Ülkeyi yönetemeyen, sorunları çözemeyen iktidar, yıllardır ana muhalefeti kötü göstermeye çalışıyor.

Belediyelerine yolsuzluk operasyonu yapıldı.

Başkanları, bürokratları tutuklandı.

Yetmedi; özel hayatlarıyla ilgili çarpık ilişki iddiaları ayyuka çıkarıldı.

Ucundan da olsa kirli işlere bulaşmış belediye başkanları, milletvekilleri tehditle transfer edildi.

Sonunda bir mahkeme kararıyla parti yönetimi bile tasfiye edildi; defalarca yenilen eski başkan partiye “kayyum” olarak atandı.

Yorulmayan, her gün miting düzenleyen, bütün kumpasları halka anlatan genç başkan susturulmak istendi.

★★★

Ama evdeki hesap çarşıya uymadı.

Halk, “eski”yi istemedi.

İktidarın piyonuna dönüşen eski genel başkanı, eski genel başkan yardımcısını “hain” ilan etti.

Dolu altında yürüyen genç genel başkana, “Bizi oyalama, yeni parti kur” diye baskı yaptı.

O da sadece iki ay üç günde yeni partiyi kurup, ana muhalefet partisi yaptı.

Şimdi yapılan bütün anketlerde Yeni Parti birinci parti çıkıyor.

Hem de açık ara farkla...

İktidar da... Kullandığı piyonlar da şaşırmış halde!

Peki; bitti mi?

Bizi yönetemeyenler ve kendilerinden başka kimsenin yönetmesini de istemeyenler yenilgiyi kabul edecek mi?

★★★

Hayır:

Yazın bir kenara:

Bu saatten sonra da Yeni Parti’yi “bölmek” isteyecekler...

Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Özgür Özel arasında büyük anlaşmazlıklar olduğunu yayacaklar.

Bunun için de “saray yazarı” Abdülkadir Selvi ve Dalaksız Ahmet gibi isimleri kullanacaklar.

Bu üç isim arasında bir “cumhurbaşkanlığı adaylığı” yarışı başladığını öne sürerek, seçmenin kafasını karıştıracaklar...

★★★

Özgür Özel’in bir yıl öncesinin Özgür Özel’i olmadığını...

Son gelişmelerden sonra “genel başkan”lıktan “liderliğe” geçtiğini...

Kesinlikle cumhurbaşkanı adayı olmak isteyeceğini söyleyerek nifak sokacaklar...

Hatta bu kavganın daha da kızışması için, Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması konusunda kampanya bile başlatacaklar.

Mansur Yavaş’ı dolduruşa getirip İYİ Parti’nin adayı yapmaya uğraşacaklar.

★★★

Nereden mi biliyorum?

Bu iktidarın yaptıkları, yapacaklarının teminatı da ondan...

Bugün yarın İmamoğlu’nun tahliye edildiğini duyarsanız sakın şaşırmayın!

Özgür Özel’i yenmek için, ondan bile vazgeçip karşısına dikebilirler.

Kılıçdaroğlu ile başaramadıklarını, onunla başarma sevdasına kapılabilirler.

★★★

Peki; Özel, İmamoğlu ve Yavaş bu yeni tezgaha kanıp koltuk yarışına girer mi?

Umarım girmezler...

Çünkü kendilerini destekleyenlerin artık yeni bir bölünmeye, parçalanmaya tahammülü kalmadı!

Anılarını yaz Cem!

Cem Küçük’ün TGRT Haber’deki programına ve Türkiye gazetesindeki yazılarına son verilmiş...

Kim bu Küçük?

Yalancı yazar!

Ben söylemiyorum, kendisi söyledi:

Hatırlarsınız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Florya Tesisleri’nde parkenin altından 2 milyon dolar çıktığını iddia etmişti.

İddianamede böyle bir şey olmadığı ortaya çıkınca, da “İnsan arada yalan... Şey... Ağzından bir şey kaçırabilir” demişti.

Bunlar gazeteci falan değil, emir kulu!

Tek özellikleri “Yaz” denileni yazmaları, “Yazma” denileni yazmamaları...

Bir de acımasızca iftira atabilmeleri, yalan söyleyebilmeleri...

★★★

Kendisine tavsiyem, bir an önce anılarını yazması...

Yandaş medyada kim, kiminle ne yaptı, kim ne istedi, kendisi para karşılığı hangi yazıları yazdı, başka ne yalanlar söyledi, hepsini anlatsın!

Hem yazacağı bu kitap sayesinde servetini büyütür, hem de “imaj” tazeleyip belki muhalif kanalların birinde “yorumcu” olarak iş bile bulur!

GÜNÜN SORUSU

Adları Gülistan Doku cinayetine karıştığı için tutuklanan Tunceli eski Valisi Tuncay Sonel ve eşi Handan Sonel, mahkemeye mal beyanında bulunmuş: Ankara’da 3 milyon liralık bir hobi bahçesi, Antalya’da bir arsa, Ankara’da bir ev, Adana’da beş katlı iş merkezi, bu iş merkezinden aylık 700 bin lira kira geliri, İstanbul’da bir daire, iki adet BMW otomobil, 13.4 milyon liralık ziynet eşyası... Sorum size:

Vali olmadığınız için siz de benim gibi pişman mısınız?

Allah ile aldatmak!

İstanbul Valiliği, 39 ilçenin kaymakamlığına bir talimat göndermiş, “İlçenizde mescitsiz okul kalmasın” demiş...

Çocuklar, artan yoksulluk nedeniyle yeterince beslenemiyormuş...

Açlık yüzünden dikkatlerini derslerine veremiyormuş...

Ayakkabılarının altı delikmiş...

Dişçiye bile gidemiyorlarmış...

Önemli mi?

Önemli olan, namaz kılmaları...

Hem namaz kılarlarsa kısa bir süreliğine de olsa açlıklarını unuturlar...

★★★

Yaşar Nuri Hoca’nın ruhu şad olsun, bunun adı “Allah ile aldatmak” değilse nedir?