Ahmet Takan
6 Ağustos 2022

Sadece, bir gazeteci gözlemi!..


Başlığı, “Dostça bir uyarı” diye atacaktım…

Vazgeçtim!..

Uzun uzun düşündüm. Alakasız yerlere çekilmesinden, hiç istemesem de hiç işim olmasa da diğer tarafın yandaşı gibi algılatılmasından endişe ettim. Gerçek maksadımı aşmayayım dedim…

Mesleğim, kamu vicdanının sesi olarak hareket etmemi emreder. Hep derim; yazılarımı kaleme alırken, vay efendim şu üzülür veya vay efendim şunun çok hoşuna gider diye düşünmem. Yapıştırır giderim!..

Ülke çok kritik bir virajda!… Aynı zamanda altılı masa da…

SP lideri Temel Karamollaoğlu’nun ev sahipliğini yapacağı ilk tur toplantılarının sonuncusu öncesi kulisleri çok dikkatle takip ediyorum. Çok net söylemek gerekirse; iyi gitmiyorlar!..

Tamam… Saray iktidarının kötü yönetimine karşı toplumda büyük bir tepki var. Altılı masanın lokomotifi CHP ve İYİ Parti ivmeyi yükseltiyor. Ancak hâlâ toplumda beklenilen güven karşılığını bulamadılar. Nedeni de çok açık ve net; 6’lı masada her şey pamuk ipliğine bağlı!.. Ve seçmen bunun çok iyi bir şekilde farkında…

İsimlendirmeye girmeyeceğim:

CHP kurmayları ısrarla; “Adayımız Kemal Kılıçdaroğlu” diyor… Herhalde bunun altılı masada alınan kararların ruhuna aykırı olduğu tartışılmaz…

İYİ Parti lideri Meral Akşener, Başbakanlığa talip olduktan ve buradan geri vites yapmayacağını ısrarla vurguladıktan sonra o cepheden henüz kamuoyuna  açık bir isimlendirme duymadık.

Peki ne oluyor?..

CHP ve İYİ Parti’de lobiler harıl harıl çalışıyor. Hem de ne çalışma!.. İnanın bana, bu enerjilerini sahaya yansıtsalar, partilerinin oy oranları en az 2-3 puan fark eder.

CHP ve İYİ Parti’deki lobiler, kamuoyunda görüntü veren bazı raketler üzerinden mücadele ediyor. Hem de ne mücadele!.. Karalamalar, dezenformasyonlar, manipülasyonlar…

Ne olursa olsun bizim dediğimiz olsun mücadelesi!..

Ne için?.. Gelecek  iktidardaki aslan payını kapmak için!..

O lobilerin kafalarının içindeki ne?..

“Her parti kendi Cumhurbaşkanı adayını çıkarsın. Nasıl olsa ikinci turda biz kazanırız.”

Çarşıdaki hesap böyle!..

★★★

Gördüklerimden ve de duyduklarımdan yola çıkarak şunları söylemeliyim:

Bu millet, beşli çeteden çok çekti. Yeni beşli çetelere de hiç ihtiyacı yok!.. Milletin orasına burasına koyacak yeni isimler de istenmiyor. Bu kafayla gidilip es kaza iktidara gelindiğinde, en fazla 2 ay sonra saray iktidarını aranır hale getirmeye de kimsenin  zerre kadar hakkı yok!..

Toplumun yüksek beklentisi; altılı masada makul bir anlaşma gerçekleşmesi ve ortak aday üzerinde ittifakla birleşilmesi.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve sayın Meral Akşener’e sesleniyorum:

ORTAMI ZEHİRLEYENLER VAR!..

Tüccar zihniyetli siyasetçilere dikkat!..

★★★

Günün anlam ve önemine binaen yazıya şöyle bir nokta koyalım:

-Zamanın birinde Padişah, baş vezire sormuş:

“Eğitim mi önemli, karakter mi?”

Vezir hemen cevap vermiş:

“Karakter önemlidir sultanım”

Padişah, memleketin her yanına tellallar göndermiş:

“Duyduk duymadık demeyin… En iyi hayvan eğiticisine 100 altın ödül verilecek.”

Bir eğitici huzura çıkmış. Padişah sormuş:

“Bir kediye tepsiyle servis yapmayı ne kadar zamanda öğretirsin?”

“Altı ayda öğretirim padişahım”

Altı ay dolmuş. Eğitici huzura alınmış. Padişah sormuş:

“Öğrettin mi?”

“Öğrettim padişahım”

Saray erkânı toplanmış. Hünerli kedi elinde tepsiyle servis yapmaya başlamış. Tam baş vezirin önüne geldiği zaman padişah sormuş:

“Ey vezir! Söyle bakalım, eğitim mi önemlidir, karakter mi?”

Vezir, padişahın sorusuna cevap vermeden önce, kaftanının altında hazır tuttuğu bir fareyi yere bırakmış.

Kedi, fareyi görünce tepsiyi attığı gibi farenin peşinden koşmaya başlamış. Altı aylık eğitim de boşa gitmiş.

Vezir, padişahın sorusuna cevap vermiş:

“Karakter önemlidir padişahım. Önünde bir fare gördüğünde her şeyi unutan bu kedi gibi, eline bir fırsat geçtiğinde çıkarının peşinde koşan, karakteri bozuk insanlardan da bizleri Rabbim korusun!” demiş…

Kıssadan hisse!..

★★★

Ulu Tanrı, tüm şehitlerimizle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

 

Yazarlar

Sadece, bir gazeteci gözlemi!..
Ahmet Takan