Memduh Bayraktaroğlu
26 Kasım 2020

Türkçe’den Türkçe’ye tercüme (!) ederken belli ki İYİ Partili dostları üzmüşüm…


Canlarım be…

Attığım başlık dikkat çeksin ve…

Daha çok okuyucum olsun (!) diye ben de “clickbait” yapayım istedim…

Ama…

Belli ki becerememişim…

Attığım başlığı hatırlayacaksınız…

“Akşener’den Erdoğan’a mesaj: ‘Bahçeli’yi sırtından at, eksiğini tamamlarız’…”.

Meral Akşener

İşte bu başlığa pek çok itiraz geldi…

Çünkü okurlara göre…

“Akşener hiçbir yerde ve hiçbir zaman öyle bir konuşma yapmamıştı…”

Tabii ki yapmamıştı…

Zaten o başlığın kendi “tercümem” olduğunu yazının devam eden satırlarında belirtmiştim…

Akşener’in “Kılıçdaroğlu’na tehdit geldi ama adresi, adalet reformu yapacağını ifade eden Adalet Bakanı ve ona sahip çıkan Erdoğan’dır…” açıklamasına, kendi penceremden değişik bir bakış açısı getirmiştim…

Akşener, saldırganı ve saldırıyı kınamak yerine…

Saldırganın Erdoğan’ı hedef aldığını duyurmak ihtiyacını hissetmişti nedense…

Ben de “ironi” yaparak Türkçe açıklamayı ilginç hale getirmek amacıyla kendi Türkçemle tercüme(!) etmiştim…

DYP Genel Başkan Danışmanlığı yaptığım süreçte birlikte çalıştığım sevgili kız kardeşim Meral Akşener’in başlıktan haberi bile olmamış…

Ama yine de…

Başta Akşener olmak üzere…

Tüm okurlarımdan özür dilerim…

VİCDANININ SESİNİ YERİNE GETİRDİĞİ İÇİN…

Erdoğan, AKP kurucusu, siyasi danışmanı, finansman destekçisi ve Diyarbakır eski Milletvekili M. İhsan Arslan’ın disipline sevk edilmesi için talimat vermiş…

Neden?..

Mehmet İhsan Arslan

Arslan, geçtiğimiz hafta BBC’ye verdiği demeçte:

15 Temmuz kimyamızı bozdu bizim. İlk aşamada askeri vesayet vardı, adım atamıyorduk. Ne zaman ki askeri vesayeti ortadan kaldırdık, orada yılana (Gülen Cemaati) sarıldık. İş birliği yaptık. Onların yargıyı kullanırken kullandığı bütün taktikleri, araçları, biz kullanmaya başladık, can havliyle” demişti ya…

O nedenle…

Yani…

Arslan, gerçekleri açıkladığı…

Yani…

Vicdanının sesini yerine getirdiği için…

TARİH TEKERRÜR ETMEKTEN ASLA VAZGEÇMİYOR…

Erdoğan, iktidarının ilk yıllarında gerçeği, sadece gerçeği arıyordu…

2013 yılından sonra ise…

Gerçeklerden kaçmaya başladı…

Çünkü gerçekler onu korkutuyordu…

Geleceğinin kaybolduğunu görüyordu gerçekleri duyunca…

Ama…

Tarih hiç yanılmıyor…

Zira…

Aynı hatalar aynı sonuçları doğuruyor…

Tarihin bu acımasız ve değişmez kuralını kabul etmek istemeyenler ise…

“Benden öncekilerin sonu kötü bitmiş ama benim sonum onlar gibi olmayacak” diyerek avutuyorlar kendilerini…

Sadece avutuyorlar…

Çünkü…

Tarih tekerrür etmekten asla vazgeçmiyor…

ÇOK ACI BİR YENİLGİYLE BİTTİ…

Erdoğan, iktidarının ilerleyen yıllarında; yola ilk çıktığında yanında olanların pek çoğunu otobüsten attı…

Neden?..

Çünkü ve artık onlara ihtiyacı kalmamıştı…

Bir süre sonra…

Yol boyunca başka bir otobüsten kendisine saydıran Bahçeli’yi ve başkalarını (Soylu, Kurtulmuş ve benzerleri) aldı kendi otobüsüne…

Ve böylece…

Hem ekonomi çöktü

Hem bütün dostlarımızla kavgalı olduk…

Hem de…

Kendi siyasi hayatının bitiş düdüğünü çaldı Erdoğan…

Maçın erken bitirildiğini…

Uzatmaların açıklanandan daha kısa süre oynadığını iddia ederek…

Bir süre daha sahadan ayrılmamakta direnecek

Ancak…

Artık oyun bitti…

Hem de…

Çok acı bir yenilgiyle bitti…

KEŞKE HABERİN TEKZİBİNİ GÖNDERSEYDİNİZ…

Kamu bankası adına tekzibi gönderen sevgili arkadaşım…

Bir haber analizde “yalan” olmaz…

Çünkü analiz bir görüştür, bir yorumdur…

Bir haberin (Olayın, eylemin), yorumcunun penceresinden nasıl göründüğü anlatılır analizde…

Ve…

Ne sonuçlar doğuracağı okurla paylaşılır…

Yani…

Tekzip ettiğiniz haberi yapan ben değilim…

Keşke benim analizimin değil de…

Haberin tekzibini gönderseydiniz…

T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’nden CEVAP VE DÜZELTME

Gazetenizde 12.09.2020’de yayınlanan “Alacaklı Kamu Bankasının Avukatları… İcra Memurları ve Jandarmalar” başlıklı haberde; Bankamız hakkında gerçekdışı ve yanlı açıklamalarla olumsuz algı yaratılmaya çalışılmıştır.

İlgili vatandaşımızın zor durumunun müsebbibi sanki Ziraat Bankası ve avukatlarıymış; haksız, acımazsızca işlem yapılıyormuş algısı yaratılarak asılsız açıklamalarla kamuoyu yanıltılmaya çalışılmıştır. Halbuki;

Olayın, müşterinin yaşadığı ödeme güçlüğünün, duygu dünyasındaki etkisinden kaynaklandığı,

Bankaların alacakları talep etmelerinin, gayet doğal olmasının yanında; Bankacılık Kanunu çerçevesinde zorunlu bulunduğu,

Bankamızın uluslararası itibarı olduğu, gelişigüzel yazılan yazılarda markamıza yönetilen iftiraların, tüm kamuya zarar verdiği,

Yazar ve sorumlu yayın kuruluşunca da iyi bilinmesine rağmen;

Bankamızın ismi, konunun mahiyetiyle alakasız şekilde zikredilmiş, Bankamızın ilgiliyi mağdur ettiği algısı yaratılmaya çalışılmıştır.

İftira dolu haberin aksine; ilgili müşterimiz hakkında Bankamızca henüz başlatılmış icra takibi dahi bulunmamaktadır.

Hiçbir dayanağı ve gerçekliği bulunmayan haber, Bankacılık Kanunu’nun “İtibarın korunması” başlıklı 74. maddesine aykırıdır. Güven ve itibar müessesesi olan, sektöründe lider konumdaki ve misyonu gereği Ülkemiz vatandaşlarını daima destekleyen Bankamız uygulamalarına dair, olumsuz algı yaratmaya yönelik haksız, gerçeğe aykırı habere ilişkin açıklamamızı, Kamuoyuna saygılarımızla arz ederiz.

Yazarlar

Türkçe’den Türkçe’ye tercüme (!) ederken belli ki İYİ Partili dostları üzmüşüm…
Memduh Bayraktaroğlu