Can Ataklı
6 Ağustos 2020

Umudu da sattılar, üstüne yüzde 100 de zam yaptılar


ANALİZ

Umudu da sattılar, üstüne yüzde 100 de zam yaptılar

Milli Piyango, Türkiye’nin en eski şans oyunu.

Önceleri sadece her ayın 9’lu günlerinde, yılbaşı ve bazı bayramlarda yapılan bir piyango çekilişiydi.

Para verip bilet alıyorsunuz ve çekilişe katılıyorsunuz.

Bilet satış fiyatlarından oluşan miktarın bir bölümü devlete kalıyor, diğer bölümü de çeşitli büyüklükteki ikramiyelerle kazananlara dağıtılıyordu.

Daha sonra bunlara Loto, Şans Topu, Kazı Kazan gibi başka oyunlar da eklendi.

Öyle ya da böyle Milli Piyango milyonlarca kişinin “umudu” gibiydi.

“Belki de sıra sende” veya “Nasıl olsa birine çıkacak o niye sen olmayasın” gibi sloganlarla milyonlarca kişi “Bana çıkmaz” diye diye Milli Piyango bileti aldı ve umuda kısa bir yolculuk yaptı.

Aslına bakarsanız Milli Piyango kuruluşundan bu yana hep kârda.

Zaten zarar etmesi de mümkün değil.

Çünkü sonuçta toplanan paranın bir bölümü şans arayanlara dağıtılıyor gerisi ise devlete kalıyor.

Yani Milli Piyango ne kazanacağını zaten önceden biliyor.

AKP Hükümeti, her şeyi sattığı gibi Milli Piyango’yu da sattı.

Kimileri “Kâr eden bir şirket niye satılır?” diye soruyorlar.

AKP’nin azgın kapitalist ekonomi mantığında, zaten “kâr eden bir şeyi satarsanız siz de çok kazanırsınız” fikri hep ağır bastı bugüne kadar.

Zarar eden şirketleri satmadılar ki, birilerine hediye ettiler hep.

Şimdi Milli Piyango, 1 Ağustos’tan beri Hürriyet’in sahiplerinin elinde.

Yandaşlıkta sınır tanımayan ve zaten kötü yönetilen Demirören medyasının kâr ediyor olması mümkün değil.

Çünkü sadece altına girilen ağır borç yükünün bile kaldırılması o kadar kolay değil.

Yaygın inanış, Demirörenler’in sırtına yüklenen bu ağır faturanın hafifletilmesi için Milli Piyango’nun kendilerine verildiği yönünde.

Sonuçta “milletin umudu da satılmış oldu” aslında.

Devlet, vatandaşa “küçük bir meblağ karşılığı” belki de hayatını kurtaracağı umut satıyordu, vatandaş mağdur olmuyordu, ama devlet hatırı sayılır bir gelir sağlıyordu.

Gerçi daha sonra konan oyunlarla o küçük meblağlar hayli büyüdü, bir anda zengin olma hayaline kapılanlar, tıpkı kumarhanelerdeki gibi şans oyunlarına servet yatırmaya başladı ama yine de sırf “umut” peşinde olanlara çok da zararı olmadı.

Şimdi bu umut satıldıktan sonra vatandaşın hayalini kurmak için gözden çıkardığı küçük bedele de yüzde yüz zam yapıldı.

Spor Loto’nun bir kolonunun fiyatı 1.5 liradan 3 liraya, tam kolonun fiyatı ise 12 liradan 18 liraya çıktı. Şans Topu da zamlandı. Şans Topu’nun kolonu 1 liradan 2 liraya, kolonu 1 lira olan On Numara’nın kolon fiyatı 2 liraya yükseltildi. Bu zamla birlikte On Numara’nın tam kolon fiyatı 5 liradan 10 liraya çıktı. Ayrıca Sayısal Loto rakamları 90’a kadar yükseltildi ve çekiliş sayısı haftada 3 güne çıkarıldı.

Hesapta enflasyon yüzde 11 ama iş “şans umuduna” zam yapmaya gelince, enflasyonu takan yok.

MERAK ETTİĞİM ŞEYLER

Milli Piyango’da geçmişin “tuhaflıkları” sorulacak mı?

Bir şans oyunu olmasına hatta ciddi bir kitlenin “kumar” olarak nitelemesine rağmen, Milli Piyango halk tarafından hep sevildi.

AKP iktidarına kadar da kimsenin aklına Milli Piyango’dan şüphelenmek gelmemişti.

Ancak AKP iktidarı her konuyu yozlaştırdığı ve değerini ayaklar altına aldığı gibi, Milli Piyango’da da bu kuralı bozmadı.

AKP iktidarı döneminde Milli Piyango ile ilgili o kadar çok şaibeli iş oldu ki, saymakla bitmez.

Ama nedense hiçbiri hakkında işlem yapılmadı.

CHP Milletvekili Tahsin Tarhan, Milli Piyango’daki şaibeleri ortaya çıkarmak için yıllardır çabalıyor.

Tarhan, Milli Piyango’nun Demirören Grubu’na satılmasına tepki göstererek “İdare değerini düşürdüğü Milli Piyango’daki kamu yararına aykırı işlemler şimdi yeni sahibiyle devam ediyor” dedi.

Milli Piyango’da “tuhaf olaylar” dizisinin 31 Aralık 2018 çekilişiyle başladığına dikkat çeken Tarhan, “Büyük ikramiyenin isabet ettiği 7615536 numaralı biletin sahibi çıkmadı. Kurum tarihinde ilk defa, o yılın büyük ikramiyesi Hazine’ye devredildi. 31 Aralık 2019 çekilişinde ise noterler, çekiliş devam ederken kendi aralarında diyalog kurdu, kameraların önünde birbirlerine “sus” işareti yaptılar. Rakamlar daha çekilmeden, televizyon yayınında alt yazı olarak kazanan numaralar verildi. Bunu TBMM gündemine taşıdık. Sayın Berat Albayrak sorularıma yanıt vermek yerine, internet sitelerini adres gösteren link gönderdi” dedi.

Tuhaf olaylar dizisinin 2020 yılında da devam ettiğine dikkat çeken Tarhan, 20 gün arayla yapılan 6 Haziran ve 21 Haziran’da yapılan Süper Loto çekilişlerinde 5-11-24-39-41 numaralarının ortak olduğuna dikkati çekerek, “Bu 3.5 trilyonda bir ihtimal. Dahası, Milli Piyango ikramiyelerinin Ankara Çankaya ve Ankara Yenimahalle gibi bazı ilçelere sıklıkla denk geldiği şikayeti dile getirildi. Çekilişlerde aynı rakamların çıkması ve ikramiyelerin aynı yere çıkması gibi iki büyük iddia soruşturulmadı” diye konuştu.

ÇOK GÜLDÜM

Büyük ikramiye gerçekten çok büyük

Laf madem bu kadar Milli Piyango’dan açıldı, Almanya’ya giden Türklerle ilgili yaratılan ilk fıkralardan biri geldi aklıma, onu aktarayım sizlere;

Karadenizli Ali, çalıştığı fabrikadan 3 bin mark maaş alıyormuş.

Ancak yaşantısının hiç de 3 bin marklık olmaması mali polisi şüphelendirmiş.

Ali’yi kibarca sorguya almışlar, “Maaşın 3 bin mark ama harcamaların çok daha fazla” demişler ve “Bu nasıl oluyor, sen nereden para kazanıyorsun?” diye sormuşlar.

Ali gayet sakin, “Haklısınız” demiş, “Benim toplam gelirim aslında 15 bin mark” diye eklemiş.

Mali polisler şaşırmışlar, “Peki nereden kazanıyorsun bu parayı?” diye yeniden sormuşlar.

Ali “piyango düzenlediğini” söylemiş “Sadece çalıştığım fabrikada işçilere bilet satıyorum, tanesi 5 mark” dedikten sonra devam etmiş, “Fabrikada 3 bin işçi çalışıyor ve hepsi de bilet alıyor.”

Polislerden “acemi” olan sazan gibi atlamış “İyi de ikramiye ne?” diye sormuş.

Ali sinsice gülümseyerek cevaplamış soruyu “Ne olacak benim 3 bin marklık maaşım.”

BUNU YAZMAK GEREK

Milli Piyango’da en büyük kazığı gezici bayiler yedi

Mahallemizde yıllardır Milli Piyango bileti satan bir gezici bayi var.

Kuzguncuk-Çengelköy arası yürür de yürür; elindeki biletleri, Sayısal Loto, Şans Topu gibi oyunların bilgisayardan çıkmış kuponlarını satmaya çalışır.

Kaç gündür beni nerede görse, “Başkan (nedense) halimizi yazsan yazsan sen yazarsın” diyor.

Bayilerin komisyonları düşürülüyormuş, “Ama öyle böyle değil, bizi açlığa mahkum ediyorlar” diyor hep.

Bu kadar ısrar edince açıp baktım duruma.

Şöyle olmuş: Yeni yönetim beş bin olan bayi sayısını 15 bine çıkarıyormuş. Milli Piyango döneminde teminat iki bin dolarmış. Bu teminatı dolar olmaktan çıkarmışlar ve 65 bin lira yapmışlar. Yine 2 bin dolar olsa, yaklaşık bayi başına 14 bin lira olacaktı. Ama yeni durumda toplam 15 bin bayinin şirkete ödeyeceği teminat miktarı 975 milyon lira. Komisyon ücretleri de brüt yüzde 8’den brüt yüzde 5’e düşürülmüş. Bu da tabii en çok sokak sokak gezen bilet satıcılarının belini bükecek, muhtemelen hiçbiri işine devam edemeyecek.

Bİ SORALIM BAKALIM

Bu işte bir yanlışlık var

İktidar ve yandaşları, Türkiye’de her şeyin harika gittiğini söylerken dış politikada da destanların yazıldığını ileri sürüyor.

Basra Körfezi’nden Libya çöllerine kadar tüm bölgenin en güçlü ülkesiyiz ve bizden izinsiz hiçbir şey yapılamıyor.

Tabii bunlara inanan milyonlar oldukça söylemesi çok kolay.

Ancak bir de şöyle bakalım.

Suriye 9 yıldır savaşla boğuşuyor.

Bu savaş her ne kadar bir iç savaş olsa da dünyanın birçok ülkesinin askeri güçleri de burada, bunun da ötesinde ajanlar cirit atarken, fırsattan istifade büyük kazanç peşinde koşanlar da bölgenin değişmez simaları.

Amerikalı askerler orada, Ruslar eksik kalmaz tabii oradalar. Fransızı, İngilizi, Almanı, Hollandalısı, İranlısı, Çinlisi de Suriye topraklarında.

PKK’sı, İŞİD’i durur mu, zaten hiç eksik olmuyorlar.

Ve tabii AKP de Türk askerini bu kanlı bölgeye soktu bir kere.

Nedense Suriye’den “Amerikalı asker öldü” haberi gelmiyor pek. Rus askeri de ölmüyor, diğer ülkelerin askerlerine de pek bir şey olmuyor.

Olanlar varsa da sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordur.

Oysa AKP iktidarının bu ülkeye soktuğu askerlerimizden bugüne kadar 506’sı şehit oldu.

Şehitlik bize ama petrol PYD üzerinden Amerika’ya, Rusya’ya.

Bize ise şehitlerin bonusu olarak 4 milyon Suriyeli.

Bu işte bir yanlışlık yok mu?

Yazarlar

Umudu da sattılar, üstüne yüzde 100 de zam yaptılar
Can Ataklı