Ekonomi yönetiminin ve hak sahiplerinin gözü, yılın dördüncü enflasyon verisine çevrilmişken, Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş kritik bir eşiğe dikkat çekti. Karakaş, kamuoyuyla paylaştığı değerlendirmesinde, "4 Mayıs 2026 Pazartesi günü açıklanacak olan nisan ayı enflasyon verisi, tam manasıyla bir “mihenk taşı” hükmündedir. Zira küresel savaş tamtamlarının etkisiyle şaha kalkan petrol ve enerji fiyatlarının maliyet yükü, ilk kez bu veriyle tam olarak gün yüzüne çıkacaktır" ifadelerini kullanarak önümüzdeki haftanın önemini vurguladı.
BU ORANDA ARTIŞ KESİNLEŞTİ
TÜİK tarafından açıklanan yılın ilk çeyreğine ait veriler, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yapılacak zammın temelini şimdiden oluşturdu. Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95'lik artışa Mart ayı verilerinin de eklenmesiyle birlikte, üç aylık kümülatif enflasyon farkı %10,04 olarak kesinleşti. Bu durum, Temmuz ayındaki nihai güncelleme öncesinde her emekli maaşına şimdiden bu oranda bir artışın yansıyacağını garanti altına aldı.
MİLYONLARCA EMEKLİ 20.000 TL SINIRINA SABİTLENEBİLİR
Temmuz ayına ilişkin beklentilerini piyasa verileri ışığında paylaşan İsa Karakaş, "Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi ve ciddi ulusal ve uluslararası finans kuruluşlarının beklentileri topluca irdelendiğinde, temmuz ayında emekli maaşlarına yapılacak zammın %16 ila %18 bandında seyretmesi kuvvetle muhtemeldir" tahmininde bulundu.
Ancak Karakaş, en düşük emekli maaşı uygulamasındaki belirsizliğin sürdüğüne işaret ederek, "Lâkin asıl muamma, “en düşük emekli maaşı” uygulamasının akıbetidir. Hükûmetin bu uygulamayı sonlandırıp sadece sosyal yardıma muhtaç olanlara destek vereceği yönündeki söylemler, milyonlarca emekliyi 20.000 TL sınırında sabitleme riski taşımaktadır.
Ayrıca seçime sınırlı bir zaman kala hükûmet bu riski göze alabilecek mi? Göze alsa bile hangi en düşük emekliye nasıl destek verilecek? Henüz bu konuda netleşmiş bir çalışma yok…" uyarısında bulundu.
"ANKARA KULİSLERİNDEN MAALESEF..."
Emeklilerin merakla beklediği refah payı ve seyyanen zam gibi ek iyileştirmelere dair Ankara kulislerinden sızan bilgiler ise mevcut ekonomik disiplinin ön planda tutulduğunu gösteriyor.
Bölgesel savaş riskleri ve bütçe dengeleri nedeniyle ilave bir zam ihtimalinin zayıf olduğunu belirten Karakaş, durumu şu sözlerle özetledi: "Ankara kulislerinden maalesef diyorum… Savaşın getirdiği belirsizlikler ve bütçe disiplini gerekçeleri ileri sürülmektedir. Yukarıda belirttiğimiz yasa gereği verilmesi gereken güncelleme dışında şimdilik ufukta ilave iyileştirme görünmüyor. Lafın özü seyyanen zam veya refah payı verilme ihtimali Ankara’da şimdilik uzak bir “hayal-i muhal” olarak görünmektedir."