Türk dediğimiz zaman cesaret önce gelir. Cesur oyun, akılla harmanlanıp içine biraz da çılgınlık eklenince ortaya Türk ruhuna uygun oyun ortaya çıkar. Montella’nın forvetsiz oyunu gerçekten bizlik değil. İlk yarı ve ikinci yarı arasındaki en büyük fark risk alma noktasındaydı. İlk 45 dakikada topla oynama oranı ve atak yapma konusunda üstün bir oyun ortaya koyduk ama daha temkinli bir oyun oynadık. Romanya ise kalabalık bir defans anlayışı ile ataklarımızı savuşturmaya çalıştı. Kerem Aktürkoğlu bu kalabalık defansın arasında çok sıkıştı ve isteneni veremedi.
✶✶✶
Beklerimiz ileriye çıkma denemeleri yaparken bu işi en iyi ve en faydalı şekilde yapan Ferdi, Arda’nın müthiş asistiyle golü buldu. Romanya’nın bütün planı kontrataklar üzerineydi. Bizim hata yapmamızı beklediler. Bu hataları maalesef 70. dakikadan sonra yapmaya başladık. Her iki devrede de oyunu kanatlara açarak, genişlik kazandırmaya çalıştık. Bu sayede Romanya’nın kalabalık defasının arasındaki dar alanı da genişleterek, boşluklar bulmayı hedefledik. Ancak forvetsiz oynamak yine bizi skor anlamında geride bıraktı.
✶✶✶
BERTUĞ, Umut Nayır ve Eren Tozlu gibi asıl işi gol atmak olan, duracağı yeri bilen, duvar olacak forvetlerden faydalansak çoğu maçı farklı kazanırız. Montella’nın elinde sadece Türkiye’de 5000 tane profesyonel futbolcudan oluşan bir havuz var. Kulüp takımı çalıştırmıyor, transferle dönmüyor bunu anlar ve aynı taktikle, aynı isimlerle oynamaktan vazgeçerse Türk gibi oynar daha keyifli şekilde kazanırız.