Meslek hayatımda ilk kez üst üste 15 gün izne çıktım; Türkiye değişti!

Gittiğimde iktidar alternatifi güçlü bir ana muhalefet partisi vardı...

Yapılan bütün anketlerde üç yıldır birinci parti çıkıyordu.

Belediye başkanları tutuklanıyor, kumpaslara kurban gidiyor, tehditle iktidar partisine transfer ediliyordu; ama tüm bunlar halkı etkilemiyordu.

Çünkü insanlar AKP’nin 24 yıllık baskıcı, zenginlerden yana rejiminden bıkmıştı.

★★★

Döndüğümde ne buldum?

Kendi eski ekibini FETÖ’cülükle suçlayan, “iktidarın mahkemesi” tarafından üç yıl sonra yeniden koltuğuna oturtulan bir eski Genel Başkan...

Ve...

Suçlanan, kenara itilmeye çalışılan ama her hamlede biraz daha güçlenen, halk tarafından benimsenen; deyim yerindeyse kahramanlaşan Özgür Özel...

★★★

Ülkede tüm bunlar olup biterken ben ne yaptım?

Denize girdim...

Sonra da ayaklarımı uzatıp tıpkı sizin gibi televizyonun karşısına geçtim ve olan biteni izledim.

Aklıma bir gün bile iznimi kesip yazılara başlamak gelmedi.

Neden mi?

Çünkü, çoğunuzdan farklı olarak ben bir an bile telaşa ya da umutsuzluğa kapılmadım!

★★★

Kendi seçmenleri tarafından “hain”, hatta “düşkün” ilan edilen Kılıçdaroğlu ve arkadaşları bundan sonra istedikleri kadar çırpınıp dursun, Özgür Özel’in ve arkadaşlarının önünü kesemez...

Sadece bir “bina”yı yönetirler...

CHP’nin kasasındaki milyarlarla oynarlar...

Lüks arabalara binip, goygoycularının kendilerine ısmarlayacağı kebapları yerler...

Birbirlerini makamlara atayıp onurlandırırlar...

Ama bu saatten sonra onlardan hiçbir cacık olmaz...

★★★

Özgür Özel ve arkadaşlarının durumu ise tam tersi...

CHP’de ya da orada, burada, şurada olmaları fark etmez...

Oldukları her partiyi iktidara taşırlar!

Yeter ki iktidar partisinin kuracağı tuzaklara dikkat etsinler...

Kendilerini “seçim dışı”nda bırakmayı amaçlayan oyunlara kurban gitmesinler.

“Anayasa, siyasi partiler ve seçim hukukunu çok iyi bilen uzmanlardan oluşan bir kadro”yla; yollarında emin adımlarla yürümeye devam etsinler!

★★★

Bu satrançta Kılıçdaroğlu’nun rolü belli:

Karşı tarafın piyonu!

Ondan şah-mah olmaz...

Peki; karşı taraf dediğim “ak taşlar”ın şahı kim?

Hepinizin ezbere bildiğiniz isim!

Dikkat edin; hiç ortaya çıkmıyor...

Kimi zaman vezirin, kimi zaman kalenin, kimi zaman da atın ya da filin arkasına saklanıyor.

Durmadan piyonları öne sürüp kurban etmeye devam ediyor.

★★★

Diyeceksiniz ki, “Sana göre bu oyun nasıl biter?”

Bana göre, oyun çoktan bitti!

Siyasi görüşlerinin bir bölümüne katılmasam da enerjisiyle, çalışkanlığıyla, kararlılığıyla, cesaretiyle, hitabet yeteneğiyle öyle bir “şah” var ki “ak taşlar”ın karşısında...

Bu saatten sonra ölüsü bile bu oyunu kazanır.

Dedim ya; muhalif bir kalem olarak ben rahatım...

Yeter ki siz paniklemeyin; o panikle oylarınızı çarçur etmeyin!

Özgür Özel kadar dik durun, yanında, arkasında, önünde olun!

Bırakın iktidar son hamlelerini yapsın!

Emin olun; çırpındıkça kendi sonunu hızlandıracak...

Artık Özel de aday!

İstinaftan “mutlak butlan” kararının çıktığı güne kadar CHP’nin tek cumhurbaşkanı adayı vardı:

Ekrem İmamoğlu...

“Vefa borcu” gereği kimse dile getiremese de artık o koltuğa Mansur Yavaş’tan başka bir aday daha var:

O da Özgür Özel.

AKP ve Kılıçdaroğlu; bilmeden, istemeden Özgür Özel’i sırtladı; o koltuğa taşıyor...

Kendisi; İmamoğlu’nu adaylıkta tutmaya kararlı da olsa... “Cumhurbaşkanı olmayacağım” demeye devam da etse...

Halk, “dolu altında beyaz gömleğiyle yürüyen o adam”ı çok sevdi.

Bu saatten sonra gideceği yere, kendisi bile karar veremez!

Bana inanmayan bir anket yaptırsın.

Göreceksiniz; çıkan sonuçlar; tüm dengeleri değiştirecek!

İki dudak demokrasisi!

Ben yokken en az CHP hakkında verilen mutlak butlan kararı kadar önemli bir gelişme daha yaşandı:

Bilgi Üniversitesi, Cumhurbaşkanı kararnamesiyle kapatıldı.

İki gün sonra da yine başka bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle açıldı.

Bu kararlar gösterdi ki...

Bu ülkede artık hiçbir şeyin garantisi yok...

Tapumuzun, diplomamızın, emeklilik maaşımızın, banka hesabımızın, hatta nikah cüzdanımızın bile kaderi Cumhurbaşkanı’nın iki dudağı arasında...

Yüksek müsadenizle ben bu rejimin adını koyuyorum... “İki dudak demokrasisi...”

★★★

Diyorlar ki “Yabancı yatırımcılar Türkiye’den kaçıyor!”

Ben de diyorum ki, “Niye kaçmasınlar?”

GÜNÜN SÖZÜ

Alevi inancında yol, erkan ve toplumsal ahlak kurallarına aykırı davranan, ahdini ve ikrarını bozan kişiler düşkün olarak nitelendirilir ve dışlanır. Sorum Alevi dedelerine: Ülkenin umut tekerine çomak sokan kişi hakkında böyle bir karar vermeyi düşünmüyor musunuz?