Barış Yarkadaş
19 Temmuz 2021

Bunun adı ‘seçim hilesi’dir!


Cumhur İttifakı’nı oluşturan AKP ve MHP, 2023 yılında yapılması gereken cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerini kaybetmemek için formül üzerine formül arıyor. Zira, ne yapsalar olmuyor; ellerindeki hiçbir anket, Cumhur İttifakı’nın seçimi kazanabileceğini göstermiyor.

AKP ve MHP işte bu yüzden ‘Zihni Sinir Projeler’den medet umuyor. Öyle ki; avantajlı olacaklarını düşündükleri için barajı bir ara yüzde 12 ya da 14’e çıkarmayı bile düşündüler. Dünyada örneği olmayan yüzde 12’lik ya da 14’lük baraj oranından daha sonra vazgeçtiler.

TEK DERTLERİ KAZANMAK

İktidarı kaybetme korkusu yaşayan AKP şu sıralar ise adına ‘Daraltılmış Bölge’ denilen yeni bir “Zihni Sinir Proje”yle uğraşıyor. Tabii bir yandan da ortağı MHP’yi ikna etmeye çalışıyor. AKP’nin projesine göre, Türkiye 600 seçim bölgesine ayrılacak ve her seçim bölgesinden bir milletvekili çıkacak. Plana göre, Daraltılmış Bölge adı verilen seçim sisteminde dezavantajlı duruma düşen MHP’nin mecliste yer alabilmesi için ise MHP’nin adayları ya AKP listesinden seçime girecek ya da MHP’nin aday gösterdiği bölgede AKP adayı olmayacak. Böylece, bu iki partinin tabanı, oy kullanacağı  seçim çevresinde Cumhur İttifakı adına kim aday gösterilmişse mührü ona basacak.

MHP’NİN İTİRAZI

MHP ittifak ortağı AKP’nin bu planına sıcak yaklaşmıyor. MHP’liler ‘daraltılmış bölge’nin seçim sürecinde etnik ve dinsel kimlikleri öne çıkaracağını, HDP’nin ise bu yüzden Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde avantajlı konuma geleceğini belirtiyor. Ki; MHP’nin bu itirazı -kendi açısından bakıldığında- haksız değil. Daraltılmış Bölge, aslında AKP’nin mevcut duruma göre MHP’yle birlikte 400 milletvekilini garanti altına alma projesinden başka bir amaç taşımıyor.

HDP KORKUSU

AKP, etnik ve dinsel kimliklerin öne çıkmasından ve yeni bir gerilim unsuru yaratmasından rahatsızlık duymuyor. AKP’nin tek derdi seçimi kazanabilmek… Ülkenin geleceği de bu sistemle birlikte ‘mili irade’nin yok sayılması  da onları zerre kadar ilgilendirmiyor. Ki; MHP de zaten bu yüzden değil, yeni sistemin HDP’yi ‘bazı seçim çevreleri’nde avantajlı konuma getirecek olmasından dolayı itiraz ediyor. MHP’nin ülkeye dair bir derdi olsa, zaten AKP ile ortaklık yapmaz.

“KAZANAN HEPSİNİ ALIR!”

AKP plana göre, güçlü olduğu bölgeleri yasa yoluyla birleştirmek ve Amerikalıların ‘’Kazanan Hepsini Alır’’ dediği sistemi hayata geçirmek istiyor. Buna göre, bir seçim bölgesinde en yüksek oyu alan parti bir milletvekili çıkaracak, diğer partilerin oyları ise tam anlamıyla çöp olacak. İktidar olmanın avantajını kullanmak isteyen AKP istediği seçim bölgesini, istediği bölgeyle birleştirerek, masa başı hesaplarla kendisini avantajlı konuma getirmeye çalışacak. Böylece, örneğin CHP, İYİ Parti ya da HDP’nin bir adayı, herhangi bir seçim çevresinde yüzde 49 oy oranına ulaşsa bile, ‘Kazanan Hepsini Alır’ modeli yüzünden tek bir milletvekili bile çıkaramayacak.  Allah aşkına söyler misiniz; bunun adı ‘milli irade’yi yok etmek değil midir? Bunun adı ‘seçim hilesi’ değil de nedir!

Tatile gitmeden önce bu yazıyı okuyun

Uzun bir ‘Kurban Bayramı Tatili’ne daha giriyoruz. İmkanı olanlar kendisini ya Ege ve Akdeniz kıyılarına, ya da Karadeniz sahiline atacak. İmkanı olmayanlar ise bayramı yaşadığı şehirde geçirecek. Eğer siz de imkanı olanlar arasında iseniz ve biraz sonra yola çıkmayı düşünüyorsanız; bunu yapmayın! Ege, Akdeniz ya da Karadeniz’e gitmeyin.

HER YER DOLDU TAŞTI

Çünkü; ülkeyi yönettiğini zannedenler, üç tarafı denizlerle kaplı memleketimizin sahil kentlerinde yaz aylarında yaşanan yoğunluğu ve yaratacağı sıkıntıları düşünmüyor. Bu yüzden de hiçbir yönetim ve organizasyon planlaması yapmıyorlar. Artık herkes biliyor ki; normal zamanlarda nüfusu 100-150 bin arasında değişen tatil yöreleri, yaz aylarının gelmesiyle birlikte nüfusları 1 milyonun üstüne çıkınca yaşanmayacak yerler haline geliyor. Peki tek bir önlem var mı? Tabii ki yok!,

BÜTÇE İÇİN DÜZENLEME ŞART

Örneğin, şu an Muğla ve Bodrum çevresinde hem su hem de elektrik sorunu yaşanıyor. Ne su yetiyor, ne de elektrik… Temizlik hizmetinin yapılabilmesi ise insan üstü bir çaba gerektiriyor. Çünkü; ilçede şu an en az bir milyon kişi var. Oysa ki; Bodrum gibi tatil bölgeleri, İller Bankası’ndan 150 bin nüfusa göre bütçe alıyor. Ve Bodrum Belediyesi, 150 bin kişiye göre planlanmış bütçe ile yaz aylarında en az 1 milyon kişiye hizmet vermeye çalışıyor.

Örneğin, Bodrum Belediyesi turist sayısının az olduğu kış aylarında da turistlerin dolup taştığı yaz aylarında da aynı sayıdaki personel ile hizmet veriyor. Ve ne ilginçtir ki; bu saçmalık, yıllardır sürüyor. Turizm Bakanı da Çevre ve Şehircilik Bakanı da ‘’özel bütçe – özel dönem – özel hizmet’’ üzerine kafa yormuyor.

ÇÖZÜM VAR AMA…

Oysa ki; ilgili bakanlıklar, turizm bölgelerindeki belediye başkanları ile koordine olarak bu tür sorunları çözebilecek adımları atabilirler. Böylece, tatiline giden yurttaş yazlığında elektriksiz, iş yerini açan ve hizmet etmek isteyen esnaf susuz kalmaz. Basit bir planlama ile gerçekleşebilecek düzenlemeler ise  herkesin hayatını kolaylaştırır.

Ancak bunu yapabilmek için iktidarın partizanlıktan vazgeçmesi ve belediyeler ile işbirliği yapması gerekiyor… Bence siz siz olun, bunlar yapılmadan tatile gitmeyin… Bayramı kendinize zehir etmeyin…

 

Yazarlar

Bunun adı ‘seçim hilesi’dir!
Barış Yarkadaş