Korkusuz
Can Ataklı

Bütün suç meğer AKP’deymiş

ANALİZ

Bütün suç meğer AKP’deymiş


Seçim sonuçlarının en şaşırtıcı bölümü bana göre AKP’nin aldığı oylar.

AKP bu seçimde yüzde 35 oy alabildi.

Bu oranla bile birinci parti olmasına rağmen, AKP aslında 2002’deki oy oranına döndü.

21 yıl sonunda başladığı noktaya dönmek herhalde bir parti için olumlu bir sonuç değildir.

AKP’nin çok ciddi oy kaybı yaşayacağı biliniyordu.

Bunu anketlere göre değil sokaktaki gözlemlerime dayanarak söylüyorum.

Son bir yıl içinde daha önce AKP’ye oy verdiklerini bildiğim birçok kişinin bu seçimde asla oy vermeyeceğini beyan ettiğine belki yüzlerce kez tanık oldum.

Burada şaşırtıcı olan AKP ilk günlerdeki oyuna dönerken Erdoğan’ın tek başına yine yüzde 50’yi yakalaması.

İşte akıl ve mantık dışı olan durum bu.

AKP neden bu kadar düştü?

Elbette özellikle son beş yılda her alanda yaşadığımız olumsuzluklar nedeniyle düştü.

Aşırı hayat pahalılığı.

Her gün artarak gelen zamlar.

Çok yüksek enflasyon.

Yolsuzluk iddiaları.

İşsizlik.

Gelir adaletinin bozulması.

Toplumdaki ayrımcılığın ve düşmanlığın artması.

Din istismarının dindarları bile rahatsız eder hale gelmesi.

HÜDA PAR gibi bir partinin çok öne çıkarılması.

Bütün bunlar AKP’nin oy oranını geriye doğru iten faktörler oldu.

İyi de bunun suçlusu gerçekten parti olarak AKP mi?

Son beş yılda AKP’nin bir hükmü olmadı ki.

Her şeye tek başına karar veren kişi Erdoğan’dı.

Yukarıda saydığım olumsuzlukların tek sorumlusu Erdoğan’dır.

AKP buna sadece seyircilik yaptı, hepsi bu.

Ama sonuca baktığımız zaman adeta “tu kaka” edilen bir AKP görüyoruz.

Buna karşı bütün bunların sorumlusu olan Erdoğan ise yüzde elliden yarım puan aşağıda kaldı.

Bu işte bir gariplik yok mu?

Diyeceksiniz ki “Yüzde 35 oy alan AKP’nin bütün oyları Erdoğan’a gitti, ama Erdoğan’a destek veren MHP’yi, YRP’yi, BBP’yi Hüdapar’ı, DSP’yi unutma, onların seçmenleri Erdoğan’a oy verdi.”

Tamam da niye?

Bu seçmenler AKP’yi beğenmiyorlar ve oy vermiyorlar ama bütün işlerin sorumlusu Erdoğan’ı ayrı tutup ona mı oy veriyorlar?

AKP’den kopanlar gerçek durumu görüyorlar da başka partilere oy verenler bunun farkında değil mi yani?

Bakın, AKP’nin aldığı oy bile seçimlerde nasıl bir numara çevrildiğinin kanıtıdır.

Bu oyunu bozmak ikinci turda sandığa gitmekle ve oylara sahip çıkmakla mümkündür.

Bu seçimde oy pusulasına damga vurmadan önce herkes ahlak ve vicdan testi de yapmalıdır kendine.

BUNU YAZMAK GEREK

Erdoğan hükmü olmayan birini aldı


Sinan Oğan’ın AKP’ye destek vermesinden önce yazdıklarımı biliyorsunuz.

Sinan Oğan’ın, Erdoğan’a oy veren kitlelere “Erdoğan sizin sandığınız gibi gerçekten milliyetçi değil, onun yaptığı ümmetçilik, yanılmayın” diyebileceğini belirtmiştim.

Ama Sinan Oğan herkesi şaşırtarak “Seçeceğimiz makam Atatürk’ün makamıdır, biz de bu seçimde sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleme kararı aldık” dedi.

Bu saatten sonra Sinan Oğan’ı yerden yere vurmanın alemi yok.

Ki yapmadım da zaten, sadece durumu saptayan bir konuşmam oldu.

Ancak şunu söylemem gerek.

Erdoğan aslında pek hükmü olmayan birini aldı.

Oğan “Biz” diyor ama o “Biz” kimdir belli değil.

Çünkü Oğan partisizdi.

Tesadüfen aday oldu.

Oğan’ı aday yapan ittifak, Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz’ün projesiydi.

Öz, Millet İttifakı yanaşmayınca Zafer Partisi, Memleket Partisi ve Adalet Partisi’nin bir araya gelerek bir sinerji oluşturacağını söyledi.

Ata İttifakı böyle kuruldu.

Ümit Özdağ ATA İttifakı adına yaptığı açıklamada “Eğer Millet İttifakı, Mansur Yavaş’ı aday gösterirse destekleriz, başka biri aday olursa bizim adayımız Muharrem İnce olacak” dedi.

İnce bu sözlere öfkelendi ve “Ben stepne değilim” diyerek ittifaktan ayrıldı ve adaylığını ilan etti.

Bunun üzerine Ata İttifakı da Sinan Oğan’ı aday gösterdi.

Erdoğan ilk turdan sonra “Adından söz etmeye bile gerek yok” dediği Sinan Oğan’ı transfer ederken muhtemelen Zafer Partisi, Adalet Partisi ve Memleket Partisi’nin oylarını da alacağını düşündü.

Oysa Sinan Oğan “Biz” olarak değil, “Ben” olarak Erdoğan’ın yanına gitti.

Yani eğer varsa Oğan’ın arkasındaki yüzde 5’lik seçmen Erdoğan için “çantada keklik” değil.

Oğan daha önce söylediklerinin aksine ilkesiz bir tutum sergileyerek güven vermeyen bir kimlik ortaya koydu.

Bu nedenle varsa, oylarını bir yere taşıma olanağı pek yok.

UYARI

Oy kullanırken bu tablo önünüzde olsun


Hatırlayın, 2018 seçiminden hemen önce Erdoğan ne demişti;

“24 Haziran’da siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz.”

Gördük mü?

Gördük.

İnanmayan şu tabloya baksın.



Dolar bu sözler söylendiği gün 4.5 liraydı. Şimdi 20 lira.

Ekmek 1.5 liraydı, şimdi 6 lira.

O halde sandığa giden herkes bu tabloyu da önüne koymalı.

Bir kere daha incelemeli ve oyunu buna göre vermeli.

BAŞIMDAN GEÇENLER

Bankalar geri adım attı


Bu köşede dün çok yakından tanıdığım bir dostumun bankasından 1000 doları bile çekemediğini yazmıştım.

O dostum durumu bana bildirdikten sonra bir de tweet atmış.

1 milyon 200 bin etkileşim almış bu tweet.

Bunun üzerine bankadan aramışlar kendisini ve “Bir mudimiz yüklü miktarda döviz yatırdı, elimizde para var, gelip istediğiniz 1000 doları çekebilirsiniz” demişler.

Dün kendi çapımda bir test yapmak istedim.

Kendi bankama gidip hesabımda olan çok küçük miktardaki Euro’yu nakit olarak çekip çekemeyeceğimi sordum.

“Hiçbir sorun yok tabii ki” dediler.

Sonra bir arkadaşımla teste devam ettik.

Diğer bankalara da girdik.

Arkadaşım “bir başka şubenizdeki hesabımdan 10 bin dolar çekmek istiyorum” dedi.

“Adınızı alalım, merkeze bildiriyoruz, istenilen miktarların tamamını saat 16.00’ya kadar gönderecekler, 16.00- 17.00 arasında gelirseniz paranızı verelim” dediler.

Son girdiğim bankanın müdürü tanıdıktı, “Ne oldu böyle birden itirazsız para ödüyorsunuz” dedim.

“Laf aramızda” diye başladı ve devam etti;

“Son birkaç gündür nakit döviz ödemememiz için talimat geliyordu, dün ortalık biraz karışınca 10-15 bin dolara kadar olan taleplerde zorluk çıkarmamamız yönünde talimat geldi. Sanıyorum bir panik havası oluşmasından korktular. Ama bu ne kadar gider bilemem, çünkü döviz yok gerçekten.”

TWITTER ALEMİ

İşte bu gerçeği herkes görmeli


Twitter’da bir mesaj gördüm.

Aynen şöyleydi: “Seçimde 8.4milyon kişi oy kullanmadı, 1 milyon oy geçersiz sayıldı. Sandık görevlisiydim ve 9 geçersiz oyun hepsi kasıtlıydı. Böyle yapınca entelektüel olmuyorsunuz arkadaşlar gidin adam gibi oy kullanın.”

Ne kadar doğru.

Muhalefet kesiminde duygularına yenilen çok sayıda kişi var.

Hele seçimin ikinci tura kalması bu kesimi iyice sarstı.

Birçok kişiden “Niye oy kullanayım, sonuç belli. Bizimkilerden bir şey olmaz zaten, boşuna çırpınıyoruz” sözünü duydum son birkaç günde.

Bazıları ise, ki hayli kalabalıklar, kendi mahallelerine küserek duygusal davranıyor.

Bu tweette anlatılan da bu.

AKP’li tek seçmen bile sandığa kadar gidip sonra kullanacağı oyu bozmaz.

Ama muhalefettekiler sandığa kadar gittikleri halde duygularına yenilip, kendilerince bir protesto yapmaya kalkabiliyorlar.

İkinci tur böyle duygusallıkları ve öfkeleri kaldırmaz.

Herkes aklını başına alsın.