Primlerinin eksik bildirildiğini öne süren bir emeklinin açtığı dava, Yargıtay'dan çıkan emsal nitelikteki kararla sonuçlandı. Mahkeme, prime esas kazancın eksik bildirildiğini tespit ederek emekli aylığının yeniden hesaplanmasına ve oluşacak maaş farklarının ödenmesine hükmetti.
"PRİMLERİM EKSİK YATIRILDI" DİYEREK DAVA AÇTI
Emekli işçi, 11 Nisan 2003 ile 23 Mayıs 2018 tarihleri arasında çalıştığı dönemde prime esas kazancının gerçek ücret üzerinden SGK'ya bildirilmediğini ileri sürerek Kocaeli 2. İş Mahkemesi'ne başvurdu.
Davacı, eksik bildirilen primlerin tespit edilmesini, emekli aylığının gerçek prim tutarları esas alınarak yeniden hesaplanmasını ve oluşacak maaş farklarının kendisine ödenmesini talep etti.
SGK DAVANIN REDDİNİ İSTEDİ
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını savunarak reddedilmesini talep etti.
Davalı şirket ise emeklinin, kuruma bildirilen ücretin gerçekte daha yüksek olduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.
MAHKEME EMEKLİYİ KISMEN HAKLI BULDU
Dosyayı inceleyen Kocaeli 2. İş Mahkemesi, davacıyı kısmen haklı buldu.
Mahkeme, birçok dönemde emeklinin prime esas kazancının gerçek ücreti üzerinden SGK'ya bildirilmediğini tespit etti. Bunun üzerine emekli aylığının yeni prime esas kazançlar dikkate alınarak yeniden hesaplanmasına ve oluşacak maaş farklarının ödenmesine karar verdi.
DOSYA İSTİNAFA TAŞINDI
Kararın ardından hem davacı emekli hem de davalı taraflar istinaf yoluna başvurdu.
Dosyayı inceleyen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, tarafların itirazlarını reddederek yerel mahkemenin kararını hukuka uygun buldu.
YARGITAY ONADI
İstinaf kararının ardından dosya Yargıtay'a taşındı.
Davacı emekli, davanın yalnızca kısmen kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kendi lehine bozulmasını talep etti. SGK ile davalı şirket ise yerel mahkeme kararının kendi lehlerine bozulmasını istedi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi başvuruyu inceleyerek, İstinaf ve yerel mahkemenin hükmünün bozulmasını gerektirecek bir durum olmadığına karar verdi.
Kararda şu ifadeler yer aldı:
“…tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”