ABD'nin Kuzey Carolina eyaletinde 1799 yılında derede bulunan sarı bir taş, yaklaşık üç yıl boyunca bir evin kapısını açık tutmak için kullanıldı. 1802'de kuyumcuya götürüldüğünde ise parçanın yaklaşık 7,7 kilogramlık altın olduğu anlaşıldı. Buna rağmen sahibi John Reed, değerini bilmediği altını 3,50 dolara sattı.
Parçayı bulan, John Reed'in 12 yaşındaki oğlu Conrad'dı. Aile arazisindeki Little Meadow Creek'te oynarken ağır ve parlak bir taşla karşılaşan Conrad, bulduğunu eve götürdü. Ailesi de parçanın altın olduğunu fark etmedi.
3,50 DOLARA SATTI, KUYUMCU 3 BİN DOLARIN ÜZERİNDE GELİR ELDE ETTİ
John Reed, 1802'de taşı Fayetteville'deki bir kuyumcuya gösterdi. Altın olduğu burada ortaya çıktı, ancak Reed parçanın ne kadar değerli olduğunu hâlâ bilmiyordu. Kuyumcu fiyatını sorunca 3,50 dolar istedi ve satış bu bedelle gerçekleşti.
Kuyumcunun parçadan 3 bin doların üzerinde gelir elde ettiği belirtilirken, Reed ailesi altının gerçek değerini daha sonra öğrendi.

ARAZİLERİNDE 12,7 KİLOGRAMLIK ALTIN DA BULUNDU
John Reed, yaşananların ardından arazisinde sistemli biçimde altın aramaya başladı. 1803'te ortaklarıyla madencilik çalışmalarına girişti. Kısa süre sonra bölgede daha büyük parçalar bulundu. Reed Altın Madeni'nde keşfedilen külçelerden biri yaklaşık 12,7 kilogram ağırlığındaydı.
Bu keşifler Kuzey Carolina'da geniş çaplı altın arama faaliyetlerini başlattı. Bölge, Kaliforniya'daki 1848 altına hücumundan yıllar önce ABD'nin önemli altın üretim merkezlerinden biri haline geldi.
ESKİ MADEN ZİYARETÇİLERE AÇILDI
Reed Altın Madeni, 1966'da Ulusal Tarihi Anıt statüsü kazandı ve 1977'de ziyaretçilere açıldı. Ziyaretçiler eski maden tünellerini gezebiliyor, Conrad Reed'in 1799'da altını bulduğu derenin çevresini görebiliyor.