Korkusuz
Memduh Bayraktaroğlu

1929 krizi öncesi ve Roosevelt...

Yıl 1928...

Aylardan Aralık...

ABD Başkanı (Cumhuriyetçi Parti) Calvin Coolidge; Kongre’de yaptığı bir konuşmada şöyle diyordu:

“Birliğin durumunu gözden geçirmek üzere toplanan hiçbir ABD‘de kongresi, şu sıradaki kadar huzur, güven ve memnuniyet verici bir durumla karşılaşmış değildir... Yıllardır ulaşılmış en yüksek, rekor sayılacak bir varlık düzeyine ulaşılmıştır...“. 



1929 yılı mart ayında göreve başlayan Başkan (Cumhuriyetçi) Herbert C. Hoover, Coolidge’den aldığı ekonomi politikalarını aynen uygulamaya devam etti...

Ve...

Başkan olduğu yılın 24 Ekim Perşembe günü...

New York borsası allak bullak oldu...





Hisse senetleri akıl almaz ölçüde değer kaybetti...

Bir günde tüm servetlerini kaybeden çok sayıda ABD’li...

Gökdelenlerin tepesine çıkıp...

Kendilerini boşluğa bıraktı...



Bir yıl sonra...

Bütün dünyaya yayılan ekonomik krizde:

50 milyon insan işsiz kaldı...

Yeryüzündeki toplam üretim %42 oranında azaldı...

Dünya ticaret hacmi %65 oranında düştü...



ABD ve onun etkisiyle tüm dünya büyük bir ekonomik buhran yaşarken...

Franklin D. Roosevelt, Demokrat Parti’nin başkan adaylığını kabul ettiği 1932 tarihli konuşmasının bir yerinde şu taahhütte bulunuyordu:

Amerikan halkına yeni bir anlaşma için söz veriyorum, kendime söz veriyorum...”.





Amerikalılar bu taahhüde inandılar...

Ülkelerini yönetmesi için:

Roosevelt’i başkan seçtiler...

Demokrat Başkan:

4 Mart 1933’te...

ABD’nin 32. Başkanı olarak göreve başladı...

Günün sözü


“Sözcükleri ağzınızdayken yutmak, onları daha sonra yemekten daha iyidir...”.

Franklın D. Roosevelt

Şart değil


Soru:

Keynes’in ekonomi politikalarını savaşın başarılı kıldığı iddiası doğru mu?..



Bence o iddia...

Savaş yandaşı...

Silah sanayicilerinin yalakası...

Ve...

ABD’li demokratlardan nefret eden:

Dinci...

Kinci...

Ve...

Milliyetçi fanatiklerin uydurmalarından başka bir şey değildi...



Ama...

O ekonomi politikaların başarısını ters yüz edenin...

Savaş olduğu ise bir başka gerçekti...



Hangi savaş mı?..

Kennedy’nin öldürülmesinden sonra...

Müteveffa Başkan’ın asla izin vermediği...

Ama...

Öldürülünce yerine görevi devralan Johnson’un başlattığı:

Vietnam Savaşı...





Yani canlarım...

(Ortodokslar da heterodokslar da kızacaklar ama...).

Keynesyen politikaları uygulamak için...

Ekonominin ille de yüksek enflasyon yaşaması...

Veya...

Enflasyonla mücadele etmek amacıyla ekonomiyi durgunluğa sokmak şart değil...

Bakın neler yapıldı?


ABD’de Keynes’in fikirleri iktidar olduktan sonra...

Yeni sözleşmeye göre:

Kâğıt para basıldı...

Basılan paralar:

Kamu harcamaları...

Ve...

Kamu yatırımlarında kullanıldı...

Yoksullara ekonomik yardım sağlandı...

İşsizlik sigortası ödendi...

Kapanmış madenlere kola şişeleri içinde...

Kâğıt para gömen yurttaşlar...

Her hafta sonu...

Yaptıkları iş karşılığı ücret alarak:

Tüketime katıldı...



Para basıldı diye enflasyon oldu mu?..

Cevabını...

Bir başka yazımda vereceğim...

Bir şey değişir miydi?


Demokrat Roosevelt başkanlık koltuğuna oturduğunda...

Bütün dünya...

ABD’de, 1929’da başlayan ekonomik krizin etkisi altındaydı...



Göreve başlar başlamaz...

Seçimlerden önce verdiği sözü yerine getirmek amacıyla:

First New Deal’i (Birinci Yeni Anlaşma) uygulamaya koydu...



Program öncelikle:

İç politika için hazırlanmıştı...

Ve bu açıdan:

Sosyal refah sisteminin temelini atıyordu...

Ancak...



Demokrat Roosevelt’in sosyal refah sistemi...

Cumhuriyetçilerin:

Öfkesini çekmişti...

Bir karikatürde...

Cumhuriyetçi bir grup seçmen telefonlaşıyorlar ve biri diğerine şöyle diyordu:

“Bu akşam Roxy sinemasına (New York’ta) gidelim de hep beraber Roosevelt’i yuhalayalım...”.





Bizim son seçimleri:

Cumhuriyetçi Erdoğan değil de...

Onun yuhalattığı Demokrat Kemal Bey kazansaydı...

Bir şey değişir miydi?..



Bu soruya...

Bir başka yazıda (Bugün değil):

Cevap vereceğim...

Çıkıştan değil


“Amirim” dedi görevli polis, “gözaltına aldığımız bütün şüpheliler kaçmış...”.

“Neeee?” diye bağırdı Komiser, “ben size bütün çıkışları kontrol altına alın demedim mi?..”

“Çıkıştan değil girişten kaçmışlar amirim...”

İhtiyatlı iyimserim


Canlarım...

Bir yorumcu olarak bazı tahminlerimi:

Temennilerim oluşturabilir...

Ama...



Hiçbir zaman yalan haber yapmadım...

Yapmam...

Yapmayacağım...



Hiçbir zaman kurgu haber yapmadım...

Yapmam...

Yapmayacağım.



Şimdi yazacaklarım:

Tahmin değil...

Temenni de değil...

Kişisel görüşlerim...



Halkımızı ekonomide:

İyi günler beklemiyor...

Ama...

Bu durum:

Karamsar olmamı gerektirmiyor...



Ekonomide:

Çok güzel gelişmeler de olacak...

Ancak...

Bu durum da...

İyimser olmamı gerektirmiyor...



Sözümün özü:

Ensesini karartmayan bir:

Kötümser...

İhtiyatlı bir:

İyimserim...

Benzerliğe bakın


John Maynard Keynes’in:

“Para Üzerine Mesajlar” isimli kitabı:

1932’de yayımlandı...



Keynes 1935’te:

“Paranın, İstihdamın ve Paranın Genel Kuramı” isimli eserini yazdı...

Kitap 1936 şubatında yayımlanarak kitapçıların raflarında yerini aldı...





Bu iki kitap...

Keynes’in:

Malî, iktisadî ve para politikaları...

Roosevelt’i çok etkiledi...

Ve...

1933’ten itibaren...

ABD’yi Roosevelt...

Roosevelt’i ise (Ekonomi, para ve mali politikalarıyla...):

Keynes yönetiyordu...





Yani canlarım...

Roosevelt millî ve yerli olmamalıydı ki...

Ekonominin yönetimini:

Bir İngiliz’e (Keynes) emanet etmişti...



Bugünlerde de Türkiye’yi:

Milli ve yerli Erdoğan...

Erdoğan’ı ise:

İngiltere vatandaşı (Keynes gibi) Şimşek yönetmiyor mu?..

Hem de ona rağmen


Canlarım...

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra...

Kapitalistlerin...

Marx’tan daha çok kızdıkları kişi...

Kendileri gibi bir kapitalist olan iktisatçı Keynes’ti...





Roosevelt’ten sonra başkanlık koltuğuna oturan:

(Demokrat) Truman...

(Cumhuriyetçi) Eisenhower...

(Demokrat) Kennedy de Keynesyen politikaları sürdürdüler...





Bu başkanların döneminde de:

Amerikan ekonomisi sürekli ve istikrarlı bir şekilde büyüdü...

İstihdam artışı, çalışabilir nüfus artışından daha fazla olduğu için...

İşsizlik oranı hızla düştü...





Ve canlarım...

Bütün bunlar:

Fiyat istikrarı eşliğinde gerçekleşti...



Bu ekonomi politikaların başarısının temelinde:

Mali politikalarla para politikalarının:

Aktif ve bilinçli olarak kullanılması yatıyordu...