Ahmet Takan
9 Mart 2021

İYİ Parti’de İmamoğlu kızgınlığı…


Şükür!.. Haftaya, yine çok sıcak ve hararetli başladık.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle sosyal medyadan yaptığı paylaşım. Meral Akşener’in o paylaşıma verdiği cevap… Borsa İstanbul Genel Müdürü Hakan Atilla’nın istifası… Geçtiğimiz haftalardan beri harareti hiç dinmeyen AKP yönetimi ve Bakanlar Kurulu’nda yapılacak değişiklikler ile ilgili kulisler… Vee,  gazeteciler Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel hakkında verilen hapis cezaları…

★★★

İçine büyük diken giren hazreti Prompter’dan okunan “İnsan hakları eylem planı” na hiç mi hiç yakışmadı, gazetecilere verilen bu hapis cezaları. Basın ve ifade özgürlüğünden bahsedeceksin, işi sadece ve sadece gazetecilik, kamuoyunu doğru bilgilendirmek olanlara yapıştıracaksın en ağır hapis cezalarını. Oldu mu şimdi?.. Demek ki; Müyesser Yıldız ile İsmail Dükel “plan” da bahsedilen “Su verilemeyecek dikenler”denmiş!.. Kuraklığa mahkum edildiler!.. İktidara batmanın ne demek olduğu cümle aleme gösterildi!.. Herkes ayağına ona göre denk alsın !..

★★★

Şükür dedik ya;

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve HDP eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ı etiketleyerek bir tweet attı. Arkasından, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu’nun cevabı yetişti. Ankara’da siyasi kulislerin Cumhur İttifakı  cenahında “Millet İttifakı çatırdıyor” sesleri yeri göğü inletti.

Neydi İmamoğlu’nun mesajı;

“İYİ Parti Genel Başkanı Sayın @meral_aksener ve HDP Eş Genel Başkanı Sayın @PervinBuldan’ın nezdinde tüm kadın siyasetçilerin ve Türkiye genelindeki kadın belediye başkanı mevkidaşlarımın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarım.”

İYİ Partili Yavuz Ağıralioğlu mesaja ne cevap vermişti;

“Anneleri yıllardır evlatsız bırakan bir cinayet şebekesine mesafesizliğini milli hassasiyet ve haysiyet itirazımız olarak ifade ettiğimiz HDP ve siyasilerinin isimlerinin, şehit annelerine borcunu vatan borcu bilen Meral Akşener ismi ile birlikte zikredilmesini doğru bulmuyorum”

★★★

Körün istediği bir göz, Tanrı verdi iki göz misali Cumhur İttifakı zil takıp oynarken doğal olarak gözler İYİ Parti lideri Meral Akşener’e çevrilmişti. O da Ankara’da katıldığı bir programda, gazetecilerin sorusu üzerine, “Sayın İmamoğlu bir mesaj attı, milletvekilimiz Ağıralioğlu da buna tepki gösteren bir tweet attı. İkisi de fikir hürriyetidir. Arkadaşlarımın çoğu da beğenmedi, haklıdırlar” dedi. İYİ parti liderinin cevabının ardından uzun süredir gazetecilik refleksleri körelen meslektaşlarımız Ekrem İmamoğlu’nu İstanbul’da ağaç dikme törenin de yakalayıp Akşener’in cevabına cevap istediler. İmamoğlu da “Tümüyle iyi duygular ile yazılmıştır mesajımız. Sağında, solunda, arkasında kimse bir şey aramasın. İçi tamamen iyi duygularla doludur” deyiverdi.

Şimdi, asıl uzun süredir, HDP ile yapıştırılıp Millet İttifakı’ndan koparılmaya çalışılan İYİ Parti kulislerini merak ediyorsunuzdur. Şööyle bir tur attım. İYİ Parti’de İmamoğlu’nun bu çıkışı en başta Cumhurbaşkanlığı yarışında bir manevra olarak görülüyor. Nabzı şöyle özetleyebilirim;

–  Ekrem İmamoğlu, erken seçimin yaklaştığını görüyor. Bir taşla iki kuş vurma peşinde. En önemli rakibi Akşener’i yoldan itmenin peşine düştü. Kürtler’e göz kırpıyor. Mansur Yavaş’ın aday olmaya cesaret edemeyeceğini düşünerek bu hamleleri yapıyor. Cumhurbaşkanlığı yarışında tek aday kalma çabaları…

-Meral Akşener’in yükselişi Millet İttifakı’nda olası Cumhurbaşkanlığı adaylarını rahatsız etti. Her geçen gün diğer muhalefet partilerinden ve liderlerinden ümidini kesen tüm muhalifler Akşener ismi üzerinde ittifak kurmaya başladı. Bu da doğal bir kıskançlık ve rekabet duygusu uyandırıyor. Taraflı tarafsız tüm anketlerde yükselişte tek parti İYİ Parti, Tayyip Erdoğan karşısında başa baş mücadele edebilecek tek lider Akşener…

★★★

Yukarıdaki satırlara katılır, katılmazsınız… Benim gördüğüm ise; Son bir aydır kendi siyasetini üreten Meral Akşener, siyaseten hem Cumhur İttifakı’dan hem de muhalefetten gitgide ayrışıyor. Şöyle;

– HDP konusunda tuzağa düşmüyor, CHP ile ayrışıyor.

– Doğu Türkistan kartı ile MHP ile ayrışıyor.

– Ekonomi ve özgürlükler konusunda AKP ile ayrışıyor.

–  Kendine tahkim alanı oluşturuyor. Kendi tarzını ve siyasetini inşa ediyor.

Ekrem İmamoğlu ise elindeki büyük güç sayesinde ana aktör olma çabasında. Bu saatten sonra kimseyi takmaz umursamaz bir görüntü veriyor. “Memleketi ben barıştıracağım” söylemi ile kendi hikayesini ve tarzını belirliyor.

★★★

Vee. Ankara’nın bitmez tükenmez “revizyon” beklentilerine gelelim;

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yaptığı ev ziyaretinde, HDP’nin kapatılması ve erken seçim konuşulduğu iddia ediliyor. Hatta, bu erken seçimin Mart ayı içinde ilan edilebileceğini kuvvetle iddia edenler bile var. Masaya, HDP’nin kapatılması halinde, seçime girecek bağımsız adayların ne kadar oy alabileceği, kaçının seçilebileceğine kadar hesapların yatırıldığı söyleniyor. Bir de; Devlet Bahçeli’nin görevden alınmamasında ısrarcı olduğu bazı bakanlar hakkında Erdoğan’ın ikna çabaları…

Deneyimli siyasetçi, AKP eski İstanbul Milletvekili Emin Şirin’e, “Erdoğan kabine ve parti vitrinin de ne yapar” sorusunu yönelttim, Şirin, bir nefeste cevap verdi;

“Falcılık yapmanın manası yok. Tayyip Erdoğan keyfi ne isterse onu yapar. Zaten tek adam rejiminin icabı budur. Dışarıdan gördüğüm kadarıyla, Erdoğan’ın birinci önceliği Bakanlar Kurulu değil, parti kongresi ve parti teşkilatı. Zira iktidarın temelini AK Parti temin ediyor. Kimin bakan olacağının büyük bir ehemmiyeti yok. Erdoğan, görüşlerini temsil edecek kişilerle devam edecektir.”

Tayyip Erdoğan’ı ve AKP yapısını çok iyi tanıyan Emin Şirin’den söylediklerine biraz daha açıklık getirmesini istedim;

“Parti teşkilatlarının nasıl şekillendiğine bakarsak, eski milli görüş camiasındaki insanların önem kazandığını görüyoruz. 1994 ruhunun geri getirileceği söyleniyor. Eğer hedefleri 1994 ruhuysa, AK Parti’nin önümüzdeki seçimlerde alacağı netice 94-95 seçimlerinde aldıkları neticeden farklı olmaz. Yani, yüzde 20-25 bandına geriler. 25 senede dünya çok değişti. Önümüzdeki seçimlerde seçmenin 3’de 1’i 30 yaş altındaki seçmen olacak. Bu seçmenler, 1994-95’teki problemlerle değil bambaşka mesellerle meşguller. Önümüzdeki seçim, bu seçmen grubunu alakadar eden meseleleri anlayanın başarı kazanacağı bir seçim olacak.”

★★★

Ulu Tanrı,  tüm şehitlerimizle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar.  Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

İYİ Parti’de İmamoğlu kızgınlığı…
Ahmet Takan