Ankara’da bu salı günü başlayıp çarşamba günü bitecek olan NATO Zirvesi, vatandaşlar için bir eziyet haline geldi.
Başkent’te hayat âdeta durduruldu.
Protesto yasakları, gözaltılar, tutuklamalar, basına uygulanan engeller, hak ihlâlleri doğal olarak büyük eleştiri konusu oldu.
Otoyolların çevresine, yoksulluk ve yıkıntının görülmemesi için yerleştirilen NATO logolu paneller, fakir gecekondu mahallelerine çekilen brandalar halk tarafından “Devekuşu öyküsüne” benzetildi. Malûm, devekuşu kafasını kuma sonunca, kendisinin kimsenin görmediğini zannedermiş...
Ankara’daki tüm bu makyaj çalışmaları için 181 milyon lira harcandığı, NATO’yu protesto edecekleri düşünen 170’den fazla insanın gözaltına alındığı öğrenildi.
İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, Başkent’teki yoksulluğu örtme çabalarına şaşırarak “Bu telaş nedir? Bu eyyamcılık nedir?” diye sordu ve ekledi:
“Türkiye NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor diye kendi vatandaşlarına yabancı muamelesi yapmak zorunda değildir. Gazeteciden, öğrenciden, sivil toplumdan korkmak zorunda değildir. Türkiye’nin itibarı boyanan duvarlarla, kapatılan yollarla, susturulan gazetecilerle ölçülmez. Hukukunun güvenilirliği, dış politikasının tutarlılığı ile ölçülür ve itibar özgürlüklerle kazanılır.”