Hüsnü Mahalli
3 Ekim 2021

Gaz işi


Her fırsatta “Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesini tanımadıklarını” söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan New York’da bulunduğu sırada bu söylemini tekrarladı ve üç gün sonra Putin ile görüşmek üzere Soçi’ye gitti.

Öncesinde de imzalanan anlaşmayla Ankara ile Kiev İHA ve SİHA’ların üretimi ve donatımı konusunda işbirliği yapacaklarını açıklamıştı.

Rus yetkililer ve medya Ankara’nın Ukrayna politikasına çok kızıyor.

Bunu bilmesine rağmen Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rusya’da tutuklu bulunan ve aralarında Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Neriman Celal’in de bulunduğu 450 Ukrayna vatandaşının serbest bırakılması için Erdoğan’dan yardım istemiş.

Erdoğan’ın bu konuda ne yaptığı bilinmez ama konuşulduysa Putin kesin ‘hayır’ demiştir.

Başka!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putin’le Rusya’dan alınan gazla ilgili nasıl bir anlaşmaya vardığı bilinmez ama Ankara gaza % 15 zam yaparak işe başladı ve devamını getirecektir.

Aynı Ankara; Kiev’in itirazlarına rağmen Rus gazının Türk Akımı üzerinden Macaristan’a taşınmasına izin verdi. Moskova ile Budapeşte arasında yapılan anlaşmayla Rusya 15 yıl süreyle her yıl 3.5 milyar metreküp gazı Türkiye üzerinden Macaristan’a satacak. Oysa bu miktar daha önce Ukrayna üzerinden gidiyordu ve transit geçiş ücretini Kiev alıyordu.

Anlaşılan çil çil dolarlar Ankara’yı Erdoğan’ın iki önemli dost ve müttefiği arasında tercih yapmak zorunda bırakmış o da Zelenskiy yerine Urban’ı seçmiştir.

Peki çil çil dolarlar Putin’i ikna etmeye yetmiş midir?

Rus yorumculara göre İdlib konusundaki baskılardan kurtulmak için Erdoğan, Putin’e “rüşvet” teklif etmiş.

Erdoğan; Putin ile yaptığı görüşmeyle ilgili olarak bilgi verirken bu “rüşveti” özetle şöyle açıklamıştı:

“Başkan Putin’le S-400’ler, iki yeni nükleer reaktör, savaş gemileri, denizaltılar, savaş uçakları, uzay teknolojileri ve benzeri konularda işbirliğini konuştuk”

Olursa en az 100 milyar dolarlık hikayeler.

ABD’nin çok kızdığı bu tekliflere Putin’in ne dediği bilinmez ama yine de Erdoğan bu ay sonu İtalya’da gerçekleşmesi beklenen Biden’la buluşmasını bekleyecektir.

Biden ise Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile Ortadoğu ve Kuzey Afrika Koordinatörü Brett McGurk’ü BAE, Suudi Arabistan ve Mısır’a göndererek bölgedeki yeni düzenlemeleri konuşuyor. Medyaya yansıyan haberlere bakılırsa bu yeni düzenlemede Ankara’ya “Suriye, Libya ve bölge politikalarından vazgeç” denilecekmiş.

New York’da kendisiyle görüşmeyen Biden’ı “teröristlere yardım etmekle” suçlayan Erdoğan bölgeyi turlayan McGurk’e ağır yüklendi. Erdoğan “McGurk aslında teröre destek veren bir isimdir. Bu adam, PKK/YPG/PYD’nin adeta yönetmeni durumundadır. Tabii benim bu ifadem, birilerini ciddi manada rahatsız edecektir. Terör örgütleri ile el ele, kol kola oralarda dolaşan adamdır bu. Benim teröristlerle mücadele verdiğim bir bölgede, bunun onlarla kol kola dolaşması, beni ciddi manada rahatsız etmektedir. Er veya geç Amerika buradan çıkmalı ve burası Suriye halkına bırakılmalı.” dedi.

Çelişkilerle dolu günler yaşıyoruz.

Yakın gelecekte Sullivan’la birlikte McGurk Ankara’ya gelir, en üst düzeyde karşılanır ve herkes her şeyi unutur.

Geçmişte olduğu gibi.

Örneğin 4 Temmuz 2003’de Kuzey Irak’ta 11 Türk askerinin kafasına çuval geçiren generaller.

Raymond Odierno ve David Petraeus.

İlki ABD Kara Kuvvetleri Komutanı ikincisi de CİA Başkanı olarak çok kez Ankara’ya gelmiş ve en üst düzeyde karşılanmışlardı.

Odierno ise 27 Ocak 2015’de “Suriye konusundaki tutumu ve Türkiye ile ABD askeri kuvvetlerinin işbirliğine katkılarından dolayı” dönemin Kara Kuvvetleri komutanı Hulusi Akar’a madalya takmış ve Akar bundan 8 ay sonra Genel Kurmay Başkanı olmuştu.

Akar’ın 15 Temmuz darbe girişimi sırasında yaşadıklarını ve Savunma Bakanı olarak şimdiki konumunu herkes biliyor.

 

Yazarlar

Gaz işi
Hüsnü Mahalli