Hüsnü Mahalli
7 Ocak 2022

Karagöz Hacivat 


İslam Kalkınma Bankası’nda 8 yıl çalışan ve Arap ülkelerine ilk ziyaretini 4 Ocak 2003’de Suriye’ye yapan Başbakan Abdullah Gül’den farklı olarak 15 Mart 2003’de Başbakan olan Erdoğan önce Suudi Arabistan’a (17 Ocak 2004) gitti. Öncesinde yani belediye başkanı ve sonrasında Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak Suudi Arabistan’a birkaç kez giden Erdoğan’ın en anlamlı ziyareti kuşkusuz

Kral Abdullah’ın cenazesine katılmak için 23 Ocak 2015’de gittiği Riyad ziyaretiydi.

Erdoğan o gün kral için resmen ulusal yas ilan etmişti. Oysa o sıralar Ankara’nın Riyad’la ilişkileri 3 Temmuz 2013’de Müslüman Kardeşler’i deviren Sisi’den dolayı bozulmaya başlamıştı. Çünkü Kral Abdullah yanına dünürü Bahreyn Kralı’nı ve yakın dostu BAE Başkanı Muhammed Bin Zayid’i alarak Sisi’ye arka çıkmış ve Müslüman Kardeşleri terör örgütü ilan etmişti. Erdoğan ise Katar Emiri Temim’le birlikte Müslüman Kardeşler’e sahip çıkmış ve her konuda onlara destek veriyordu.

İşin trajikomik olan tarafı ise tüm bu ülkeler ve darbe öncesinde Mısır Esad’ı devirmek için birlikte hareket etmiş ve orada savaşan yerli ve yabancı yüzbinlere silahlı militana her konuda yardım etmişti.

Katar eski Başbakanı Hamed Bin Casim ise 27 Ekim 2017’de “On milyarlarca dolar harcadık ve her şeyi Türkiye üzerinden yaptık” demişti.

Her şey “Büyük Tiyatro”nun senaryosuna uygun gelişiyordu.

Haziran 2017’de Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve Bahreyn; Katar’la ilişkilerini kesince kavganın tarafı olan Türkiye Temim’i korumak için askerini Katar’a yolladı.

Senaryo gereği kavga üç yıl sürdü.

Büyük Patron “barışın” deyince herkes 5 Ocak 2021’de buluşup kanka olmaya karar verdi.

Arap olmayan Erdoğan “devre dışı kalmamak için “Bu kanka işinde ben de varım” dedi ve 8 yıl söylemediğini bırakmadığı Mısır, BAE ve Suudi Arabistan yöneticilerine “duygusal mesajlar” yollamaya başladı.

Sonuç:

BAE lideri geldi ve Erdoğan 14 Şubat’da Abu Dabi’ye gidiyor. Tarih doğruysa Sevgililer Günü’nde.

Erdoğan gitmeden Sedat Peker gönderilir!

Erdoğan; BAE ile birlikte Suudi Arabistan’ı da ziyaret edeceğini söyledi. Bölgedeki beklentiye göre sırada Bahreyn, Mısır ve Ürdün olabilir.

Elbette en önemli durak Riyad.

Orayı da Suudi gazeteci Kaşıkçı’yı 2 Ekim 2018’de İstanbul’da öldürten (kafasını keserek) Muhammed Bin Selman yönetiyor.

Hazretleri ve Suudi’lerin bütün sülalesi isyancı dedelerinin kafasını 1820’de İstanbul’da koparan Osmanlı’dan nefret eder. Bu da yetmez adamlar Mustafa Kemal’den, Cumhuriyet’ten, demokrasiden ve gerçek İslam’dan da nefret eder.

Adamlar; İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra petrol, para ve Vahabi mezhebiyle ABD’nin emrinde bütün İslam coğrafyasını perişan ettiler.

Adamlar; dünyanın neresinde olursa olsun İslamcı tüm parti, örgüt, tarikat, okul, cami ve benzeri oluşumlara yüz milyarlarca dolar para dağıttılar.

Kaide, Taliban, El-Şabab, Boko Haram, IŞİD, Nusra ve ruh hastası benzeri tüm örgütlerin kuruluşunda Suudi’ler var.

Elbette CİA ile birlikte.

Hepsi de dolaylı-dolaysız İsrail’e hizmet etti ve ediyor.

Körfez’in diğer kral, emir ve şeyhleri gibi.

Ürdün, Fas, Sudan ve Mısır’ı da unutmadan.

Sırada İsrail’le barışacak başka Arap ve Müslüman ülkeler var.

Bir de bakarsınız Erdoğan bir sürprizle 17 yıl önce yaptığı gibi İsrail’in “ebedi başkent” ilan ettiği Kudüs’e gider ve Cumhurbaşkanı İzak Herzog’la buluşur.

İki hafta önce Ankara’da gerçekleşen “Türkiye ve İslam ülkeleri Hahamları” buluşması belki de bunun içindi.

Oyuncular her zaman iyi olmasa da tiyatro müthiş bir sanattır.

Ama bizim coğrafyaya daha çok Karagöz Hacivat yakışır. 

Yazarlar

Karagöz Hacivat 
Hüsnü Mahalli