Korkusuz

Zafer Partili Aslan: Üniversiteyi kazanan öğrenciler hayallarını erteledi

Zafer Partisi Bürokrasi ile İlişkiler ve Sivil Toplum Kuruluşlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan, 2022 yılında üniversiteye girme başarısını gösteren 105 bin 952 öğrencinin maddi imkansızlıklar nedeniyle kayıt yaptırmadığını, yaptıranların ise dondurmak zorunda kaldığını belirtti. Suriyelilerin beyan esasa dayalı üniversitelerde ücretsiz eğitim gördüğünün altını çizen Aslan, gençler arasındaki fırsat eşitliğine vurgu yaptı.

Zafer Partili Aslan: Üniversiteyi kazanan öğrenciler hayallarını erteledi
Zafer Partisi Bürokrasi ile İlişkiler ve Sivil Toplum Kuruluşlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan, 2022 yılında üniversiteye girme başarısını gösteren 105 bin 952 öğrencinin maddi imkansızlıklar nedeniyle kayıt yaptırmadığını, yaptıranların ise dondurmak zorunda kaldığını belirtti. Suriyelilerin beyan esasa dayalı üniversitelerde ücretsiz eğitim gördüğünün altını çizen Aslan, gençler arasındaki fırsat eşitliğine vurgu yaptı.

Zafer Partili Aslan, geçen yıl 105 bin 952 öğrencinin üniversiteyi kazanmalarına rağmen kayıt yaptırmadığını ya da kayıtlarını dondurduğunu açıkladı. Yaptığı yazılı açıklama ile fırsat eşitliğine, ekonomiye ve Suriyeli sığınmacılara dikkat çeken Aslan, şu ifadeleri kullandı:

“GENÇLER MADDİ İMKANSIZLIKLAR NEDENİYLE ÜNİVERSİTE KAPILARINDA DIŞLANIYOR”

“Geleceğin umut vaat eden gençleri, üniversite kapılarında maalesef parasızlık nedeniyle bekletiliyor, hatta zorunlu olarak o kapıdan içeri adım atamıyor! Geçtiğimiz yıl, devlet ve vakıf üniversitelerine girmeye hak kazanan 105 bin 952 öğrenci, kayıtlarını yapamadan hayallerini bir kez daha erteleme acısıyla karşı karşıya kaldı. Eğitim, toplumun en önemli temel taşlarından biridir ve her bireyin eşit şartlarda bu temel haktan yararlanması gereklidir. Ancak ne yazık ki, ülkemizin eğitim sisteminde hala çözülmesi gereken önemli bir sorun var: parasızlık engeli. Bu gençlerimiz, sınavlarda başarıyla elde ettikleri haklarına rağmen, maddi imkansızlıklar nedeniyle üniversite kapılarında dışlanıyor."

“ÖĞRENCİLERE MADDİ YÜKLER DAYATMASI, EĞİTİM HAKKINI ELİNDEN ALAN ADALETSİZ BİR UYGULAMADIR”

"Öğrencilerin eğitim hakkını ellerinden almak, geleceğimizin teminatı olan gençlerin potansiyellerini engellemek demektir. Her bir öğrenci, topluma katkı sağlayacak, bilgi ve becerilerini geliştirerek ülkenin kalkınmasına destek olacak birer değerdir. Ancak, devlet ve vakıf üniversitelerinin kapalı kapılar ardında, öğrencilere maddi yükler dayatması, eğitim hakkını elinden alan adaletsiz bir uygulamadır. Bununla birlikte ülkemizde önü alınamadan artan enflasyon ve hayat pahalılığı, geçim sıkıntılarının yanında gençlerin yeni bir şehirde üniversite okumasını da güçleştirmektedir. Bir öğrencinin yurt parası, yemesi, içmesi, ulaşımı derken, gençlerimiz bu yükün altında kalarak üniversiteyi ya tercih etmiyor ya da parasızlıktan öğrenimlerini dondurmak zorunda kalıyor."

“SOSYAL POLİTİKALAR ACİL BİR ŞEKİLDE GÖZDEN GEÇİRİLMELİ”

"Eğitimden uzak kalan öğrenci sayısının arttığına dair veriler, ülkenin eğitim sistemi ve ekonomik koşulları açısından endişe verici bir durumu işaret etmektedir. 2021'de 46 bin çocuğun üniversiteye kayıt yapamaması, 2022'de ise bu sayının 105 bin 952'ye çıkması, ekonomik sıkıntıların ve sosyal adaletsizliğin eğitime erişimi olumsuz etkilediğini göstermektedir. Yoksulluk belgesi alarak 41 bin 800 öğrencinin eğitime ara vermesi, maddi imkansızlıklar nedeniyle eğitime devam etme zorluğu yaşayanların sayısının arttığını ortaya koymaktadır. Bu durum, gençlerin geleceğine ve ülkenin kalkınmasına olumsuz etkilemektedir. 2023 yılında da eğitimden uzak kalan öğrenci sayısının daha da artması, eğitim sisteminin ve sosyal politikaların acil bir şekilde gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Toplumun eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için çaba sarf etmesi, ekonomik ve sosyal desteğin artırılması, eğitim altyapısının iyileştirilmesi ve dezavantajlı kesimlerin eğitime erişimini kolaylaştıracak önlemlerin bir an önce alınması gerekmektedir."

“EĞİTİM GÜCÜNÜN ARTIK ÖĞRENCİLERDE OLMASI LAZIM”

"Bu noktada, eğitimde fırsat eşitliği ilkesinin öne çıkarılması, üniversite eğitimine erişimi sağlayacak adil ve kapsayıcı bir sistem oluşturulması kaçınılmazdır. Ülkenin geleceğine yön verecek olan bu gençlerimize destek olmak, onların eğitimlerini sürdürebilmeleri için maddi imkanlar sunmak, toplumsal adalet ve eşitlik ilkesinin gerçekleştirilmesi için zorunludur. Eğitimde fırsat eşitliğini savunmak, gençlerimize cesaret ve umut aşılamakla eşdeğerdir. Devlet ve vakıf üniversiteleri, bu gençlerimizin hayallerine dokunmak yerine, onları maddi sıkıntılara boğarak geleceklerini karanlık bir yola sürüklememelidir. Eğitim, toplumun ilerlemesi ve kalkınması için en büyük güçtür ve bu gücün tüm gençlerin eline geçmesi, ülkenin ileriye taşınması için önemli bir adımdır."

“SURİYELİ SIĞINMACILAR BEYAN ESASA DAYALI OLARAK ÜNİVERSİTELERE KAYIT ETTİRİLDİ”

"Aynı zamanda şu da unutulmamalıdır. Suriye iç savaşının başladığı yıllarda Türkiye’ye sığınan çok sayıda genç ve erkek, üniversiteye beyan esas sistemiyle girdi. Hiçbir şekilde diploması sorulmayan insanlar, üniversitelerimizde okutularak fırsat eşitliğinin önüne geçildi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), yayımladığı genelge ile Suriye sınırındaki illerde bulunan 7 üniversitenin, Suriyeli sığınmacıları ‘özel öğrenci’ statüsünde kayıt etmelerine olanak tanıdı. Genelgeye göre, mülteciler hiçbir belge göstermeden, yalnızca ‘beyanla’ üniversitelere kayıt olabilme hakkı tanıdı. Unutmayalım ki, bir öğrencinin eğitim hakkı kısıtlandığında, tüm toplumun potansiyeli kısıtlanır. Bu nedenle, eğitim hakkını elinden alan, gençlerimizin geleceğini gasp eden bu adaletsiz uygulamalara karşı ses çıkarmalı, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için birlikte mücadele etmeliyiz. Öğrencilerimize destek olmak, geleceğimize yatırım yapmaktır ve bu yatırımın getirisi, ülkemizin ilerlemesi ve güçlenmesidir."

(ANKA)