Sektörün geleceğine yönelik önemli stratejik adımları kamuoyuyla paylaşan Erdoğan, "Katılım finansa güç katacak iki haberi paylaşmak isterim" diyerek şunları kaydetti: 

"Emlak Bankası'nı 2018 yılında yaptığımız düzenlemeyle Emlak Katılım'a çevirdik. Bu organizasyonu aslına uygun şekilde yeniden ihya etmiştik. Kurumumuz kısa sürede katılım finansın en dinamik aktörlerinden biri haline geldi. Emlak Katılım'ı halka arz etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde milletimizin de güçlü büyümeye ortak olmasına imkan sağlayacağız. Bir diğer hamlemiz Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım'ın birleştirilmesi olacaktır. Bu üç katılım bankamızın güçlerini birleştirmesiyle ortaya büyük bir sinerji çıkacak, sektör farklı bir ivme kazanacaktır."

"KATILIM FİNANS TÜM DÜNYA İÇİN DAHA GÜVENLİ"

Katılım finans modelinin tüm dünya için çok daha adil ve güvenli bir alternatif sunduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bankacılık, sermaye piyasaları, tasarruf finansmanı gibi alanları kapsayan katılım finansı yeni bir küresel finans mimarisinin inşasına katkı sağlayabilecek güçlü bir yapı olarak görüyorum. İstanbul Finans Merkezi'nin iki taşıyıcı kolonundan birinin fintek, diğerinin katılım finans olması bu sistemin gelişimine verdiğimiz önemin açık göstergesidir" diye konuştu.

Türkiye'nin bu alandaki kararlılığını vurgulayan Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'nin de bu vizyon doğrultusunda şekillendiğini belirtti.

SEKTÖRÜN PAZAR PAYI YÜZDE 9,5 SEVİYESİNE ULAŞTI 

Türkiye'de katılım finans alanında faaliyet gösteren kurum sayısının ve bu kurumların işlem hacminin istikrarlı bir şekilde büyümesini sürdürdüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Katılım bankacılığı sektördeki payını yüzde 9,5 seviyesine yükseltti. 10 katılım bankamız sistem içindeki ağırlığını artırıyor. Bu bankalar reel ekonomiye de önemli katkılar sunuyor" dedi. Alınan yeni birleşme ve halka arz kararlarının, mevcut büyüme ivmesini daha da yukarı taşıması ve katılım bankacılığının finans sistemi içerisindeki rolünü pekiştirmesi bekleniyor.