Hüsnü Mahalli
17 Temmuz 2022

Zavallı Biden


20 Mayıs 2017’de ülkesini ziyaret eden Başkan Trump’ı krallar gibi karşılayan Bin Selman önceki gün Cidde’ye giden Biden’a çok soğuk davrandı. Arap liderlerini havaalanına giderek karşılayan ve hepsiyle kucaklaşarak dakikalarca koklaşan Bin Selman, Biden’la tokalaşmadı bile.

İçerleyen Biden ise Kaşıkçı cinayeti konusunu açarak “Bak bir daha böyle kötü işler yaparsan kulağını çekerim” dediğini anlatmış.

Zavallı Biden!

Başbakan Davutoğlu da IŞİD’çilerin gerçekleştirdiği Ankara Gar katliamı ile ilgili olarak “İntiharcıları takip ediyorduk ama suçüstü yakalamak istiyorduk” demişti.

İkili görüşmesinde Bin Selman’la neyi nasıl konuştuğu bilinmez ama Biden’ın Cidde’den eli boş döndüğü kesin.

Körfez ülkesi Suudi Arabistan, Kuveyt, BAE, Umman, Bahreyn ve Katar liderleriyle birlikte Irak, Mısır ve Ürdün liderini ortak bir masada toplayan Biden onlara “İsrail’le dostluğunuzu pekiştirin ve onun dediğini yapın” demiştir.

Peki İsrail ne istiyor?

Her şeyi ama özellikle İran’ı ortadan kaldırmak için ortak cephe oluşturmak.

İsrail uçakları için Suudi hava sahasını açan Bin Selman bu işe yanaşır gibi göründü ama Bahreyn hariç diğer ülkeler “biz bu işte yokuz” dediler.

Özellikle İran’a komşu BAE ve Irak.

Suudi’lerden 300 milyar dolar sızdıran Trump sayesinde BAE, Bahreyn, Fas, Sudan ve Umman Sultanlığı ile ‘barışan’ İsrail’in işi zor. Uçaklarını Mekke ve Medine üzerinde uçurarak tarihsel ve dinsel duygularını canlandıracak olan İsrail, Kanlı Arap Baharı’ndan çok şey kazandı ama ne yaptıysa İran’la baş edemedi. ‘Ben iyi bir Siyonistim’ diyen Biden bile Trump’ın çekildiği İran’la nükleer anlaşmaya dönmekten yana tavrını sürdürüyor. Bununla yetinmeyen Biden görüştüğü Irak Başbakanı Kazimi’ye ‘İran’la Suudi Arabistan arasında arabuluculuk çabalarınızı takdir ediyorum’ demiş. Arap medyasına göre Erdoğan’ın toplantıya davet edilmesine sıcak bakmayan Biden (Sisi de) Arapların petrol ve doğal gazını da alamamış.

Zavallı Başkan.

Cidde’den eli boş dönen Biden Rusya’ya karşı savaşında giderek zorlanacaktır. ABD zorlanırsa müttefik Avrupa ülkeleri perişan olacak demektir. Rusya’nın dışında farklı gaz ve petrol kaynağı bulunmayan Avrupa ülkeleri Eylül ve Ekim’le birlikte çok ciddi sıkıntılar yaşayacaktır. İnsanlar ısınamayacak ve Rus gazıyla çalışan ve Rus ham maddesiyle beslenen sanayi sektörü çökme riskiyle karşı karşıya kalacaktır.

Bunun farkında olan Putin gaz ve petrol fiyatlarının yükselmesinden dolayı dolarlarına dolar katıyor ve ‘gıcıklık olsun’ diye gaz boru hattını ‘bakım gerekçesiyle’ kapattı. Ne zaman açar belli olmaz ama Avrupa’da bir çok ülke “Bıktık şu Zelenski’nin saçmalıklarından” modunda. Bunun farkında olan Zelenski “Rusya’nın istekleri karşılanmazsa yakında Avrupa cehennemi yaşar” diyen Sırbistan Başkanı Vucic’ı tehdit ederek “Haddini bil yoksa Hırvatlarla bir olur seninle hesaplaşırız” dedi.

Adam artist, Amerikan Cowboy kültürü ile yetişmiş ve İsrail’le duygusal bağı var.

Ülkesinin geldiği durum ortada.

Faşizan, ırkçı ve mezhepçi söylemlerle halkına gaz vermeye kalkıştı sonunda kendisi ve Avrupa’da herkesi gazsız bıraktı.

Ordusun yarısı dağıldı, ülkenin askeri alt yapısı yok edildi, on binlerce insanı öldü ve ülke ekonomisi çöktü.

Neo-Nazi söylem ve hayaller uğruna.

ABD, İngiltere, İsrail ve benzeri ülke liderlerinin deli liderlerinin gazıyla.

Oyuna gelmek kolay ama ödenen bedel her zaman çok ağır olur.

Zelenski er ya da geç Putin’in koşullarını kabul edecektir.

Adam zavallı ve çaresiz çünkü güvendiği liderler perişan.

Biden bunamış, Moskova’nın açıkladığı belgelere göre gençliğinde Rus istihbaratına çalıştığı anlaşılan Boris istifa etmiş, Almanya’da Yeşiller-Sosyal Demokrat İttifakı dağılmak üzere ve İsrail’de sekiz partili hükümet Ekim’de erken seçim kararı aldı.

Putin’in ise keyfi yerinde.

Çin, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika ile BRİCS örgütünü genişletiyor, İran ve Çin ile birlikte Venezuela ve çevresinde önümüzdeki ay ortak askeri tatbikat yapacak, salı günü Tahran’da Erdoğan ve Reisi ile buluşacak ve daha neler neler.

Ankara ise kendisine yüz vermeyen, karanlık tezgahlar çeviren ve her fırsatta “aşağılamaya” çalışan ABD ve NATO’cu ülkelerin peşini bırakmıyor ya da bırakamıyor.

İyi de neden!

Yazarlar

Zavallı Biden
Hüsnü Mahalli