Meclis Genel Kurulu’nun bu hafta konu alacağı ekonomi paketinde yer alan düzenleme, Türkiye’de yerleşik olmayan gerçek kişilerin yurtdışı kazançlarına 20 yıl boyunca gelir vergisi muafiyeti getirilmesini öngörüyor.
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) ise düzenlemeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “İspanya’nın 5 yıl uyguladığı vergi muafiyeti Türkiye’de neden 20 yıl” sorusunu gündeme getirirken, vergi adaletinin de zedeleneceği uyarısında bulundu.
'BECKHAM' MODELİYLE MUAFİYET KALKACAK
Düzenlemeye göre, Türkiye’de yerleşik kabul edilmeden önceki son üç takvim yılı boyunca ülkede ikamet etmeyen ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin yurtdışından elde ettiği kazanç ve gelirler, gelir vergisinden istisna tutulacak.
Düzenleme kapsamında, süreç içinde kişinin hayatını kaybetmesi durumunda uygulanacak veraset ve intikal vergisi oranının da yüzde 1’e indirilecek. Böylece kamuoyunda İngiliz futbolcu David Beckham’ın adıyla bilinen ve ilk olarak İspanya’da uygulamaya geçirilen özel vergi modeline benzer bir sistemin Türkiye’de de hayata geçirilmesi bekleniyor.
İSPANYA'DA NASIL İŞLİYOR?
TÜRMOB’un düzenlemeye ilişkin yaptığı değerlendirmeye göre, İspanya’da resmi adıyla Özel İspanyol İkamet Edenler Vergi Rejimi ile İspanya’ya çalışmak için taşınan yabancılar taşındıkları yıl ve sonraki 5 yıl boyunca yüksek ‘yerleşik’ vergi oranları yerine yüzde 24 gibi sabit bir orandan vergilendiriliyor.
TÜRKİYE'YE 20 YILLIĞINA GETİRİLİYOR
Meclis’e sunulan kanun teklifinde, Türkiye’ye yerleşen kişilerin yurtdışından elde ettikleri gelirler için belirli koşullar altında 20 yıl süreyle vergi muafiyeti sağlanacak.
TÜRMOB tarafından hazırlanan raporda ise, İspanya’daki “Beckham Yasası” kapsamında muafiyetin yalnızca ülkeye taşınılan yıl ile birlikte 5 yıllık dönemi kapsadığına dikkat çekildi.
Raporda, Türkiye’de önerilen 20 yıllık sürenin gerekçelerinin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğinin altı çizildi.
TÜRMOB halen yurtdışında elde edilen gelirlerin istisna olması ya da Türkiye’ye getirilmesi durumunda, Gelir Vergisi Kanunu'nun 123. maddesinde olduğu gibi yurtdışında ödenen vergilerin Türkiye’de ödenecek vergiden mahsubuna ilişkin düzenlemelerin vergi yasalarında yer aldığına dikkat çekti.
Ayrıca, Türkiye’nin 90’dan fazla ülkeyle imzaladığı çifte vergilendirmenin önlenmesine yönelik anlaşmalarda da gelir ve servet üzerinden alınan vergilere ilişkin düzenlemeler bulunduğunu vurguladı. Kurum, bu kapsamda yaptığı değerlendirmede mevcut sistemin zaten çeşitli koruma mekanizmaları içerdiğine işaret etti.
SERMAYE ÇIKIŞINA NEDEN OLABİLİR
“Bu düzenlemeler kapsamında genel olarak Türkiye’ye getirilen kazançlar üzerinde Türkiye’de ilave bir vergi yükü olmamaktadır. Ancak yurtdışında elde edilen kazançların bir vergi cenneti ülke ya da benzeri bir özel vergi rejiminde elde edilmesi durumunda, bu ülkede vergiye tabi olmaması halinde, bu kazançların Türkiye’de vergilendirilmemesi anlamlı olmaktadır. Dolayısıyla bu madde ile amaçlanan diğer ülkelerde vergilendirilmemiş, gelirlerin Türkiye’de de vergilendirilmemesi rejimidir. Bu literatürde “çifte vergilendirmeme” olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda yatay ve dikey vergi adaleti zedelenmekte ve Türkiye’de çalışıp üretenler ve tasarruf yapanlar aleyhine bir vergi rejimi ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bu rejim Türkiye’de, mevcut koşullarda üretip Türkiye’de tasarruf yapanların ülke dışına çıkmasına ve üç yıldan sonra Türkiye’ye tekrar dönerek rejimden faydalanmaya başlamalarına neden olabilecektir. Örneğin bugün Türkiye’den çıkıp ve üç yıl sonra gelen kişi 17 yıl boyunca bu rejimden faydalanabilecektir ve mirasçılarının vergi yükü de yüzde 1’e düşebilecektir. Bu ise sermaye girişinden çok çıkışına neden olabilecektir. Geçmiş dönemlerde Türk vergi sisteminde yabancılara tanınan ayrıcalıklardan yerleşiklerinde yararlanmaya başlamalarına ilişkin örnekler mevcuttur. Bu nedenle fayda ve maliyetinin dikkatlice yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.”