Hüsnü Mahalli
3 Ocak 2021

Yine mi türban!


Din adamı değilim, dini okullarda okumadım ama Kur’an-ı Kerim’i, Hadisleri ve İslam tarihinin büyük bölümünü okumuşumdur.

Hem de kendi orijinal Arapça dilinde.

Kur’an’da Nur ve Ahzab Sureleri’nde örtünmenin kuralları konulmuştur.

Başka yedi Sure’de farklı sözcük ve anlamlarla bu konuya değinilir.

Sevgili Peygamberimizin konuyla ilgili bazı hadisleri bulunmamaktadır.

Farklı söylemlerle de olsa örtünme diğer dinlerin de konusudur.

Tutucular hariç Yahudiler ve Hıristiyanlar bu tartışmaları geride bırakırken Müslümanlar yeni keşfetmiş gibi heyecanla kavgayı sürdürmektedir.

Her konuda olduğu gibi Müslümanlar hep geriden geliyor.

Örtünme ya da bizdeki tanımıyla türbanla ilgili tartışma ve kavga İslam’ın daha ilk günlerinden başlamış ve bugün vardığımız noktaya gelmiştir.

Bitecek gibi de görünmüyor.

Oysa olay çok net:

Kur’an tanımıyla GERÇEK ANLAMDA MÜSLÜMAN olduğunu söyleyenler Kur’an’ın örtünme emirlerine tamı tamına uymak zorundalar.

Peki GERÇEK ANLAMDA MÜSLÜMAN olanlar kimlerdir?

Dünyada 1.7 milyar olduğu tahmin edilen Müslümanlar’ın kaçı GERÇEK ANLAMDA Müslüman’dır.

Onlarca Müslüman ülkede onlarca farklı dinsel yorum, yaklaşım ve uygulama vardır.

Bu ülkelerin çoğunda dinsel kurumlar demokratik olmayan iktidarların emrindedir.

Bu ülkelerin çoğu kendi aralarında kavgalı bazıları da birbirini boğazlıyor.

Müslüman ülkelerin büyük bölümünde dikta iktidarlar, savaş, iç savaş, kavga, gürültü, düşmanlık, kin, nefret ve sefalet var.

Bu ülkelerin hemen hemen hepsinde kendi aralarında kavgalı tarikatlar, cemaatler, dini gruplar ve bazıları şarlatan olan şeyhler var.

Özetle herkes herkesle kavgalı ya da kavga ettiriliyor.

Kadın ya da erkek farketmiyor.

Bir kadının iyi Müslüman olması için örtünmesi tek başına yeterli bir koşul değildir.

İslam’a göre örtünmek kadının iç ve dış dünyasıyla ilgilidir.

Örtünmeyle ilgili tartışmayı sürdüren erkekler ise kadını bir nesne olarak görmenin ötesine geçmiyor geçemiyor.

Oysa her erkeğin annesi, teyzesi, halası, babaannesi, anneannesi, karısı, bacısı ve olmuş ise kız çocuğu vardır.

Yaşamın tüm detayları bu denklem içinde gelişmesi gerekirken bazıları kadını yalnızca cinsel bir nesne olarak görüyor.

Türbanla ilgili tartışma büyük ölçüde böyle bir konu.

“Aman şurası görünmesin ama burası açıkta kalmasın”!

Kadına “örtün” diyen İslam erkeğe de “sen de ahlaklı ve erdemli olacaksın” der.

Bildik erkekler bu gerçeği görmedikleri sürece iktidarlar bu kısır döngünün ötesine geçmez ama aynı zamanda örtünme yani türban konusunu kullanmayı sürdürür.

MHP, BBP ve onlarca tarikatla ittifak halinde olan AKP acaba hangi türban modelinden yanadır?

Farklı farklı türbanlar, baş örtüleri ve çarşaflı haller.

Kadının neresi görünecek ya da görünmeyecek.

Haşemalı bir kadın mayolu erkeklerin yüzdüğü denize girebilir mi?

Kim kimden tahrik olacak?

Bunun orta yolu var mıdır.

“En hakiki Müslüman biziz” diyen IŞİD, NUSRA ve benzeri radikal gruplar ilkokuldan başlayarak tüm kızları ve kadınları sim siyah çarşafla kapattılar.

Sonra da kaçırdıkları kızlara ve kadınlara tecavüz ederek köle pazarlarında sattılar ve satıyorlar.

Dönelim olası Türkiye’ye…

AKP’nin istediği şekilde kadınların örtündüğü, verilen fetvalar gereği kızların okula gönderilmediği, adet gördüğü anda evlendirildiği ve erkeklerin bulunduğu ortamlarda çalışmalarına izin verilmediği Türkiye’ye.

İyi de böyle bir durumda türlü türlü yolsuzluklar, rüşvet, hırsızlık, kamu malını talan etmek, çocuk ve kadınlara yönelik cinsel saldırılar, kadın cinayetleri ve içerde ve dışarda bildiğiniz tüm rezillikler ne olacak?

Birileri kadının cahil, yoksul ve sefalet içinde kalmasını istiyor…

Böyle bir ortam din istismarcılarının en hoşlandığı alandır.

Din istismarcıları kadınlara “geri zekalı” muamelesi yapar.

Bir çoğunu yakından gördüğüm İslam coğrafyasının farklı ülkelerinde durum böyledir.

İslamcı referanslarla iktidar olan AKP türbanı her yere soktu ama hala mağduru oynuyor.

Başta Abdullah Gül, Davutoğlu, Babacan olmak üzere AKP’den ayrılanların eşleri türbanlı ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göre onlar düşman.

Fetö’culuk suçlamasıyla işine son verilen, okuldan atılan ve bir çoğu hapislerde olan binlerce kadın da türbanlı.

Anlaşılan AKP’ye göre türbanın bir tek kriteri var o da Erdoğan’cı olmaktır.

Gerisi teferruat.

Yazarlar

Yine mi türban!
Hüsnü Mahalli