Barış Yarkadaş
14 Temmuz 2021

Tosuncuk  ’10 numara iş adamı’ imiş!


SÖZCÜ Yazarı İsmail Saymaz, dünkü yazısında ‘Tosuncuk’ Mehmet Aydın’ın Uruguay’a yerleşmesine aracılık eden Osman Naim Kaya’nın yolladığı mektubu yayımladı. Saymaz’a olan biteni anlatan ve Tosuncuk’un Uruguay’daki akıl almaz lüks hayatına dair ayrıntılar veren Osman Naim Kaya, mektubunda birbirinden ilginç bilgiler aktarıyor.

İLGİNÇ BİR İFADE…

Osman Nuri Kaya, Tosuncuk’un hesapsızca para harcaması,  eşine alacağı BMW marka aracın fiyatını bile sormadan 154 bin dolar vermesi ve eşi Sıla için özel jet tutması üzerine şüphelendiğini belirtiyor. Kaya, Tosuncuk’un FETÖ’cü olabileceğini de düşündüğü için Türkiye’nin Arjantin Büyükelçiliği’ndeki bir yetkiliye durumu anlatıyor. Arjantin Büyükelçiliği’ndeki Türk yetkili, Kaya’nın şüphelerinin yersiz olduğunu belirterek, Tosuncuk Mehmet Aydın için “On numara bir iş adamıdır” diyor. Kaya da bunun üzerine ‘’gönül rahatlığıyla” Tosuncuk’un hayali ticari faaliyetlerinde yer alıyor.

NE İŞ YAPTI?

Tabii bu uzun mektupta yer alan ön önemli ifadelerden biri, hiç kuşkusuz ki; Türkiye’nin Arjantin Büyükelçiliği’ndeki görevlinin Tosuncuk için “On numara iş adamıdır” demesi… Kaya’nın ismini vermediği bu görevli, Tosuncuk’un hangi ticari faaliyetini gördü ya da tanık oldu da bu tanımı kullanabildi? Bir büyükelçilik görevlisi, tamamı ‘hayali’ olan ve sözde ticari faaliyetler içinde bulunan biri için nasıl olur da ‘’on numara’’ tabirini kullanabilir?

Belli ki; Tosuncuk’un 511 milyon TL’yi bu denli rahat toplayıp yurt dışına götürebilmesinin arkasında da işte bu bakış açısı var. Anlaşılan, AKP iktidarı da onun atadığı bürokratlar da Tosuncuk’u ‘’on numara” iş adamı olarak görüyordu. Bunu bilen ve iktidar tarafından koruma çemberi içine alındığı anlaşılan Mehmet Aydın da henüz 25 yaşındayken 511 milyon TL’yi bir çırpıda toplayabiliyordu.

Ne diyelim! Hakikaten “10 numara” bir iş yapmışlar!

‘Serok Ahmet’in suçu neydi?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır gezisinde “Biji Serok Erdoğan’’ sloganıyla karşılanmasında bir sakınca görmediğini açıkladı. Bahçeli, dünkü konuşmasında, “Acaba Bahçeli bu duruma ne diyecek?’’ sorusunu soran Ahmet Davutoğlu’na da cevap verdi. Bahçeli,  ‘’Hiç kimse niyet okuyuculuğu yapmasın. Serok Ahmet fitneyi bıraksın. Onun Serok’luğu bölücülüğün umududur. Serok Ahmet, zillet çamurunun içinde çırpınmaktadır” dedi.

Devlet Bahçeli

Bahçeli’nin bu tutumu aslında ikiyüzlü bir politikanın yansıması… MHP lideri, Cumhur İttifakı bozulmasın ve
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden geriye dönülmesin diye, pragmatist bir politika izliyor. Bahçeli, Ahmet
Davutoğlu’na Kürtçe’de ‘Başkan’ anlamına gelen “Serok” denilmesini “bölücülüğün tezahürü” olarak değerlendiriyor.  Erdoğan için ‘’Serok’’ denilmesinde ise sakınca görmüyor; bunu bölgenin geleneksel bir deyimi olarak tanımlıyor.

Ahmet Davutoğlu

KİŞİYE GÖRE DEĞİŞİYOR

Demek ki; ‘Serok’un anlamı da kişiden kişiye göre değişiyor! Oysa ki; bin yıllık Serok deyimini nereden okursanız okuyun her koşulda “Başkan” anlamına geliyor. Bunu Davutoğlu’na da Erdoğan’a da söyleseniz gerçek değişmiyor. O halde Davutoğlu’na ‘Serok’ denilince kızıyor, aynı söz Erdoğan’a söylenince bunda hikmet arıyorsanız bize de “Sahi, Serok Ahmet’in günahı ne?” diye sormak düşüyor.

TRT Genel Müdürü’nün süresi doldu ama…

AKP’nin borazanı haline getirilen TRT, devasa bütçesine rağmen hiçbir şekilde adından söz ettiremiyor. Çünkü; muhalefete oy veren milyonlarca kişi artık TRT’nin adını bile unutmuş durumda. Ama TRT buna rağmen, milyonlarca kişiden kesilen vergilerle oluşan bütçesini har vurup harman savuruyor ve ‘kamu’ yerine sadece iktidara hizmet ediyor. TRT’nin bu hale gelmesindeki en büyük pay ise kuşkusuz ki; Genel Müdür koltuğunda oturan İbrahim Eren’in izlediği çizgi… Hatırlayın; Bilal Erdoğan’ın okul arkadaşı olan Eren’i TRT’nin başına geçirmek için “kurumda 12 yıl hizmet verme mecburiyeti” kuralı bile by-pass edilmiş, muhalefetin itirazları ise sonuç vermemişti.

ATANMASI DA İLGİNÇTİ

2017 yılının Temmuz ayında TRT Genel Müdürü yapılan İbrahim Eren’in RTÜK’te yapılan oylaması da bir garipti. RTÜK’te yapılan seçimde Süleyman Ergüner 7 oy, İbrahim Eren ise 6 oy aldı. RTÜK oylama sonucu isimleri 31 Mayıs 2017 tarihinde hükümete bildirdi. Yasa gereği genel müdürün bildirimin ardından 15 gün içinde seçilmesi gerekiyordu. Fakat Eren’in seçilebilmesi tam 40 gün sürdü. Eren 7 Temmuz 2017 tarihinde TRT Genel Müdürü olarak atandı.

İbrahim Eren

Yasaya göre, TRT Genel Müdürü, 4 yıl görev yapabiliyor. Dolayısıyla, Eren’in görev süresi 7 Temmuz 2021’de doldu. Ancak buna rağmen, Eren’in yerine kimse atanmadı. İbrahim Eren, görev süresi dolmasına rağmen, bu görevi sürdürüyor.

TÜM YETKİ CUMHURBAŞKANI’NDA

Yazıyı hazırlarken, yasaya yeniden baktım. TRT Genel Müdürü’nün atamasını Cumhurbaşkanı yapıyor. Cumhurbaşkanı, isterse aynı müdürü yine göreve atayabiliyor. Yeniden atanan müdürün görev süresi ise Cumhurbaşkanı’nın görev süresiyle aynı… Yani; Cumhurbaşkanı Erdoğan, İbrahim Eren’i yeniden göreve getirirse,  Eren 2023 yılının ortasına kadar TRT’deki koltuğunda oturabilecek.

Ancak şu ana kadar TRT’den Eren’in görev süresinin uzatılmasına  ilişkin bir sinyal gelmiş değil. TRT’yi şu an görev süresi dolmuş bir genel müdür yönetiyor. Ve iktidar, bundan hiçbir rahatsızlık duymuyor. Umarım 4 milyar bütçesi olan ve hane başına 42 TL vergi toplanan TRT’deki bu saçmalık bir an önce sona erer.

 

Yazarlar

Tosuncuk  ’10 numara iş adamı’ imiş!
Barış Yarkadaş