Hüsnü Mahalli
4 Ocak 2022

Güven-sizlik


Devlet-i Aliye’nin has muhlis kurumu TÜİK “Yıllık tüketici Enflasyonunu % 36.08 olarak” ilan etti.

Hesabın doğru yapıldığını kanıtlamak için 0.8 bir yapılmamış.

Adamlar boşuna Kılıçdaroğlu’nu içeri sokmamışlar!

CHP lideri Kılıçdaroğlu dün “TÜİK yıllık tüketici enflasyonunu yüzde 36.08 seviyesinde ilan etti. Makyajladıkları rakamlarda bile üretici enflasyonu yüzde 80’e dayanmış. Bu daha az üretim, daha fazla hayat pahalılığı demek. Ey Saraydaki ekonomi dehası, dokunduğun her şeyi eline yüzüne bulaştırdın! Vatandaşımız enflasyon karşısında ezilirken TÜİK gerçekleri halının altına süpürmeye devam ediyor” dedi.

Deva lideri eski Ekonomi Bakanı Babacan ise “Rakamları Ayarlama Enstitüsü nam-ı diğer TÜİK, enflasyon oranını açıkladı. Bu oran yeni yılın ilk sabahı uyandığımız zamların yakınından bile geçmiyor. Daha evvel çay kaşığıyla verip kepçeyle alıyor demiştim. Ama iktidar artık hiçbir şey vermiyor, sadece kepçeyle alıyor” dedi.

Gelecek lideri ve eski Başbakan Davutoğlu “TÜİK’in açıkladığı değil, vatandaşın yaşadığı enflasyonu görmek için güne İstanbul Bayrampaşa Hali’ni ziyaret ederek başladık! Ne kadar saklamaya çalışırsanız çalışın; Kral Çıplak! Bu iktidarla geçim olmaz! Geçim için, seçim lazım!” dedi.

Enflasyon Araştırma Grubu ‘ENAG’a göre % 36.08 olan yıllık enflasyon oranı % 82.81. TÜİK’in açıkladığı oranı yorumlayan çok sayıda ekonomi uzmanı farklı oran ve rakamlarla ülkenin geldiği noktayı anlatmaya çalıştı.

Hepsine göre “TÜİK gerçekleri örtmeye çalışa dursun bu ülkede nefes alıp veren herkes enflasyon gerçeğini acı şekilde yaşıyor.”

Örneğin; Ocak 2009’da tedavüle çıkan 200 TL banknotun o tarihten bu yana satınalma gücü Aralık 2021’de 46.72 liraya düşmüş.

Örneğin AKP iktidarının 19 yıllık birikimli enflasyonu % 644’ü bulmuş. Yani 2003 başındaki 100 TL’nin satın alma gücü 13 TL’ye düştü, 87 TL’si buharlaştı.

Örneğin 3 Ocak 2021’de 7.36 olan dolar kuru dün 13.50 civarındaydı.

Verileri böylesi karmaşık bir ekonomiye hiç kimse güvenmez.

Merkez Bankası ve Hazine’nin içinde bulunduğu durumu anlatmaya gerek yok.

Belki bu nedenle bankalarda 160 milyardan fazla doları olan vatandaşlar TL’ye geçmiyor.

Kendi vatandaşının güvenmediği iktidarın ekonomi ve maliye politikalarına dışarıda hiç kimse güvenmez.

Nitekim de güvenmiyor.

Bazı söylemler içeride bazı çevreleri ikna eder heyecanlandırabilir ama bunların piyasalarda karşılığı yok ve olamaz.

Ne demişler “Paranın dini imanı yoktur”.

Politikanın da.

İçeride olduğu gibi dışarıda da.

Son yılın gelişmeleri yeterince bunu kanıtladı.

Tek farkla dışarıda U dönüşü yapılabilir ama içeride zinhar!

10 yıl önce “Saltanat ve Hilafet hevesiyle” yola çıkanlar bugün artık düşman bellediğimiz herkesle barışmak için adeta yalvarıyorlar.

İşin trajikomik olan tarafı da hepsi de “en hakiki Müslüman biziz” diyor.

Hepsi de “24 ayar saf Sünni biziz” diyor.

Mısır, BAE, S.Arabistan, Bahreyn ve başkaları…

Kuşkusuz en orijinal örnek İsrail.

Adamlar Müslüman değil ve birilerine göre “her alanda, her konuda ve her düzeyde Türkiye ve Erdoğan düşmanı”.

“Doları yükselten de onlar”.

“Faiz lobisinin patronu”.

Kolay değil adamlar “Amerikan Merkez Bankası’nın sahibi 5 aile”.

Durum böyleyse “onlarla barışmanın dışında başka bir çaremiz kalmıyor”.

Vatandaşa yutturulacak kıvamda “din, iman ve mezhep” söylemine devam ama Haham’larla buluşmaya selam.

Geriye tek bir soru kalıyor:

Bol “zikzaklı” az “U” dönüşlü ekonomi, maliye ve dış politikaya kim ne kadar güvenir.

İçeride ve dışarıda güven olmayınca geriye “güvensizliğe güven” kalıyor.

TUİK; oranları istediği gibi açıklayabilir, iktidar dış politikada istediği gibi numara çekebilir ama sonuçta kaybeden hep bu güzelim ülke ve ülkenin güzel insanları.

İtiraf etmeseler de AKP’ye oy verenlerin büyük bölümü de.

Yazarlar

Güven-sizlik
Hüsnü Mahalli