AKP’nin 2002’de iktidara geldikten sonra yaptığı ilk iş, Bülent Ecevit Hükümeti döneminde çıkarılan “Nereden Buldun Yasası”nı iptal etmek olmuştu.
Zekeriya Temizel’in Maliye Bakanlığı döneminde, yürürlüğe giren bu yasanın amacı... Kişilerin ve kurumların gelirlerinin kaynağını sorgulamak, kara ve kayıt dışı parayı sıfırlamaktı!
Yani sıradan vatandaşın evine, iş yerine 5 lira vergi borcu nedeniyle icra memuru göndermek yerine, kara ve kayıt dışı parayla zenginleşenlerin saltanatına son vermekti.
Yasalara saygılı vatandaştan yana, kaçakçıların, uyuşturucu, silah tacirlerinin, rüşvetçilerin, gaspçıların, hırsızların, vergi vermemek için gelirlerini az gösterenlerin karşısında bir düzenlemeydi bu...
★★★
2002’nin sonlarında iktidara gelen AKP, hükümeti kurar kurmaz yani 9 Ocak 2003’te bu sorgulamaya son verdi.
Bu yasanın tam tersini yaptı ve “Varlık Barışı” adı altında tam yedi kez af ilan etti...
Kaçakçıların, kara paracıların yüzünü güldürdü.
Şimdi sekizinci kez aynı şeyi yapıyor.
Yurtdışındaki kayıt dışı kazançlarını Türkiye’ye getirenlere vergi muafiyeti tanıyan yasa teklifi Meclis’te...
Be seferki teklife göre Türkiye’de yerleşik olmayan gerçek kişilerin Türkiye’ye getirdikleri yurtdışı kazançları 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutulacak.
★★★
İyi de amaç ne?
Sözüm ona, “Türkiye’ye döviz girişini artırmak...”
Oysa bu yasanın ülkemizi biraz daha “kara para cenneti”ne çevireceği, dünya mafyasını biraz daha fazla Türkiye’ye çekeceğini kimse görmüyor...
Ya da görüyor ama umursamıyor...
Belki de umursuyor fakat zaten asıl amaç bu!
★★★
Şimdi, arkanıza yaslanın ve sorumun yanıtını düşünün:
İşçinin, emeklinin, memurun, esnafın, çiftçinin canına okuyan...
Ama dünyadaki tüm hırsızlara, arsızlara, pis işlerin adamlarına kucak açan ve asla hesap sormayan bir iktidar, kimin iktidarıdır?
Koca mı, ilke mi?
CHP’den AKP’ye geçen belediye başkanlarına Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın da ekleneceği iddiaları yeniden alevlendi.
Bu iddialar ilk olarak 2025’in Ekim ayında gündeme gelmiş, Burcu Köksal da böyle bir durumun asla söz konusu olmadığını açıklamıştı.
CHP kaynaklarına göre, Burcu Köksal, eşine yönelik bazı iddialarla tehdit ediliyor...
Ona da diğer belediye başkanlarına söylendiği gibi, “Ya AK Parti’ye katıl, ya da içeriye atıl” denildiği belirtiliyor.
Peki; Burcu Hanım bu iddialara ne diyor?
Hiçbir şey...
İddiaları doğrularcasına, telefonlarını kapatmış, Ankara’ya gitmiş!
Belli ki “kocasıyla ilkeleri arasında bir tercih yapmaya” çalışıyor!
★★★
Yıllar önce partiler arasında yapılan belediye başkanları ve milletvekili transferlerini “ahlaksızlık” olarak niteleyenlerin, şimdi sadece bu transferlerle varlıklarını sürdürmeye çalışması, ne acı!
Saçma sapan vaatler!
Cumhurbaşkanı Erdoğan Aile Yılı’nı Aile On Yılı’na dönüştürdü. “En az üç çocuk” çağrısını da yineledi.
Peki; cemaati ne yaptı?
İşi abarttı.
Örneğin Ordu’nun Kumru Belediye Başkanı Yusuf Yalçuva, ilçede azalan nüfusu yeniden artırmak için eşi benzeri görülmemiş bir “teşvik” kampanyası başlattı.
Kumru Belediye Meclisi’nin kabul ettiği teşvik kapsamında...
On çocuk yapan ailelere sıfır kilometre araba...
Sekiz çocuk yapanlara da belediyede iş verilecek.
Üçüncü ve sonrası her çocuk için de birer defaya mahsus olmak üzere 50 bin lira “prim” dağıtılacak...
Bir aile, on çocuğu normalde en erken on, hepsi ikiz olsa beş yılda yapar.
Peki; beş-on yıl sonra sizin o koltuklarda oturacağınız nereden belli?
Bundan nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz da bol keseden vaatte bulunuyorsunuz?
★★★
Hayatta olan çocuklar okula aç gidiyor, devlet “okul yemeği” bile vermiyor...
Bizim tuzu kurular dalga geçer gibi “daha çok çocuk yapın” diye bastırıyor!
Milletin üreme organlarını rahat bırakın da midelerini nasıl dolduracaksınız; ona kafa yorun beyler...
GÜNÜN SORUSU
Akbelen’de termik santrallere kömür sağlamak için çıkarılan “Cumhurbaşkanlığı acele kamulaştırma kararı” Danıştay’dan döndü. Yüksek mahkeme, salt ekonomik gerekçelerin ‘acelelik’ şartını karşılamadığına hükmetti. İki sorum var:
Akbelen direnişi nedeniyle tutuklanan Esra Işık neden hâlâ cezaevinde?
Cumhurbaşkanı, kendisine direnen Danıştay için ne yapacak?