Dünyanın en büyük ticaret filosunu elinde bulunduran Yunanistan, Rus sıvılaştırılmış doğal gazına (LNG) karşı 1 Ocak 2027'de tam olarak yürürlüğe girmesi planlanan yasak kararına muhalefet ederek geri adım atmıyor. Brüksel koridorlarında gerilimi tırmandıran Atina, Rus gazının kendi gemileriyle AB dışındaki küresel pazarlara taşınmasını sağlayacak özel bir muafiyet maddesi talep ediyor.
Yunan yetkililer, yerel tüketim için Rus LNG'si ithal etmek istemediklerini ancak küresel taşımacılık pazarındaki paylarını kaybetmeyi reddettiklerini vurguluyor. Atina yönetimi, bu nakliye faaliyetinin yasaklanmasının sadece Avrupa denizcilik sektörüne zarar vereceğini, Moskova'nın ise Çin gibi bu göreve hazır başka ülkeler bularak enerji gelirlerini korumayı sürdüreceğini savunuyor.
Ancak daha önce oy birliğiyle kabul edilen bir yasal metnin geriye dönük olarak değiştirilmeye çalışılması diğer üye ülkelerin sert tepkisine yol açtı. Brüksel'de görev yapan bir AB diplomatı, Atina'nın bu tutumunu "yüzsüzlük" olarak nitelendirerek, Yunanistan hükümetinin yaptırımlar uğruna büyük fedakarlıklar yapan diğer üyelere kıyasla tahammül sınırının çok düşük olduğunu ifade etti.
YUNAN MİLYARDERİN ANLAŞMALARI TEHLİKEDE
Yaşanan bu büyük anlaşmazlığın merkezinde, Yunan milyarder George Prokopiou'ya ait olan ve kutup şartlarında taşımacılık yapan Dynagas şirketi yer alıyor. Şirket, Rusya'nın en büyük LNG üreticisi Yamal ile bazıları 2065 yılına kadar uzanan uzun vadeli sözleşmelere sahip ve bu tesise yedisi buzkıran olmak üzere toplam 11 gemi kiralıyor.
Şirket, tam bir yasağın Avrupa'nın denizcilik kapasitesine darbe vuracağını ve milyarlarca dolarlık borç anlaşmalarını temerrüde düşüreceğini savunurken, Yunanistan'ın bu süreçte şirketinin arkasında durması yaptırım paketinin genelini kilitledi.