Ahmet Takan
25 Eylül 2021

Yurt sorunu!..


Üniversitelerin yeniden yüz yüze eğitime geçmesi ile birlikte tüm Türkiye, öğrencilerin barınma sorununu tartışmaya başladı. Adı da “Yurt sorunu” oldu…

Gençlik  yıllarımdan beri bu sorunu hep tartışır dururuz. Saray iktidarı geldi aynı sağlık alanında yazdıkları palavra hikayeler gibi üniversite gençliğinin barınma  imkanları ile ilgili bir dünya masal anlattı durdu. Tablo bugün tüm çıplaklığı ile ortada. Ankara’da tüm hatırlı zat-ı muhteremler, eşten dosttan gelen çocukları için yurt bulma talepleri için mesai harcıyor. Büyük sıkıntıyı, parklarda yatan gençlerin fotoğrafları ile tekrar tekrar anlatmanın faydası yok… Gerçek Gündem haber sitesinin dünkü haberi çok çarpıcıydı:

-2020 yılına ait verilere göre Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı yurtların toplam kapasitesi 780 bin. Yani her 11 öğrenciden yalnızca 1’i devlet yurtlarına yerleşebiliyor.

Devlet yurtlarına erişemeyen, özel yurtlara para veremeyen ve ev kiralayacak kadar geliri olmayan öğrenciler de tarikat ve cemaat yurtlarının ağına itiliyor.

-Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı yurtların ihtiyacı karşılayamaması ya da farklı değerlendirmelere göre karşılamaması sonucunda öğrenciler özel yurtlara başvuruyor.

-Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2020-2021 verilerine göre Türkiye’de toplam 2 bin 894 özel yurt bulunuyor. Özel yurtların toplam kapasitesi de bakanlık verilerine göre 442 bin.

Ancak son yıllarda özel yurt sayılarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor.

2007 yılında 199 olan özel yurt sayısı; 2019 yılına gelindiğinde 592’ye yükselmiş durumda.

-Devlet yurtlarının ihtiyacı karşılayamaması ve özel yurtlardaki fahiş fiyatlar, öğrencileri alternatif arayışına sokuyor.

-Konut kiralarının radikal şekilde arttığını göz önünde bulundurursak; tarikat ve cemaatlerin açtığı yurtlar bir alternatif haline geliyor.

-Vakıf yurtlarının son yıllardaki artışına bakıldığında da öğrenciler tarikat ve cemaatlerin ağına mı itiliyor sorusu akıllara geliyor.

-2007 yılında 154 olan vakıf yurdu sayısı 2019 yılına gelindiğinde 454’e çıktı.

-Son 14 yıldaki bu artışta ise AKP’ye yakınlığı ile bilinen vakıflar öne çıkıyor.

-Türkiye’de İlim Yayma Cemiyeti’nin 107 yurdu bulunurken; toplam kapasite 14 bin 463 olarak biliniyor. TÜRGEV’in 18 yurdunun kapasitesi 3 bin 690, TÜGVA’nın 38 yurdunun kapasitesi 4 bin 852 ve Ensar Vakfı’nın 60 yurdunun kapasitesinin 6 bin 688 olduğu belirtiliyor.

-İstanbul’da ise İlim Yayma Cemiyeti’ne ait yurtların toplam kapasitesi 3 bin 455, TÜRGEV’in 2 bin 396. Çocuklara yönelik cinsel istismar olayları ile gündeme gelen Ensar Vakfı’nın İstanbul’daki yurtlarının kapasitesi ise 1089.

Devletten, öğrenci başına barınma ve beslenme yardımı alan bu yurtlar, tanıtımlarını “devlet destekli” ifadeleriyle sürdürüyor.

Yurt desteğinde devletin, bu 4 dernek ve vakfa bir ayda ödeyeceği para 19 milyon 300 bin 450 lira.

-Bu rakam üniversitelerin yüz yüze eğitimi sürdüreceği 9 ay boyunca 173 milyon 704 bin 50 lirayı buluyor.

-Tarikat ve cemaat yurtlarına başvurmak için söz konusu vakıfların internet sitelerinden başvuru yapılıyor ancak ön kayıt işlemi sonrası öğrenciler, mülakatlara alınıyor.

★★★

İşte gerçek fotoğraf bu!..

Bir zamanlar FETÖ yurtları ve dershaneleri çok revaçtaydı. Öküz öldü ortaklık bitti diyemeyeceğim ama sistem aynı şekilde tıkır tıkır işletiliyor.  Başarılı, fakir  fukura Anadolu çocukları zorla cemaatlerin, karanlık odakların kucağına itiliyor.

Kızmayın!.. Soruna çok yüzeysel bir yerden bakıyoruz.

“Yurt sorunu” öyle mi?.. “Yurt” deyince sadece barına yerleri mi aklınıza geliyor?..

Madem, Gerçek Gündem haber sitesinin haberi ile mevzuya başladık o zaman onlardan ricamız olsun; son yıllarda Türkiye’den yurt dışına giden ve oralarda kendilerine yaşam şansı arayan üniversite mezunu olan/olmayan gençlerimizin sayısı ile ilgili rakamları -varsa- çıkarıp kamuoyuna duyurabilir mi?..

★★★

“Yurt sorunu” öyle mi?…

Harp okullarındaki cemaatlerin faaliyetlerinden haberdar olan var mı?..

Başta kuvvet komutanlıkları olmak üzere, jandarma, emniyet ve tüm devlet kadrolarındaki cemaatler sızmalarının rakamları belli mi?..

MİT’in elinde bu konuyla ilgili bir çalışma var mı?.. Varsa bunu ilgili makamlara iletti mi?.. Var da ilettiyse o raporların sonucu ne oldu?..

Gençlerimizin barınama sorunu yüzünden çektikleri ıstıraplara tabii ki üzülelim. Ancak, şu veya bu şekilde başlarını sokacak bir dam bulup üniversite mezunu olsalar bile yurt sorunları bitmeyecek. Eğer bu kafayla gitmeye devam edersek ve sorunlwara sadece günlük bakarsak çok yakında hepimizin büyük bir “yurt sorunu” olacak. İşte o zaman hepimizi barınacak bir yurt arayacağız.

Ne yapacağız, “Yurt” için İngiltere’den torpil mi arayacağız?..

Torpil bulana kadar hangi parkta yatacağız?..

★★★

Ulu Tanrı, tüm şehitlerimizle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Yurt sorunu!..
Ahmet Takan