Bazı dakikaların 60 yerine 61 saniye sürmesine neden olan “artık saniye” uygulamasının kaldırılması gündemde. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 69 ülkenin katılması beklenen oylamada düzenleme kabul edilirse, yeni uygulamanın Mayıs 2027'de yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

2022 yılında yapılan uluslararası toplantıda, artık saniye uygulamasının 2035 yılına kadar kademeli olarak sona erdirilmesi yönünde karar alınmıştı. Yeni düzenlemeyle bu takvimin öne çekilmesi hedefleniyor.

61 SANİYELİK DAKİKALAR DİJİTAL SİSTEMLERİ ZORLUYOR

1955 yılından bu yana hassas zaman ölçümü sağlayan atom saatleri ile Dünya'nın dönüşüne dayalı zaman her zaman aynı hızda ilerlemiyor. Okyanus akıntıları, gezegenin iç yapısı ve çeşitli doğal etkenler, Dünya'nın kendi ekseni etrafındaki dönüş hızını değiştiriyor. İki ölçüm arasındaki uyumu korumak için belirli dönemlerde saatlere bir saniye ekleniyor.

Ancak bu uygulama dijital altyapılarda sorunlara yol açabiliyor. Geçmişte Reddit ve LinkedIn gibi platformlarda yaşanan sistem aksaklıklarının yanı sıra hava yolu operasyonları ve küresel iletişim ağlarında da zaman senkronizasyonuyla ilgili sorunlar yaşandı.

Dünya'nın son yıllarda zaman zaman daha hızlı dönmesi, gelecekte saatlerden bir saniye çıkarılması ihtimalini de gündeme getirdi. “Negatif artık saniye” olarak adlandırılan bu işlemin, mevcut sistemlerde daha önce karşılaşılmamış teknik sorunlara yol açabileceği değerlendiriliyor.

ZAMAN FARKI DAHA GENİŞ ARALIKTA YÖNETİLECEK

Versailles'da düzenlenen uluslararası konferansta alınan kararlar doğrultusunda, atom saatleri ile Dünya'nın dönüşüne dayalı zaman arasındaki farkın daha geniş bir aralığa ulaşmasına izin verilmesi benimsendi.

Bu yaklaşım, saatlere saniye ekleme veya saatlerden saniye çıkarma ihtiyacını azaltmayı ve uzun vadede ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Yeni sistemde ilk büyük zaman düzeltmesine ihtiyaç duyulmasının, Dünya'nın dönüş hızına bağlı olarak binlerce yıl alabileceği belirtiliyor.

GÜNLÜK SAATLER DEĞİŞMEYECEK

Düzenlemenin kabul edilmesi halinde vatandaşların günlük yaşamında doğrudan bir değişiklik beklenmiyor. Akıllı telefonlar ve bilgisayarlar zamanı göstermeye devam edecek; işe, okula veya randevulara gidiş saatleri değişmeyecek.

Planlanan değişiklik esas olarak internet altyapıları, küresel finans piyasaları, uydu sistemleri ve hava yolu ağları gibi hassas zaman senkronizasyonuna ihtiyaç duyan alanları ilgilendiriyor. Amaç, bu sistemlerde zaman kaynaklı aksaklıkları azaltmak.