Memduh Bayraktaroğlu
13 Haziran 2022

Demirtaş yeni mi gördü?..


Selahattin Demirtaş’ın bir iddiası yayınlanıyor sosyal medyada…

Selahattin Bey diyor ki:

“Devlet Bahçeli, Erdoğan’a ‘Çözüm sürecini boz. İçeride, dışarıda Kürtlerin menfaatine ne varsa boz. Biz de seni başkan yaptıracağız.’ teklifini yaptı. Erdoğan’ın önüne konulan dosyalardan birinde Erdoğan’ın suçları da vardı…”.

Erdoğan

Selahattin Bey bu bilgiyi kimden aldı bilemem…

Ama…

Bu bilgiyi dört yıldır seslendirmekten yoruldum…

Tek farkla…

Bunları söylemeye başlamadan önce:

“Az sonra anlatacaklarım bilgi değil, sezgi ve tahminlerim” diyorum…

Devlet Bahçeli

Hatta…

Daha öteye gidiyor, şunları söylüyordum:

Devlet (Bahçeli olan değil), çözüm sürecinden rahatsız…

Erdoğan’dan ise en başından beri rahatsız…

Erdoğan ve siyasal İslam’ı ülkenin başına musallat ettiği düşünülen Bahçeli’ye verilen görev şuydu:

Selahattin Demirtaş

Çözüm sürecini engelle…

Erdoğan’a yanaş…

Yakınında durarak onu kontrol et…

En az %50+1 oyla seçilebilmesini sağla…

Ve:

Onun siyasi hayatını bitir…

Böylece ülkeyi:

Hem çözüm sürecinden…

Hem de:

Erdoğan’dan kurtar…

Youtube kanalımın takipçileri…

Ve:

16 Ocak 2018 tarihinde…

“Yakın Savaş ustası Bahçeli” başlığı altında yayınlanan videomu izleyenler…

Bahçeli’nin, o kadar hakaretten sonra neden Erdoğan’a destek vermeye başladığını gerekçeleriyle anlattığımı hatırlayacaklardır…

Sonuç…

O videodaki tahminlerimin ve sezgilerimin hemen hepsi aynen gerçek oldu

Çözüm süreci (Her an indirilme ihtimali olsa da) rafa kaldırıldı…

AKP ve Erdoğan yaklaşık %23-24 arasında oy kaybı yaşadı…

Erime sürüyor…

ZOR GÜNLER YAŞAYACAK…

İşimiz sadece siyaset ve siyasetçinin geçmişiyle bugününü konuşmak değil…

Geçmişine bakıp…

Bugünüyle bağdaştırarak…

Geleceğine ilişkin tahminlerde bulunmak…

Bana göre…

Erdoğan’ın siyasi hayatı vereceği karara bağlı…

Erken seçim kararını Meclis alır…

Ve Erdoğan…

CB adayı olursa…

Rakibi Kemal Bey de olsa:

Kaybedecek

Milletvekili de olamayacağı için:

Dokunulmazlığı da kalkacak

Cumhurbaşkanı olarak değil:

“AKP Genel Başkanı olarak” yaptığı pek çok icraatından dolayı:

Hem kendisi…

Hem ailesi:

Çok zor günler yaşayacak…

ÇOK TEHLİKELİ…

Duydunuz mu?..

Erdoğan:

“2023’te sandıkları patlatacağız” dedi…

Bu bir:

“Subliminal” mesaj ise:

Çok tehlikeli…

Zira…

Bir ülkenin cumhurbaşkanı…

“Metafor” olarak bile olsa:

“Seçim sandığı” ile “patlatma” eylemini bir araya getirmemeli…

KİFAYETSİZ MUHTERİSLERE…

Her meslekte mutlak rekabet (Yarışma) vardır…

Hiçbir yarışı

Sadece kendi imkanlarınızı değerlendirerek:

Kazanamazsınız…

Mesela…

Rekabetçi bir piyasada üretim yapıyorsanız…

Rakiplerim ne yaparsa yapsın” diyemezsiniz…

Rakiplerinizin yaptıklarının ötesinde…

Neler yapabileceklerini de bileceksiniz…

Ya da mesela…

Uluslararası ilişkilerde bir konuda karar verecekseniz:

“Ben en iyi kararı veririm ve kazanırım, onların ne yapacakları umurumda bile olmaz” derseniz…

Rakibinizi…

Ya da düşmanınızı hiçe saymış olursunuz ki…

Bu çılgınlıktır…

Yani canlarım:

Vereceğiniz her kararın size sağlayacağı:

Fayda…

Veya:

Vereceği zarar:

Karşınızdakinin vereceği karara ve uygulamaya bağlıdır…

Bu mesajım kime mi?..

Elbette…

Dünyanın en güzel ülkesini yönettiğini zanneden:

Kifayetsiz muhterislere…

VASAT ALTI POLİTİKACI…

Putin:

Ukrayna’yı üç günde işgal edeceğini zannediyordu…

Yanıldı…

Neredeyse dört ay bitecek

Ama…

Ve halen…

Ukrayna’ya üstünlük sağlayamadı…

Putin

Neden?..

Kazanabilmesinin sadece kendi gücüne bağlı olduğunu tahmin ettiği…

Rakibin neler yapabileceğini:

Hiç düşünmediği için…

Zelenski de kaybetti…

O ise Putin’in Batı’dan korkacağını öngördü:

“Batı beni Putin’e yem etmez” diye düşündü…

Zelenski

Batı, Zelenski’yi Putin’e yem etmedi (Belki) ama…

On binlerce Ukraynalının öldürülmesine

Fakir ülkenin daha da yoksullaşmasına da:

Engel olmadı…

Yani…

Bu aptal savaşın kazananı yok…

Kaybedenleri ise:

Milyonlarca Rus ve…

Milyonlarca Ukraynalı fukara

Şu vasat altı politikacı milleti…

Günümüz savaşlarının kazananı olmadığını…

Bakalım:

Ne zaman anlayacak?..

ONU ALMAYA UNUTMUŞ…

Askerliği birlikte yapan Hüsmen’le Ramiz, kışlada yan yana yürüyor, sohbet ediyorlardı…

Bölük Komutanı gördü bunları ve yanına çağırdı…

“Niye boş boş geziyorsunuz?.. İşiniz yok mu sizin?” diye sordu…

Hüsmen:

“Keresteyi rendeletmee götürürüz be Komutanım” dedi…

“Ne kerestesi lan?” diye gürledi Komutan, “hangi keresteyi?..”.

Hüsmen önce Ramiz’e çevirdi bakışlarını…

Sonra ikisiyle arasındaki boşluğa baktı…

“N’aaptın sen be Ramiz?” diye söylendi… “Keresteyi almaa unutmuşuz ya…”.

Bay Nebati enflasyonla mücadele ettiklerini…

Bu nedenle bazı tedbirler aldıklarını açıklayıp duruyor…

Ama…

Belli ki…

O, “tedbir” dediği şey neyse…

Onu almaya unutmuş…

HÜNGÜR HÜNGÜR ŞOV…

Saadet Partisi müthiş muhalefetini sürdürüyor…

Neden müthiş?..

Çünkü…

Gürültülü…

Bağıra çağıra…

Hakaretler ederek yapılan hiçbir eleştiri:

Zeka ürünü esprilerle süslenmiş…

Güldüren…

Ama düşündüren…

Mizahi bir eleştirinin etkisini gösteremez…

SP’nin resmi hesabında paylaşılan ve:

“İzlerken güldür güldür, yaşarken hüngür hüngür” sloganıyla tanıtılan görüntüleri izleyin…

Gülün:

Ağlanacak halimize…

DÜNÜN SORUSU…

İYİ Parti Milletvekili ve Genel Başkan Baş Danışmanı Aytun Çıray sordu:

“İş insanlarını bazı Merkez Bankası görevlileri arayarak ellerindeki dövizi son kuruşuna kadar bozdurmalarını istiyormuş.

Sizce bunu neden yapıyor olabilirler?..”.

Yazarlar

Demirtaş yeni mi gördü?..
Memduh Bayraktaroğlu