırgan, 07 BZB 11 plakalı otomobildeki İhsaniye Yukarıtandır Ortaokulu'nda görevli Fen Bilimleri Öğretmeni Ayşe Sena Demir (46) ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Hilal Mete'ye (31) pompalı tüfekle ateş etti. Hilal Mete olay yerinde, Ayşe Sena Demir ise hastanede yaşamını yitirdi. Araçta bulunan Beden Eğitimi Öğretmeni Sultan Sema G. ise saldırıdan son anda kurtularak kaçtı. Sultan Sema G., Gazlıgöl beldesine giderek, durumu emniyet güçlerine bildirdi. Özdemir, Eskişehir'in Seyitgazi ilçesi istikametine kaçtı. Durumun bildirilmesi üzerine harekete geçen emniyet güçleri, saldırganı yakalamak için çalışma başlattı.

'KENARA GEÇ BAK 8 KİŞİYİ ÖLDÜRDÜM'
Arif Sema Özdemir'in elinde pompalı araçtan tüfekle çıktığı anlar ise güvenlik kamerası görüntülerine yansıdı. Kırmızı renkli hafif ticari araçtan pompalı tüfekle çıktığı görüntülere yansıyan Özdemir'in, durdurduğu bir başka aracın sürücüsünü "Kenara geç bak 8 kişiyi öldürdüm, kenara geç" diye tehdit ettikten sonra 26 APL 557 plakalı otomobilini gasbettiği görüldü.
ARACIN LASTİKLERİNE ATEŞ EDİLEREK DURDURULDU
Özdemir'in, gasbettiği araç, Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinin kırsal Taşlık Mahallesi’ndeki arazide çamura saplanmış halde bulundu. Silahlı saldırganın aracı bırakıp, yaya olarak kaçtığı, bu kez Taşlık Mahallesi’nde süt satan bir kişinin 26 NZ 187 plakalı otomobilini gasbettiği tespit edildi. Ana yola çıkarak kaçmak isteyen Özdemir, ihbar üzerine harekete geçen polis ve jandarma ekiplerinin kurduğu uygulama noktasına geldi. Burada ekipler, otomobilin lastiklerine ateş ederek durdurdu. Ateş ederek karşılık veren Özdemir, yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin üzerinde ve araçta çok sayıda fişek ele geçirildi.

1 JANDARMA HAFİF YARALANDI
Çatışma sırasında Astsubay Onur Ş.’nin (29) de sol kulağından hafif yaralandığı belirtildi. Eskişehir Odunpazarı İlçe Komutanlığı ekiplerince gözaltına alınan Özdemir, ilk işlemleri için Jandarma Komutanlığı'na götürüldü. Arif Sefa Özdemir, işlemlerinin ardından gece yarısı Afyonkarahisar'a getirildi.
İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Arif Sefa Özdemir’in ilk ifadesinde geçen yıl Ahmet Uzel’den 40 bin avro karşılığında biçerdöver satın aldığını ve bu biçerdöverle Manisa ve İzmir çevresinde çalışmaya başladığını anlattı. Ancak biçerdöverin İzmir’de tarlada çalıştığı sırada yandığını, bu olayın ardından Uzel ile aralarında anlaşmazlık yaşandığını ifade etti.
TELEFONDA TARTIŞMIŞLAR
Özdemir’in ifadesine göre Uzel, geçen hafta kendisiyle görüşerek biçerdöverden kalan 11 bin avro alacağını istedi. Özdemir ise borcunun 4 bin avro olduğunu ve kısa süre içerisinde ödeme yapacağını söyledi. Taraflar arasında borç miktarı konusunda başlayan anlaşmazlığın büyüdüğü, telefonda karşılıklı küfür ve tehditlerin yaşandığı öne sürüldü.

OKULDA EĞİTİME ARA VERİLDİ
Saldırıda yaşamını yitiren Fen Bilimleri Öğretmeni Ayşe Sena Demir ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Hilal Mete'nin görev yaptığı Yukarıtandır Ortaokulu'nda, eğitime bugün ara verildi. Hilal Mete'nin okulda 2 yıldır, Ayşe Sena Demir'in ise 7 yıldır görev yaptığı kaydedildi. İki öğretmenin haziran ayında mezun ettikleri öğrencilerle birlikte okul önünde çektikleri fotoğrafı ise sanal medya hesaplarından paylaştıkları görüldü.
'ORTADA BİR VAHŞET VAR'
Arif Sefa Özdemir’i çocukluğundan bu yana tanıdığını kaydeden Bozhüyük köyünden Mehmet Özdemir, “Ortada bir vahşet var. Ancak bu kişinin psikolojik sıkıntısı olabilir. Ben küçüklüğünden beri tanıyorum” dedi. Olayın üzerinden saatler geçtikten sonra öğrendiklerini kaydeden Özdemir, “Bizim çok sonraları haberimiz oldu. Çünkü köyde işimizin başındaydık” diye konuştu.

Saldırganı en son 2 hafta önce gördüğünü belirten Mehmet Özdemir, “Yeni bir biçerdöver aldılar, biçerdöverler devamlı arızalanıyor zaten. En son iki hafta önce görmüştüm. Babasıyla beraberdi. Onun haricinde köyde gördüm burada. Genelde yaz sezonlarında buralarda, kış sezonlarında şehir merkezlerinde duruyor, ikamet ediyordu. Eşinden boşandı, geçimsizlik oldu. Burada da yaşamadı, ailesinin yanında da kalmıyordu bildiğim kadarıyla, vinç operatörlüğü yapıyordu. Afyon’un Sandıklı ilçesinde operatörlük yapıyor diye biliyordum. Allah kimseye göstermesin" ifadelerini kullandı.

Diğer yandan saldırılarda yaşamını yitiren Ahmet Uzel, Bekir Toprak ve Numan Toprak'ın cenazeleri Kırşehir'de; Seydi Ahmet Aydoğmuş, Satı Aydoğmuş, İsmail Şen ve Hilal Mete'nin cenazeleri Afyonkarahisar'da, Ayşe Sena Demir'in cenazesi ise Antalya'da toprağa verilecek.

AYŞE SENA ÖĞRETMENİN ANNESİ, OLAYI TELEVİZYONDAN ÖĞRENMİŞ
Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesinde Arif Sefa Özdemir tarafından öldürülen Fen Bilimleri Öğretmeni Ayşe Sena Demir'in Antalya'da yaşayan annesi Hayrunissa Demir, olayı televizyondan öğrendiğini söyledi. Hayrunissa Demir, “Televizyonda altyazı geçti bu İhsaniye'de olan olayla ilgili. Telefon çaldı. Müdür Bey aradı. Olağanüstü bir durum olduğunu düşündüm Müdür Beyin aramasıyla ilgili. ‘Müdür Bey bir olay mı var?’ diye sordum. ‘Yok, ufak bir kazaya karıştı Sena öğretmen’ dedi. Ben de ‘Televizyonda gördüm. Bir öldürme vakası. O olmasın’ dedim. Müdür Bey, ‘Hayır onunla ilgisi yok’ dedi. Ama tabi benim içime ateş düştü. İlk inandım, sonra işin rengini anladım" dedi.

‘OKULUNA ŞEVKLE GİDERDİ’
Hayrunnisa Demir, “Çok şevkle giden okula, köy okullarını çok seven, köy çocuklarının ufuklarını aydınlatmaya çalışan, onlara sürekli deneyler yapan ve derse hazırlanan bir öğretmendi. Çok idealistti. Acil durum olduğu zaman, ben çocuğumu aradığım zaman kesinlikle telefonu açmazdı. ‘Anne sakın ders esnasında arama, ne olursa olsun,’ derdi. Bu kadar idealist, yılların öğretmeni olmasına rağmen derse hazırlanarak giderdi. 15 yıllık öğretmendi" diye konuştu.
‘KÖY OKULUNDA ÇOK MUTLUYDU’
Demir, “Dönem birincisi olarak Hacettepe'yi bitirmişti. Köy okulunda çok mutluydu. 'Onlara oturmayı, kalkmayı, güzel ahlaklı olmayı, çevreciliği öğretiyorum anne’ diyordu. Eczacılığı istiyordu fakat eczacılıktan daha güzel bir meslek olduğunu düşünüyordu. Çünkü daha faydalı bir şey yaptığını düşünüyordu. Çok idealistti her anlamda, davranışsal, oturma, kalkma, dürüstlük, adalet anlamında gerçekten örnek bir öğretmendi. Pandemi döneminde yolculukta girememiş olduğu 3-4 dersin parası yattığı zaman bana telefon açıp, ‘Anneciğim bunu sen al, ihtiyaç sahiplerine ver, ben haram para sokmam’ diyen bir öğretmendi" dedi.
‘ONUN ANISINA DERS VERMEYE DEVAM EDECEĞİM’
Kızının hayalleri olduğunu söyleyen Hayrunissa Demir, “Hayalleri vardı çocukların gelecekleriyle ilgili. Çok zeki çocuklar olduğunu söylüyordu. Uzman öğretmen olmuştu ve öğretmenlikten çok mutluydu, köyden ve Afyon'dan çok memnun bir öğretmendi. ‘Anne burada çok mutlu oluyorum. Antalya'ya geldiğim zaman çok kargaşa, karmaşa. Orada düşünme, tefekkür etme vakti buluyorum' diyordu. ‘Çok mutluyum ben orada. Onlara hep bir şeyler öğretiyorum, hediyeler alıyorum’ derdi. Ben geçen yıl ayrıldım öğretmenlikten. Eğitim alamayan, özel eğitim gerektiren çocuklara fahri olarak ders verme, okuma yazma öğretme, davranış eğitimi yapma gibi amaçlarım var benim. Tabii ki çocuğumun böyle gaddarca öldürülmesinden sonra, onun anısına devam edeceğim" diye konuştu.

'ÖLDÜĞÜNÜ HİÇ DÜŞÜNMÜYORUM’
Demir, “Arkadaki öğretmeni indirmiş o saldırgan. Öğretmen yalvarmış, yere kapanmış, ‘Beni öldürme’ diye. Bunlara da 'İnin aşağıya' demiş. Muhtemelen benim çocuğum, arkadaşını bırakmamak için olduğunu düşünüyorum. Yani basıp belki gidebilirdi. Yanındaki din bilgisi öğretmeni de inmiyor. Muhtemelen diyorum benim kızım insanlara ihanet eden bir çocuk olmadığı için diye düşünüyorum, o arkadaşı, inen arkadaşını orada bırakmamak için bu şekilde bir davranış yapmıştı. Dışarıdan tarıyor. Yandan giriyor işte, akciğerini, kalbini parçalıyor. Ölü olarak gitmiyor hastaneye, orada ameliyat esnasında çıkaramıyorlar, kan kaybından vefat ediyor. Onun öldüğünü hiç düşünmüyorum" dedi.

2 SONRA YAŞADIKLARI İZMİR’E GİTMEYİ PLANLIYORLARMIŞ
Diğer yandan, Arif Sefa Özdemir'in Kıyır köyünde öldürdüğü Seydi Ahmet Aydoğmuş (73) ile Satı Aydoğmuş'un (68) İzmir'de yaşadıkları ve yaz aylarını memleketlerinde geçirdiği öğrenildi. Çiftin dün Afyonkarahisar'a pazar alışverişine gittiği, sonrasında köylerine 1 kilometre uzakta saldırıya uğradığı ortaya çıktı. 2 gün sonra İzmir'e gitmeyi planlayan Aydoğmuş çiftinin, 2 oğlu, 1 kızı ve 8 torunu olduğu öğrenildi. Memleketinde yardımsever, misafirperver olarak bilinen Kıyır çifti için öğle namazı cenaze töreni düzenlenecek.
'OLAY YERİNE GİTTİĞİMDE İKİ KİŞİNİN CANSIZ BEDENİYLE KARŞILAŞTIM'
Kıyır Köyü Muhtarı Lütfi Yaşar, olayın yaşandığı gün evinde olduğunu belirterek, “Hava biraz soğuktu. Evde oturduğum sırada telefonum çaldı. Arayan kişi, ‘Muhtarım, yol üzerinde beyaz bir araç var. Ön tarafında bir erkek ve bir kadın hareketsiz yatıyor. Galiba ölmüşler. Ben yaklaşamadım, hemen geri döndüm’ dedi. Ben de kendisine, ‘Sakın yanlarına yaklaşma, hemen geliyorum’ dedim. Olay yerine gittiğimde yolun ortasında beyaz bir minibüs ve aracın ön tarafında iki kişinin cansız bedeni vardı. İlk başta kimliklerini tespit edemedik, yabancı olduklarını düşündük. Ancak daha sonra hayatını kaybedenlerin köylülerimiz Seydi Ahmet Aydoğmuş ve eşi Satı Aydoğmuş olduğunu öğrendik" dedi.

'SALDIRGAN, ÇİFTİN ARACINI GASBEDEREK UZAKLAŞMIŞ'
Saldırının nasıl gerçekleştiğine ilişkin edindikleri bilgileri paylaşan Yaşar, “Edindiğimiz bilgilere göre saldırgan, kendi aracıyla bölgeye gelerek Aydoğmuş çiftini öldürmüş, ardından araçlarını gasbederek olay yerinden uzaklaşmış. Kendi aracını ise kapıları açık şekilde yol üzerinde bırakmış. Yaklaşık 500-600 metre ileride, Olukpınar köyünden bizim köye doğru gelen İsmail Şen ile karşılaşmış ve onu da öldürdükten sonra yoluna devam etmiş. Biz olay yerine ulaştığımızda güvenliği sağlamak amacıyla yolu trafiğe kapattık ve hemen jandarmaya haber verdik" ifadelerini kullandı.
‘HERHANGİ BİRİYLE HUSUMETLERİ YA DA ALACAK MESELELERİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM’
Hayatını kaybeden Aydoğmuş çiftinin köyde sevilen insanlar olduğunu anlatan Yaşar, “Seydi Ahmet Aydoğmuş ve eşi Satı Aydoğmuş, mütevazı, kendi halinde, kimseye zararı olmayan insanlardı. Herhangi biriyle husumetleri ya da alacak verecek meseleleri olduğunu düşünmüyorum. Saldırganla daha önce karşılaştıklarını bile sanmıyorum. Kendileri İzmir’de yaşıyor, yaz aylarını köyümüzdeki evlerinde geçiriyorlardı. Kısa süre sonra yeniden İzmir’e döneceklerdi. Olay günü evlerinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Afyonkarahisar’a gitmişler. Orada yaşayan kayınbiraderlerini ziyaret edip alışverişlerini yaptıktan sonra köye dönmek üzere yola çıkmışlar. Maalesef dönüş yolunda, köyümüze yaklaşık 1 kilometre kala bu korkunç saldırıya uğrayarak hayatlarını kaybetmişler" diye konuştu.

ARACI SALDIRIYA UĞRAMIŞ
Diğer yandan şüpheli Arif Sefa Özdemir'in, Afyonkarahisar kent merkezi Hasan Karaağaç Mahallesi'ndeki evinin önünde park halinde duran 03 ADR 900 plakalı otomobilinin, 17 Mart'ta geç saatlerde kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin saldırısına uğradığı belirlendi. Olay sonrası polise başvurarak yardım isteyen Özdemir'in, aracının perte çıkarıldığını beyan ettiği ve şikayetçi olduğu öğrenildi.
EVLENİP 3 YIL SONRA BOŞANMIŞ
Şüpheli Arif Sefa Özdemir'in İhsaniye ilçesine bağlı Bozhüyük köyünde yaşadığı, 2021'de evlenip 3 yıl sonra boşandığı öğrenildi. Köyde çiftçilik yapan ve geçimini bu şekilde sağlayan saldırganın, 1 çocuk babası olduğu belirtildi. Özdemir'in eski eşi ile çocuklarının başka bir yere götürüldüğü kaydedildi. Özdemir'in evinin önünde ise jandarma tarafından güvenlik önlemi alındığı görüldü.
