İktidarın kontrol altına alamadığı tek meslek grubu avukatlık...
Aslanım avukatlar, müvekilleriyle birlikte tutuklanma pahasına, hukuksuz dayatmalara direndiler.
AKP, baktı ki bunlarla baş edemiyor; baro seçimlerini hep muhalifler kazanıyor; o zaman kendi yandaşlarının yeni bir baro kurması için yasal zemin hazırladı.
İstanbul’da ve Ankara’da tamamen “sağcılar”ın üye olduğu “2 No’lu Baro”ları kurdurdu.
İstanbul Barosu’nun üye sayısı şu anda 67 bin 463... Çoğunluk 35 bin 607 kişiyle kadın avukatlarda...
Büyük bir tantanayla kurulan İstanbul 2 No’lu Barosu’nun üye sayısı ise 3 bin 979’de kaldı.
Ankara’da baronun üye sayısı 26 binden fazla...
2 No’lu Baro’nun üye sayısı sadece 3 bin civarında.
★★★
Gelelim konumuza:
Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Avukat Gökhan Ağdemir, MHP’nin yayın organı olan Bengütürk’te canlı yayına çıktı.
Adalet Bakanlığı’yla görüşerek, kendi barolarına üye olan avukatlara hakimlik savcılık ayarladıklarını söyledi!
“Bakanlık bize bir ayrıcalık tanıdı. İki sene içerisinde 70 tane baro üyesi avukat arkadaşımızı hakim savcı yaptık” dedi...
★★★
Bu bir suç itirafıdır...
Yargı bağımsızlığına ve hukukun üstünlüğüne vurulmuş en büyük darbelerden birinin dile getirilmesidir...
Bu sözlerden sonra artık kimse “Türkiye’de yargı bağımsız ve tarafsız” demesin...
Kimse yandaş avukatların kurduğu baronun referansıyla hakim ya da savcı olanlardan adalet falan beklemesin.
★★★
Adalet Bakanı’na çağrıda bulunuyorum:
Yaptığı “gaf” nedeniyle dün adaylıktan çekilmek zorunda kalan Ankara 2 No’lu Baro Başkanı’nın sözünü ettiği o 70 hakim ve savcı kim?
Hangi illerde, hangi mahkemelerde görev yapıyor?
Hangi soruşturmaları başlattılar, hangi davaları görüyorlar?
Aynı uygulamayı İstanbul 2 No’lu Barosu’yla da gerçekleştirdiniz mi?
Yaptıysanız, o Baro’nun kaç yandaş üyesini hakim ve savcı olarak görevlendirdiniz?
★★★
Böyle bir skandal başka bir ülkede patlasa... Adalet Bakanı çoktan istifa ederdi.
Bizde ise sadece Baro Başkanı adaylıktan çekildi.
Adalet Bakanı’na gelince... Bu yazının yazıldığı saate kadar iki satır açıklama yapmaya bile gerek görmedi.
Neden?
Çünkü ondan hesap soracak kimse yok...
Hepsi bu!
Leğende bezelye!
Cezaevlerinde şu anda 362 bin 538’i hükümlü, 71 bin 799’u da tutuklu olmak üzere 434 bin 337 “mahpus” bulunuyor...
Toplam yatak sayısı ise 304 bin 956...
Yani... Cezaevlerindeki doluluk oranı yüzde 131’e ulaştı.
İnsanlar yerde yatıyor,
★★★
Yaklaşık bir ay önce Ankara’da düzenlenen “Ailem Güvende” operasyonunda gözaltına alınarak tutuklanan gazeteci Tuğba Tekerek, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde yaşadıklarını DW Türkçe’ye anlattı.
“Tuvalet önünde bile yatıyoruz. En çok rahatsız eden şeylerden birisi de yemeği plastik çamaşır leğeninden almak. Çorba da bezelye de o leğenden dağıtılıyor.”
★★★
Adalet Bakanı diyor ki:
“Cezaevlerinde işkence yok...”
İyi de özgürlükleri kısıtlanan insanları bu koşullarda yaşamaya mahkum etmek de “işkence” değil mi?
GÜNÜN SORUSU
Azerbaycan’daki kız öğrencilerin, devlet okullarında başörtüsü takmaları yasaklandı. Sorum Cumhurbaşkanı Erdoğan’a:
“Gardaşınız” İlham Aliyev’in bu uygulaması hakkında ne düşünüyorsunuz? Her şeye rağmen “gardaşınız” olarak kalmaya devam edecek mi?