TÜRKİYE için bir turnuva daha sona erdi... 24 sene beklediğimiz ve büyük umutlarla katıldığımız Dünya Kupası’ndan gerçek kimliğimize yakışır bir maç ile veda ediyoruz. Oynadığımız Avustralya ve Paraguay maçlarında aldığımız mağlubiyetler sonrası, ABD karşısında oynadığımız iyi futbolla aldığımız 3-2’lik galibiyet, bir nebze olsa da bizi mutlu etti.

✶✶✶

BU maç bizim için önemliydi. Çünkü Türkiye, turnuvadan böyle elenmemeliydi. ‘Bizim Çocuklar’ın sahaya bir karakter koyması gerekiyordu. 

Ve bunu da başardılar.

✶✶✶

GELELİM sahaya...

ABD karşısında oynadığımız futbol bize işte istediğimiz Türkiye bu dedirtti. Oynanan futbolun yanı sıra sahada öyle bir isim vardı ki, oyunuyla herkesi mest etti. Gerçek yerinde oynayıp, sorumluluk aldığında neler yapabileceğini bir kez daha herkese gösteren o isim, büyülü ayaklarıyla takımı yöneten;

Arda Güler’di...

Dünyanın en büyük kulüplerinden birinde oynayan, Milli Takımımızı’nda yıldızı Arda Güler, galibiyetin mimarıydı.
Tabii unutulmaması gereken asıl konu, yenildiğimiz ilk iki maçta da Arda’nın neden iyi olduğu bölgede kullanılmadığıydı...

Neden?  

✶✶✶

Arda’nın dışında dün sahada oynadıkları futbolla beğenilen, 4 farklı isim daha vardı; 

- Defansta; Ozan Kabak
- Sol bekte; Eren Elmalı
- Orta sahada; Salih Özcan
- Sağ kanatta; Oğuz Aydın

Bu isimlerin sahada koyduğu karater, oynadıkları futbol bize ilk iki maçta neden yoklardı? sorusunu sorduruyor.

Neden?

Çünkü, takımda iyi oynamadığı zaman bile bir türlü dokunulamayan Hakan Çalhanoğlu ismi. Milli Takım forması altında oynadığı maçlarda takıma katkısı belli olan Çalhanoğlu’nun, ne durumda olursa olsun vazgeçilmez olması.  

- Arabİstan’da oynanan futbolun ne kadar yetersiz kaldığını gösteren Merih Demiral. 

Eski hızı ve fiziğinin uzağında bir turnuva geçirmesine rağmen, dün akşam herkesin beğenisini kazanan Ozan Kabak kenarda beklemesi. 

- Oynadığı futbolla kendi kulübünde de eleştirilen, Avustralya maçında defansın arasında kaybolan, eleme maçlarındaki futboluyla kazandığı kredisini Dünya Kupası’ndaki performansıyla bitiren Kerem Aktürkoğlu.

Ve Montella’nın onu sahada tutma inadı.

✶✶✶

ARTIK hem ülke olarak hem de futbolcular olarak önümüze bakma zamanı. Futbol Federasyonun ve Teknik Direktör’ün durumu ne olacak hep birlikte göreceğiz. Kendileri başarılı görüp istifa etmeseler de, bazı şeylerin değişmesi gerektiği aşikâr. 

Artık sırada Uluslar Ligi ve Avrupa Şampiyonası var. Değişim olacaksa bir an önce olmalı ve milli formanın hakkını verecek bir kadro oluşturulmalı. 

Umarım bir daha böyle erken vedalar yaşamayız.