Ahmet Takan
28 Ekim 2020

Vatandaşa çay, müteahhite fiski!..


Usain Bolt musun be mübarek?.. Rekora doymuyor!..

Hatırlıyorum; bundan 2 yıl önceydi… Yine, Fransa ve Macron’a cart curt ediliyordu… Yine, ortalığı, Fransız mallarını boykot ederiz savurmaları alıp götürüyordu… Macron’a had bildiriliyordu… Bir de ne görelim?.. Asrıın lideri, Fransa’ya gidivermiş… Elyesee sarayında padişahlar gibi ağırlanmış… Törenle atılan imzaların ardından da Fransa Türkiye’ye 25 Airbus uçağını satıvermişti… Yandaşlar da, boykotu, “eyt”, “üyt”leri unutuverip “dev anlaşma” manşetleriyle yalakalığa devam etmişlerdi!..

Dümen aynen devam ediyor… Döviz aldı başını gidiyor… Her saat başı ve sonunda yeni rekorlara imza atıyor… Bu sefer gündemde, din soslu kabadayılık numaraları… Milli Gazete, ülkemizdeki Fransız markaların ve ürünlerin listesini çıkarmış. Destan uzunluğunda!.. Sıkıysa alıp da kullanma… Hadi boykot et de görelim der gibiydiler!..

Sizin oralarda gündem neydi?.. Bilemiyorum… Dövizin peş peşe kırdığı rekorlar, başkentin klasik Salı’sını esir almıştı. Cep telefonundan bakılan son rakamlar üzerinden derin ekonomik yorumlar yapılıyordu. Dolar ve Euro asla ve kata unutturulamayacak bir gerçek olarak karşımızda duruyordu.

İşin diğer bir hazin tarafı ise, aynı anda, Cumhurbaşkanlığı’nın göstermelik Meclis’e sunduğu 2021 yılı bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu’nunda göstermelik olarak görüşülüyordu. Söyledikleri çok kale alınıyormuş gibi vekiller de bağırıp çağırıyordu. Zaman geçiriyorlardı!..

★★★

Sayesinde, bardak bardak demli keyif çayları içeceğiniz 2021 yılı bütçesini merak eder misiniz?!. CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, üşenmemiş incelmiş. Sizlere müjdeli, haberleri var!.. Şöyle;

-2021 bütçe yasası teklifi, faiz-borç-maaş ve müteahhitlere ödeme yapmanın ötesinde bir özelliği olmayan içi boş bir metindir. Vergi gelirlerinde öngörülen artış hedefi, yeni vergilerin ya da mevcut vergi oranlarında yüksek artışların habercisidir. 1.3 trilyonluk bütçenin yılsonu açığının bu yıla kıyasla yüzde 76 artarak 245 milyar TL olarak öngörülmesi, açık hedefinin sapmaya uğrayacağını ve açığın finansmanı için borçlanılacağını gösteriyor.

-Faiz lobisiyle mücadele iddiasını sık sık yineleyen, faizin tüm kötülüklerin anası olduğunu söyleyen iktidar faiz ödemelerinde, faize ayrılan payda çok cömert. Korona salgınında sosyal yardım alan kayıtlı 2 milyon aileye bir defaya mahsus 1000’er TL dağıtmakla övünen iktidarın hazırladığı bütçede faize ayrılan 179 milyar TL ile 83 milyon nüfusun her bireyine karşılıksız 2 bin 150 TL dağıtmak, destek olmak mümkün.

-Enflasyonun iki katına yakın vergi geliri artışı hedefi yeni vergilerin ya da mevcut vergilerde yüksek oranlı ek artışların habercisi. 1.3 trilyonluk bütçe giderleri toplamının 922 milyarının, yani üçte ikisinin vergi gelirlerinden karşılanması öngörülüyor. Kalan kısım vergi dışı gelirlerden karşılanacak. Elde satacak, özelleştirilecek bir şey de kalmadığı için bu üçte birlik vergi dışı gelirin ne olduğu, nereden sağlanacağı boşlukta.

-Bu yılın bütçesinde yılsonu açık hedefi 138.9 milyar TL idi ve daha temmuz ayında aşıldı. Yıl sonunda muhtemelen gerçekleşen açık 200 milyar ve üzerinde olacak. O yüzden de 2021’de 245 milyar TL açık hedefi hayali bir hedef. Muhtemelen bu tutar en az 2 katı bir sapmaya uğrayacak.

Öncelikle bütçe harcamalarına ve ayrılan ödeneklere bakıldığında faize, personel maaşlarına, sosyal güvenlik açıklarının kapatılmasına ve cari transferlere ayrılan tutarlarla tamamıyla bir borç-faiz-maaş ödeme bütçesi. Buna bir de DSİ ve Karayolları ödeneklerindeki yüklü artışlara bakarak müteahhitlerin ödemelerini aksatmama bütçesi olduğunu ilave edebiliriz.

-Personel giderleri 2020 bütçesine kıyasla üçte bir artırılırken, bu aynı zamanda kamunun istihdam deposuna dönüştüğünü personel maaşlarına çok büyük kaynak ayrıldığını gösteriyor. Daha önce vurguladığım gibi kamu istihdamı 5 milyona yaklaşırken, partizan kadrolaşma ve iktidara yakın kişilere birden çok maaş imkânıyla iktidarın bankamatik personel istihdamının yükünü devlete ve bütçeye yıktığı anlaşılıyor.

-Salgın sürecinde en büyük ödeneklerin sağlık ve eğitime ayrıldığını öne süren iktidarın Meclis’e sunduğu bütçe teklifinde asıl dikkat çeken salgına rağmen ulaştırma yatırımları içerisinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ödeneklerinde yüzde 139 ve Karayolları ödeneklerindeki yüzde 84 artış yapılması. İktidar salgına, işsizliğe, artan yoksulluğa rağmen önceliği, derdi ve tasası müteahhitler. DSİ ve Karayolları ödeneklerindeki bu yüksek oranlı artışlar iktidarın vatandaşlara kıyasla tercihinin müteahhitlerden yana olduğunu gösteriyor.

-Bütçenin ‘Yatırım ve İstihdamın Desteklenmesi’ başlığı altında sıraladığı ödeneklere bakıldığında organize sanayi bölgelerine ve küçük sanayi sitelerine 2021 yılında sadece 1,1 milyar lira ayrılırken sanayiciye ve sanayi yatırımcılarına ayrılan bu tutar bütçe harcamalarının BİNDE 1’i bile değil.

-Aynı başlık altında tarımsal kredi faiz desteği ödemelerine 5.5 milyar TL, Hazine destekli kefalet kredisi için 5.5 milyar TL, ihracat desteği için 4.1 milyar TL, küçük esnafın finansa erişimi için 3.8 milyar TL ayrılmış. Yani organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleri ile birlikte altta tarım, ihracat, sanayici, küçük esnaf için ayrılan tutarları göz önünde bulundurduğumuzda çok çarpıcı bir tablo ortaya çıkıyor.

Yatırım yapacak olan, istihdam yaratacak olan sanayiciye, üretim yapacak olan çiftçiye, ülkeye döviz kazandıracak olan ihracatçıya ayrılan ödenekler, faize ayrılan tutarın yanında bahşiş ya da çerez parası bile değil.

★★★

Haydi, buyurun buradan yakın. Cebinizde para bulursanız, Fransız  mallarını boykot edin. Carrefour’dan Danone almayın!.. Pierre Cardin giyinmeyin!.. Hanımefendi, Cacharel çanta diye tutturursa hiddetlenin!..

Nasıl olsa bu gidişle 2021’de, bir yerlerimize Christian Dior ürünleri ile pansuman yaparız… Dileyen Biotherm’i de kullanabilir!..

★★★

–Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Vatandaşa çay, müteahhite fiski!..
Ahmet Takan