Bayern Münih’e bu presi yapmak çılgınlık mı özgüven mi ya da tam bir taktik dokunuş mu? Benim yanıtım hepsi! ‘Alman devi’ sözünü lügata sokan takıma karşı delicesine bir baskı. Bayern’i ilk 45’te sadece 153 başarılı pasta tutmak ve neredeyse top göstermeyip net pozisyonlara girmek... Hepsini bu kalibrede bir takıma yapabilmek, Şampiyonlar Ligi’nde pek göreceğimiz bir şey değil. Öyle ki Galatasaray’ın 16 şutu, 2003’ten beri Bayern kalesine çekilen en fazla şut sayısıydı. İnanılmaz! İcardi’nin her iki yarıda kaçırdığı pozisyonlar gece milyonlarca taraftarın rüyalarına girecek.

Kerem’in, Abdülkerim’in, goldeki anlık gecikmesine rağmen Kazımcan’ın veya Barış Alper’in performanslarını görünce Türk futbolu adına gurur duymamak mümkün değil. Birkaç yıl öncesine kadar neredeydiler, şimdi neredeler ve inanıyorum ki birkaç yıl içinde Avrupa devlerinde oynayacaklar.

Yüksek eforun sonunda biraz yorulup aktif dinlenme için topu rakibe verince canavarı uyandırdık resmen. O dakikaya kadar sevimli hayalet olan Kane’in, şansın da yardımıyla attığı o gol gerçekten yıkıcıydı. Üstelik de tam oyuncu değişikliği öncesi bunu yaşamak üzücü. Bu kaçıncı...

Galatasaray, tempoyu düşürmeden oynadığı, oynamayı öğrendiği an her kulvarda büyük işler yapacaktır. Yorulmadan böyle devam!