Hüsnü Mahalli
25 Eylül 2020

Tiyatro mu dizi mi!


Birileri yazıyor bizimkiler oynuyor.

Birileri başrolde diğerleri figüran.

Son yüz yıldır hep böyle.

Arabın Ya lellisi ya da Dallas vari dizi.

Sahneler çoğu zaman kanlı ama seyirci de buna alıştı yani alıştırıldı.

Zaman zaman şikayet edenler oluyor ama onların da çaresine bakılır.

Bu COĞRAFYA’nın her yerinde hikayeler aynı.

Çok gerilere gitmenin bir alemi yok.

Gelin yalnızca Arap Baharı oynunu izleyelim.

Oyunun ilk Prömiyeri 11 Eylül saldırısı.

İkinci gösterimi 2001 Afganistan, 2003 Irak işgali.

BOP’la tiyatro oldu dizi.

Tam bir tezgah.

Buyurun bakalım.

Bahar geldi ortalık şenlendi.

Azıcık kanlı oldu ama o kadarı da olacak.

Kolay değil halkların özgürlük, demokrasi ve zenginlik özlemi bitecekti.

Hayırsever en az 100 ülke halklarımıza yardım edecekti.

Bölgemizdeki tüm Müslüman ülkeler batının yani Büyük Patron ABD’nin emrine girmişti.

Sultanlar, Krallar, Emirler, Şeyhler ve türlü türlü liderler.

Hiçbirinde zerre kadar demokrasi yok ama “Suriye, Libya, Tunus, Yemen ve Mısır’a demokrasi getireceğiz” diye tutturmuşlardı.

Ama Bahreyn’e olmaz çünkü orası Şii.

“Şii olanlara demokrasi yok”.

Her şeyin kriterini, Körfez’in has muhlis Sünni sultan, kral, emir ve şeyhleri belirliyor.

Sağllı solla bir çok zavallı buna inanmıştı.

Öyle istemişti yönetmen.

Şimdi hepsi tükenmişlik sendromu yaşıyor.

Salak yerine konulmak hiç de kolay değil.

Buyurun bakalım.

Başlangıçta herkes birlikte hareket ediyordu.

Temmuz 2013’te askerler “rol gereği” Müslüman Kardeşler Mursi’yi devirince işler karıştı.

Aynı gün Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn Müslüman Kardeşler’i terör örgütü ilan edip General Sisi’yi destekleyince  Türkiye ve Katar Müslüman Kardeşler’e sahip çıktı.

İşler karışınca IŞİD Haziran 2014’te gidip Musul ve Irak’ın üçte ikisini işgal etti.

Hem de Müslüman Kardeşler’i terör örgütü ilan eden Suudi Arabistan, BAE ve bildiğiniz müttefiklerin desteğiyle.

Bu da yetmeyince Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn, Ürdün, Kuveyt, Mısır ve Katar Mart 2015’te Yemen’e saldırdı.

Saldırı devam ediyor.

Bu kadar aksiyona rağmen seyircinin heyecanı azalıyordu.

Senaryoyu yazanlar çaresini buldu:

“Aksiyon ve entrika dozunu artıralım”.

Haziran 2017’de Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır’la Katar kavga ettirildi.

Katar; Yemen’e saldıran koalisyondan çekildi.

Türkiye; Katar’a asker yolladı.

Artık bölgenin her yerinde herkes herkesle kavgalı.

Suriye’de, Libya’da, Somali’de, Yemen’de ve daha birçok yerde.

Legal ve illegal yöntemlerle.

Yetti mi?

Mümkünatı yok!

Nisan 2019’da askerler herkesin “dostu” Müslüman Kardeş Ömer El-Beşir’i devirdi.

Mısır’da olduğu gibi Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn aynı gün darbecileri desteklediklerini açıkladılar.

Başka!

Darbecilerin başı El-Burhan 4 Şubat 2020’de İsrail Başbakanı Netanyahu ile Uganda’da buluşarak herkesi şaşırttı.

Ya da şaşırtmadı çünkü senaryo yazarı öyle istemişti.

İktidarda kaldığı 30 yıllık süre içinde Batı’nın hizmetinde olan El-Beşir’i devirenler şimdi bu ülkeyi tepe tepe kullanmaya

hazırlanıyor.

Küçük bir detay:

Askerler ülkede laik düzene geçeceği söyledi.

Bazıları buna çok sevindi.

Çağdışı Sultan, Kral, Emir ve Şeyhlerin parasıyla ayakta durmaya çalışan ve yakında İsrail’le stratejik işbirliğini başlatacak olan generallerin her tarafı laik olsa ne işe yarar?

BAE ve Bahreyn’den sonra Sudan ve yakında Suudi Arabistan, Umman, Fas ve belki de Kuveyt İsrail’le dost olacak.

Peki kime karşı?

600 bin nüfusu olan ve 11 bin kilometre karelik Katar!

Yerseniz!

Dizi de olsa sonu belli çünkü yönetmen herkesle dalga geçiyor.

Tüm bu ülkelerde ABD’nin işleri var.

ABD bölgedeki tüm askeri operasyonlarını Katar’daki iki üssünden yönetiyor.

Bu oyunda anlaşılmayan zerre kadar bir nokta yok.

Her şey açık ve salakça ama yine de birileri izlemekten sıkılmıyor.

Dizinin biteceği yok.

Aradaki küçük aksiyonlar olacak ama sahne aynı.

Konuştuğumuz ülkelerin hepsi ve liderleri ABD’nin “dost ve müttefiği”.

Büyük Patron ne isterse onu yapıyor ya da yapmak zorundalar.

“Horoz Dövüşü”!

Her yer kan revan ama tavuklar beklemede!

Adı üzerinde tiyatro!

Yazarlar

Tiyatro mu dizi mi!
Hüsnü Mahalli