Siyasetçi halkın gözünün içine bakarak yalan söyler mi?

Normalde vereceğim yanıtın “Hayır” olması gereir...

Ama bugünkü Türkiye’de, bu soruya ancak soruyla yanıt verebilirim:

“Yalan söylemeyen siyasetçi var mı?”

★★★

CHP’nin, butlan yönetimine geçtiği güne kadar kimse adını sanını bilmezdi.

Kemal Bey onu bir anda parti sözcüsü yaptı.

Müslim Sarı da hayatımıza böyle girdi.

CHP’ye hayatlarını adamış insanlar hakkında öyle sert açıklamalar yapıyor ki, insan bu öfkenin nedenini anlamakta zorluk çekiyor.

Sadece kin ve nefret kusmuyor, aynı zamanda (hadi yalan demeyelim) yanlış bilgi vererek siyaseti yönetmeye ve yönlendirmeye kalkışıyor...

★★★

Yine öyle yaptı:

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’la sürekli görüşüp konuştuklarını...

Kendisinin CHP çatısı altında siyaset yapmaya devam etmek istediğini söylediğini açıkladı.

Aradan yarım gün bile geçmeden Mansur Bey cephesinden yalanlama geldi.

★★★

Şimdi dönelim yazının başına: Siyasetçi yalan söyler mi?

CHP butlan yönetimine geçmese, bugün oturduğu koltuğu rüyasında bile göremeyecek olan Müslim Bey: Mansur Yavaş’la ilgili o sözleri söylerken yalanlanacağınızı...

Küçük düşürüleceğinizi...

Güvenilmez adam haline geleceğinizi hiç mi aklınıza getirmediniz!

CHP’li kelekler!

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde Belediye Meclisi’nde görev yapan 6 üye birden CHP’den ayrılarak AKP’ye katılmış...

İsimlerini de yazayım; belki utanırlar:

Bülent Yılmaz, Hamza Duran, Hacı Kadir Yıldırım, Aydın Gülhan, Mehmet Kanık ve Ali Özçelik...

★★★

Hani; bu transferlerin ardından, “Kim bilir neyle, nasıl tehdit edilmişlerdir?” diyorduk ya...

Bu altılının transferinde bunu da diyemiyoruz...

Çünkü altısı birden tehdit edilmiş olamaz ya...

O zaman geriye ne kalıyor?

Çıkar!

Ne aldınız beyler?

Voleybol takımı gibi tam kadro transfer olmanız için ne verildi size?

★★★

Bir çift söz de bu adamları aday yapıp seçtiren parti yöneticilerine:

Siz sakın pazardan kavun-karpuz almayın abiler... Bırakın o işi eşleriniz yapsın!

Çünkü sizin seçtiklerinizin hepsi... Kelek çıkıyor!

730,5 milyon lira!

Sevgili meslektaşım Murat Ağırel, Melih Gökçek ve ailesinin Almanya’daki gayrimenkullerini araştırmış... Oğul Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek’in Düsseldorf’ta kurdukları şirket aracılığıyla, 4,5 milyon euro bedelle 18 daireli bir binayı satın aldığını...

Tam 8,5 milyon euro karşılığında ise bir AVM satın almak için anlaşma imzaladığını ortaya çıkarmış...

İki yatırımın toplam maliyeti, 13 milyon euro...

Yani yaklaşık 730,5 milyon lira...

İşin ilginci, kurdukları şirketin bir tane bile çalışanı yokmuş... Satın almada kullanılan para ise Türkiye’den gönderilmiş...

Sorular belli:

O parayı nereden buldunuz?

Neden Türkiye değil de Avrupa?

Yoksa kendinize AKP iktidarından sonra yaşayacağınız yeni bir hayat mı kuruyorsunuz?

GÜNÜN SORUSU

PKK yöneticisi Murat Karayılan, 1976 yılından bu yana çatışmalarda 27 bin PKK’lının öldüğünü açıkladı. Sorum kendisine:

Durup dururken neden böyle bir veriyi açıklamaya ihtiyaç duydun? Yoksa, cezaevindeki 4 bin teröristin salıverilecek olması yetmedi de şimdi ölü teröristlerin yakınlarına “şehit maaşı bağlanmasını” mı talep edeceksiniz?