Hüsnü Mahalli
21 Haziran 2022

Sol’dan haberler


Bizim Altılı Masa’da ‘sol’ olarak bir tek CHP var.

Bir zamanların sol söylemli partisi HDP şimdi PYD/YPG’den dolayı ABD’nin gözüne bakıyor.

Geri kalan sol söylemli ya da programlı partiler ülkenin içinde bulunduğu durumun bu denli tehlikeli olmasına rağmen birleşmiyor ve herkes “En hakiki sol benim” diyor. Oysa emekçi kesimlerin perişan edildiği bu ülkede solcu parti ve güçler ortak bir programla halkın karşısına çıkıp kendini anlatabilse kesin iktidar olur.

Kolombiya’da olduğu gibi.

İkinci turu önceki gün yapılan seçimleri sol İttifak’ın adayı Petro Gustavo ve yardımcısı Francia Marquez kazandı. Hem de ülkenin en zengin iş insanı sağcı hatta faşist Rodolfo Hernandez‘i yenerek.

CİA, Mossad ve diğer istihbarat örgütlerinin cirit attığı, dünya uyuşturucu ticaretinin merkezi Kolombiya tarihinde sol ilk kez iktidar oldu.

Yeni Başkan Petro Gustavo CİA destekli faşist iktidara karşı mücadele eden eski bir gerilla komutanı.

Sonuçların kesinleşmesinden sonra Şili Cumhurbaşkanı Boric, Arjantin Cumhurbaşkanı Fernandez, Venezuela Cumhurbaşkanı Maduro, Meksika Cumhurbaşkanı Lopez, Küba Cumhurbaşkanı Diaz, Bolivya Cumhurbaşkanı Arce ve Peru Cumhurbaşkanı Castillo Terrones yeni Başkan Gustavo’yı arayarak kutladı ve birlikte mücadeleye hazır olduklarını bildirdi.

En çok sevinen de Maduro oldu çünkü CİA ve MOSSAD’ın Venezuela’ya yönelik tüm darbe yaptırma ve isyan çıkarma çabaları her zaman komşu Kolombiya’da (ortak sınır 2200 km) planlanıp uygulanıyordu.

Uzun yıllar ABD destekli faşist iktidarların yönettiği Latin Amerika’nın en önemli ülkelerinde (12 ülkenin sekizi) artık sol ittifaklar iktidarda.

Sırada Brezilya var.

Ekim 2018’de ABD ve İsrail destekli asker- mafya- yargı ve sermaye tezgahıyla seçilen kadın, çevre ve her türlü özgürlüklerin düşmanı

Bolsonaro’nın rakibi bu kez (seçimler Ekim’de) eski solcu Başkan Lula Da Silva ve kesin kazanacak gibi görünüyor.

Bizdeki sol, sol söylemli ya da kendini solcu sanan parti ve güçlerin ABD’nin arka bahçesi Latin Amerika ülkelerinden çıkaracağı çok ders var ve olmalı ama bunu yapabileceklerini sanmıyorum.

Yazık!

Gelelim bize daha yakın yani “muasır medeniyetin” parçası Fransa’ya.

Nisan 2017 Başkanlık ve Haziran 2017’de yapılan parlamento seçimlerinde hezimete uğrayan Sosyalist ve Komünist partilerle sol söylemli parti ve gruplar geçtiğimiz Nisan’da yapılan başkanlık seçimlerinde toparlanmaya başladı ama işe yaramadı. Bunun üzerine önceki Pazar yapılan parlamento seçimlerinde Fransa Boyun Eğmeyen Partili lideri Melenchon’un girişimiyle Yeşiller Partisi, Sosyalist Parti ve Fransız Komünist Partisi’ni kapsayan Sosyal ve Ekolojik Yeni Halk Birliği İttifakı kuruldu. İttifak; oy kullanma oranının % 46 olduğu seçimlerde oyların % 32’sini alarak ana muhalefet grubunu oluşturdu. Cumhurbaşkanı Macron’un İttifakı’nın parlamentoda çoğunluğu kaybettiği seçimlerde Faşist La Pen’in lideri olduğu Ulusal Birlik tarihinin en büyük zaferini kazanarak 577 sandalyenin 89’unu aldı.

Özetle iki ay önce % 58 oy oranıyla seçimi kazanan ve sol birliğin oluşmasıyla meclisteki çoğunluğu kaybeden Macron’un işi zor. Böyle bir durum Macron’u Ukrayna başta olmak üzere özellikle dış politikada çok zorlayacaktır.

İsteyenler Fransa seçimlerinden de ders alabilir.

Gelelim Türkiye’ye.

İki “önemli” misafirimiz var!

Kaşıkçı cinayetinin sorumlusu Muhammed Bin Selman yarın Ankara’da. “Her katil, bir gün mutlaka olay mahalline döner” denmiş ama Bin Selman İstanbul’daki konsolosluğa uğramayacaktır. Bin Selman’ın olası Ankara görüşmelerini son iki yazımda özetlemiştim.

Bin Selman’dan bir gün sonra İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid Ankara’ya geliyor. Önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı telefonla arayan İsrail Cumhurbaşkanı Herzog “İsraillileri hedef alabilecek İran’ın olası saldırılarını” görüştük demesine rağmen Lapid ‘Bin Selman’ın Ankara’da neleri konuştuğunu öğrenmek isteyeceği’ kesindir.

Sonrası malum..

Ya İsrail Başbakanı Bennett Ankara’ya gelecek ya da Erdoğan İsrail’e gidecek.

Bakalım kim daha hızlı davranacak.

Bence Erdoğan.

Sisi kabul etse oraya da gidilir ama önce Biden telefon edip Beyaz Saray’a davet etmeli.

O da olmazsa 15 Temmuz’da Cidde’ye davet edebilir.

Bizdeki solcular da dünyadan bihaber öylece seyredip dursunlar.

Yazarlar

Sol’dan haberler
Hüsnü Mahalli