Alper Mert
17 Ocak 2020

Siyaset ve futbol


Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un, Trabzonspor’u hedef aldığı sözlerinde işin içerisine siyaseti de ekleyerek eleştirmesi AK Parti cephesinde büyük rahatsızlık yarattı. İktidara yakın spor medyası mensuplarının tamamı birbirleriyle yarışır gibi, “Siyasetin spora müdahale ettiği gibi bir algı var” cümlesiyle bu durumun gerçek dışı olduğunu anlatmaya çalıştı. Anlatan dillerin çoğu bu sistemden beslenerek güçlenen isimler olunca ortaya samimiyetsiz yorumlar dizisi çıktı.

Bu konu üzerinde bir hassasiyet varsa, siyasete yakın isimlerin bazı menajerlerin arkasındaki güç olduğu iddiaları konuşulurken sessiz kalınmamalıydı. TFF seçimlerinde kurulların tamamı AK Parti grubundan seçilirken itiraz edilmeliydi. Göksel Gümüşdağ ve Rıdvan Dilmen gibi isimler kendilerini siyasete yakın olarak gösterdikleri için futbolun içinde ‘güçlü figür’ olmalarına müdahale edilmeliydi. Başta TFF olmak üzere bütün federasyonların seçimlerinde başkan adayları ve yönetim kurulları için siyasetten onay alınmasına karşı çıkılmalıydı. Balmumcu ve Beylerbeyi gibi gruplar üzerinden futbolun dizayn edildiği yönündeki iddiaların araştırılması, gereken uyarıların yapılması gerekiyordu. Siyaset bunların tamamına sesini çıkarmayıp üzerine destek veriyorsa, o zaman futbolun içindeki siyasi etki söylemlerine tepki gösteremez. Ortada bir algı varsa bunu siyasetin yakınında duran kraldan çok kralcıların sebep olduğu gerçeğiyle yüzleşilmesi gerekiyor. Zira, futbolun içindeki yakınlarının iktidara verdiği zararı muhalefet cephesi bile vermiyor.

Yazarlar

Siyaset ve futbol
Alper Mert