Gürkan Hacır
16 Eylül 2021

Kadraj mühendisliği


Putin koltuğa nasıl oturuyor?

Dikkat ettiniz mi?

Liderlerle bir araya geldiğindeki oturuşundan bahsediyorum.

Mesela Biden’la…

Cenevre buluşmasında…

Nasıl oturdu?

★★★

İki bacağını yanlara doğru açmış…

İki kolunu kolçağa yerleştirmiş… Sırtını arkaya yaslamış.

★★★

Peki… Biden nasıldı?

İnce uzun bacaklarını üst üste dolamış…

Hafif yana kaykılmış… Tek kolunu kolçağa yaslamış… Amerikan rahatlığında…

(Zaten öyle ince ve uzun bir adam ki… Bacak bacak üstüne attı mı bacakları iki tur atabilir)

Putin onunla rekabete girmiyor…

Ben de bacak bacak üstüne atayım… O nasıl rahat kaykılıyorsa ben de öyle kaykılayım demiyor.

Kendi fiziğiyle barışık…

Tıknaz vücudunun ve sporcu bedeninin nasıl durması gerektiğini biliyor.

Bir Judocu gibi iki bacakları yana açıp… Kolları aşağı sarkıtıyor.

Başarılı bir diplomatik görüntü veriyor.

Özgüvenli… Karizmatik…

★★★

Trump vücut dili olarak tehlikelidir.

Koltuğun ucuna doğru oturur, göbeğini aşağı doğru sarkıtır.

Bol ceket ve daima upuzun bağlanmış kravatıyla göbeği hafif kamufle eder.

Ama iş tokalaşmaya geldi mi… Bizim rahmetli Hasan Celal Güzel gibi… Karşısındakini kolundan hoop diye çekip kendi alanına düşürüverir.

En doğru hareket Trump’la tokalaşırken boş bulunmamak… Kolu kaptırdın mı gidersin…

Yani Trump’ın da bir tarzı var…

Beğen beğenme…

★★★

Liderlerin el kol hareketleri… Oturma şekilleri diplomatik anlamlar içerir…

Özellikle zirvelerde…

Çünkü tek bir kare fotoğraf bütün politikanızı berbat edebilir…

★★★

Gelelim bize…

Bizde de siyasilerin birbirleriyle bir araya geldiklerinde el kol hareketleri tipiktir.

Mesela Deniz Bey (Baykal)…

Sizi dinlerken… İki ayağını ileriye uzatıp hafif kaykılmış vaziyette… Gırtlaktan ve ucu açık bir ‘eveeet’ demeye başlamışsa anlattıklarınızdan sıkılmış demekti.

Süleyman Bey siz konuşurken sehpanın üzerindekileri hafifçe düzeltmeye başlamışsa konu ciddiyetten uzaklaşmış demekti.

Baba genellikle koltuğa gömülürdü…

★★★

Şimdiki genel başkanların başka türlü özellikleri var…

Onu ileride bir başka yazıya bırakalım.

Ben başka bir yere gelmek istiyorum…

Kadraj mühendisliğine…

★★★

Kadraj…

Kameranın veya fotoğraf makinesinin gördüğü çerçeveye kadraj denir…

Fotoğrafı ya da videoyu çeken neyi kadraja aldıysa izleyici onu görür…

Dolayısıyla kadraj önemlidir…

Siyasi kadraj daha da önemlidir.

★★★

Biz de bu işin mühendisleri vardır.

Örneğin…

İki Genel Başkanın olduğu karede…

(Görevi ve pozisyonu oraya uygun olmadığı halde) bir üçüncü kelle görüyorsanız… Hah işte o kadraj mühendisidir.

O kareye girebilmek için plan yapmıştır… Mücadele vermiştir…

Veya…

Genel Başkan… Oturmuş en ön koltukta… Başlayacak konseri bekliyor… Gazeteciler birkaç kare fotoğraf almak için önüne gelip basarlar deklanşöre…

Ama o da ne? Genel Başkan’ın tam arkasındaki koltukta bir partili sırıtıyor…

Kadraj mühendisi milim hata yapmaz…

Genel Başkan bir yurt gezisine mi çıktı…

Kadraj mühendisi iş başındadır…

Otobüsün görünecek açısında yerini alır…

Başkan gazetecilere demeç mi verecek… Hoop genel başkanın arkasında…

Genel Başkan bir çocuğu mu sevecek?

Çocuğun tarafında asla değil… Hemen Genel Başkanın yamacında duruverir.

Akşam haber bültenini keyifle açar izler…

★★★

Kadraj mühendisliğini beleş sanmayın…

Para harcanır o işe…

Genel Başkanın arkasındaki koltuk…

Veya uçakta Genel Başkan’ın hemen yanındaki koltuk…

Maliyetledir…

★★★

Ben bir kongre hatırlıyorum…

Ağzına kadar dolu salon…

Salondaki dev ekran tribünden görüntüler veriyor.

Sürekli aynı kişiyi zoomluyor…

Salonda sanki bir tek o var…

Sonradan duyuldu ki…

Çekim yapan ekibe cukkayı indirmiş…

Kadrajın kralını yapmış abimiz…

Tüm salon canlı yayında izlemiş…

★★★

Mühendislik bilimi toplumun ilerleme düzeyini gösterir…

★★★

Kadraj mühendisliği…

Şark kurnazlığının düzeyini…

Yazarlar

Kadraj mühendisliği
Gürkan Hacır