AA- Otomotivden beyaz eşyaya, güç kaynaklarından sensörlere, haberleşme altyapılarından savunma sistemlerine kadar birçok kritik alanda kullanılan çipler, üretimin sürdürülebilirliği açısından stratejik önem taşıyor. Küresel ölçekte yaşanan çip tedarik sorunları ise ülkeleri yerli üretim ve teknoloji kapasitesini artırmaya yöneltiyor.
Özellikle yüksek hacimli ticari çiplerde üretim ağırlıklı olarak Tayvan, Güney Kore, Çin, ABD ve Avrupa'daki üretim merkezlerinden sağlanıyordu. Türkiye de çip alanındaki dışa bağımlılığı azaltmak ve küresel değer zincirinde daha üst sıralara çıkmak amacıyla çalışmalarını hızlandırıyor. Bu kapsamda, 2027-2029 Orta Vadeli Program'da (OVP) yarı iletkenler başta olmak üzere stratejik sektörlerde yerli AR-GE, üretim ve yenilik kapasitesinin artırılması hedefleniyor.
ÇİP ÜRETİM TESİSLERİ KURULACAK
Program kapsamında, kritik teknolojilerde yerli kapasitenin geliştirilmesi amacıyla çip üretim tesislerinin kurulması planlanıyor. Bu tesislerde kimlik ve pasaportlarda kullanılan çiplerin yanı sıra sanayi alanındaki çeşitli uygulamalara yönelik ürünlerin de yurt içinde üretilmesi hedefleniyor.
Çip sektöründe yalnızca üretim kapasitesinin artırılması değil, aynı zamanda AR-GE, tasarım ve ticarileştirme kabiliyetlerinin geliştirilmesi de amaçlanıyor. Milli projelerle Türkiye'nin küresel çip yarışında daha güçlü bir konuma ulaşması hedefleniyor.
ÇİP SEKTÖRÜ İÇİN EYLEM PLANI HAZIRLANIYOR
İmalat sanayisi, enerji, tarım, sağlık ve ulaştırma gibi kritik sektörlerde arz güvenliğinin güçlendirilmesi amacıyla yerli üretimi destekleyecek eylem planları hazırlanıyor.
Yıl sonuna kadar tamamlanması planlanan eylem planlarının, Ekonomi Koordinasyon Kurulunun değerlendirmesine sunulmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına iletilmesi öngörülüyor.
Hazırlanacak planlarla Türkiye'nin çip alanındaki tasarım ve AR-GE yetkinliğinin üretim aşamasına taşınması amaçlanıyor. TÜBİTAK BİLGEM ve Yarı İletken Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı (YİTAL) bünyesinde sürdürülen çalışmalarla mevcut üretim kapasitesinin geliştirilmesi planlanıyor.
HEDEF 250 NANOMETREDEN 110 NANOMETREYE GEÇMEK
Türkiye'nin çip üretiminde mevcut kapasitesinin 250 nanometreden 110 nanometre seviyesine çıkarılması hedefleniyor.
Bu doğrultuda kamu desteğiyle çok ortaklı bir "Ulusal Çip Konsorsiyumu" kurulması da planlanıyor. Konsorsiyum aracılığıyla çip ekosisteminin kademeli olarak büyütülmesi, teknik yetkinliklerin geliştirilmesi ve Türk sanayisinin kritik çip ihtiyacında dışa bağımlılığının azaltılması amaçlanıyor.
HİT-ÇİP PROGRAMIYLA 5 MİLYAR DOLARLIK DESTEK
Çip üretimindeki yatırımların teşvik edilmesi amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından devreye alınan HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında da destek sağlanacak.
HIT-Çip çağrısı için 5 milyar dolarlık destek bütçesi ayrılırken, 65 nanometre veya daha ileri teknolojide yıllık en az 1 milyon pul üretim kapasitesi oluşturulması hedefleniyor.
MİLLİ İŞLEMCİ PROJELERİYLE DIŞA BAĞIMLILIK AZALTILACAK
Türkiye'nin çip alanındaki çalışmalarında milli işlemci projeleri de önemli bir yer tutuyor. ÇAKIL ve ALP-EREN gibi projelerle açık kaynaklı mimariler üzerinden güvenli işlemci çekirdeklerinin geliştirilmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması amaçlandı.
Özellikle Türkiye'nin güçlü olduğu otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde yerli çiplerin kullanım alanlarının genişletilmesine yönelik çalışmalar da yürütülecek.
ÇİP EKOSİSTEMİ GÜÇLENDİRİLECEK
Türkiye'nin çip üretimine yönelik hedefleri yalnızca yeni tesislerin kurulmasıyla sınırlı tutulmayacak. Nitelikli insan kaynağının geliştirilmesinden test ve standart altyapısının güçlendirilmesine, üniversitelerdeki araştırmalardan sanayi-üniversite işbirliklerine kadar geniş kapsamlı bir ekosistem oluşturulması planlandı.
Böylece Türkiye'nin kritik çip ihtiyacında dışa bağımlılığının azaltılması, yerli teknoloji kapasitesinin artırılması ve küresel yarı iletken değer zincirinde daha üst sıralara çıkması amaçlandı.