Memduh Bayraktaroğlu
14 Ocak 2022

Susma hakkımı kullanıyorum…


Kurmay Albay damadıyım…

Haliyle orduevleri ve askeri kamp yerlerinin yabancısı değilim.

RefahYol döneminde orduevlerine gidişime…

Askeri kamplarda sevgilimin ailesiyle tatil yapmama öfkelenen bazı dostlarım:

Vatan evlâtlarından (Mehmetçiklerden)…

Subaylar gibi:

“Garsonluk” hizmeti almayı içime sindirişimi:

Eleştirirlerdi…

Oysa…

Çok iyi bildiğim için onlara şöyle derdim:

“Takmayın kafanızı, vatan evlâtları; kışlada ya da sahada olmak yerine, orduevinde garsonluk yapmaktan son derecede memnunlar…”.

İlerleyen yıllarda…

Dostlarımın istedikleri oldu…

Erdoğan hükümetleri, orduevindeki hizmetleri özelleştirdi…

“Vatan evlatlarının”, komutanlarına “garsonluk” yapmalarının önüne geçti…

Orduevleri ve askeri kamplarda tatil yapmak pahalandı…

Bülent Ersoy

Canlarım şimdi asıl konuya geleyim…

Yazımın içindeki fotoğrafı gördünüz mü?..

Vatan evlâtlarının komutanlarına:

“Garsonluk” yapmasını içine sindiremeyenler…

Eğlence dünyası ünlülerinden birine (Ki, taşı sıka suyunu çıkaracak kadar güçlü):

Şemsiye tutturuyor…

Oturttukları tekerlekli arabasını (Yürüyüp de yorulmasın diye):

İttirtiyorlar…

Söyleyecek, yazacak çok kelime biliyorum bu konuda…

Ama…

(Şimdilik) Susma hakkımı kullanıyorum…

DEMİREL’DEN NEFRET ETME SEBEBİ BU MU?.

Erdoğan’a göre:

Askerler…

Darbe yaparak:

Erbakan ve Özal’ın önlerini kesmiş…

Hafızamı zorlamaya bile gerek görmeden hemen hatırladım ki…

Askerler (TSK)…

Ne Özal’a darbe yaptılar…

Ne de Erbakan’a…

Süleyman Demirel

Ama askerler…

Erdoğan’ın nefret ettiği Süleyman Demirel merhuma…

Biri muhtıra olmak üzere…

İki kere darbe yaptılar…

Anlayamadığım şu:

Erdoğan doğru söylemeyi neden sevmiyor?..

Demirel’den niçin bu kadar çok nefret ediyor?..

Ve neden:

Merhum Süleyman Bey’in başbakanlığı döneminde yapılmış iki askeri darbeden birinin Özal’a…

Diğerinin ise Erbakan’a yapıldığını söylüyor?…

Acaba…

Demirel:

Seküler ama…

Samimi inançlı bir Müslüman…

Ve fakat aynı zamanda:

Atatürk ilke ve inkılaplarından asla taviz vermemiş bir laik devlet yanlısı…

Anayasaya saygısıyla tanınan bir devlet insanı politikacı olduğu için mi?..

MUSLUKLAR HARİÇ HER YANI AKIYOR

Osmanlı döneminin en çok sürgün yiyen bürokratlarından biri olan Şair Eşref; hicivleriyle tanınır…

Rahmi ağabey (Turan) geçtiğimiz aylarda bir yazısında…

Rahmi Turan

CHP Milletvekili ve DPT Eski Müsteşarı İlhan Kesici’nin anlattığı bir Şair Eşref anekdotunu paylaşmıştı köşesinde…

Kısaca hatırlatayım…

Şair Eşref Kırkağaç kaymakamıdır…

Makamın bulunduğu binanın çatısı, yağan her yağmurda binanın içini göle çevirmektedir…

Eşref, Başbakanlık (Sadaret) aracılığıyla İçişleri (Dahiliye) Bakanına mektup yazar…

Tamirat için ödenek ister…

Bakanlıkta para olmadığı için, Kaymakam Eşref’i oyalamak amacıyla:

“Nereleri akıyor yaz, bildir” diye bir mektup gönderilir…

Eşref cevap yazar:

“Musluklar hariç her tarafı akıyor…”.

İlhan Kesici

Kesici, bu anekdotu ekonomi yönetimine bağlar ve şöyle der:

“Bizim ekonomimizin de her yanı akıyor. Tutturulabilecek yanı yok…”

NEBATİ DE GİDİYOR…

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’yi:

“Kardeşim sen Cumhurbaşkanı’nın talimatına niye uymuyorsun?..” diye uyardı…

Peki…

Nebati ne yapmış da Erdoğan’ın talimatına uymamış…

Erhan Usta

Onu da şöyle açıklıyor Usta:

“Politika faizi %14 iken Hazine en son % 26,3 ile borçlandı…”.

Usta’ya göre Nebati de “gidici…”.

Sebebi ise:

Erdoğan’ın talimatına uymamak…

MEZAR TAŞI ÇALINDI…

Eskinin efsane bakanlarından birine sordum:

“Erdoğan çok seyrek de olsa sizi arayıp hâl hatır sorar mı?..”.

Şair Eşref’ten bir dörtlükle cevap verdi:

Kabrimi kimse ziyaret etmesin Allah için,

Gelmesin, reddeylerim billâhi öz kardaşımı.

Gözlerim ebnâ-yı âdemden o rütbe yıldı kim,

İstemem ben Fâtiha, tek çalmasınlar taşımı…”.

Şair Eşref

AKP’nin iktidar döneminde…

Şair Eşref’in, Manisa Kırkağaç’taki kabristandan…

Mezar taşını çaldılar…

Hem de iki defa…

DÜNÜN TİVİTİ…

@ay_moon_ay

Bize gelince

■ İçtiğimiz sigaraya alkole karışıyor

■ Giydiğimiz eteğin boyuna karışıyor

■ Kaç çocuk yapacağımıza karışıyor

■ Doğumun normal ya da sezaryen olmasına dahi karışıyor

Ama konu tarikatlarda kafa kesme, çocuklara tecavüz, baskıyla intihar etme olunca tek kelime etmiyor.

Ayşe Aydoğdu

 

Yazarlar

Susma hakkımı kullanıyorum…
Memduh Bayraktaroğlu